9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
3 bölümden oluşan bu kitabın her bölümünde çok güzel çözümlenen sorunlar vardı. İlk bölümün çözüm aşaması açık gibi hissettirse de son bölümde bu açık aslında çok güzel bir şekilde tamamlandığı anlaşılıyor. İkinci bölümde ise yazar sadece biz insanların olmayabileceğini farklı duygu durumları ve sınıflandırmalar kullanarak belirtiyor. Kitaptaki en beğendiğim nota da iletişimlerin gerçekçiliği oldu. Bir başarısızlığa, sevgiye, hüsrana, heyecana, kızgınlığa olan tepkiler absürt hissettirmedi. Kişinin kendi içinde yaşadığı duyguları da sorgulamasına yardımcı oldu. Kitabı okuduğum için mutluyum. Kitap tam tadında bir uzunluktaydı
Duygu ve Düşünce
İşte TanrılarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021962 okunma
1920lerdw geçen bir gezi kitabı
6/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:24
O zamanın Parisini anlatan bir gezi kitabı. O dönemin duygu, fikir ve bakış açısını bizlere anlatıyor. Aynı bir müze.gibi kitap. Yazar çok samimi bir dil kullanmış. Paris şehrinin 1920lerdeki bir Türk yazar tarafından incelenmesi gibi. Mesela Eugene Hausmanin yaptığı yıkımı haklı görüyor yazar.
Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · Dekalog Yayınları · 2020113 okunma
Reklam
Efsunlu ada
7/10
·288 syf.··
2026 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:01
Bazen romantik film tadında kitap okumak isteriz ya bu yazarın kitapları benim için öyleler. Kafamı dağıtmak istediğimde , ağır bir şeyler okumayıp ama okumaktan da ayrı kalmak istemediğim zamanlarda sığındığım bir liman gibi. Bu kitabını da beğendim fakat bazı yerler çok hızlandırılmış geldi. Eric ve Gabby’nin ihanetine ve Charlotte’un onlara karşı bağışlayıcı tavrı beni sinir etti. Çok ağır bir tepki beklerdim , suratlarına tükürse yeriydi. Gray ve kızının buluşma anı çok geçiştirilmiş hiçbir duygu geçmedi. Adanın muazzamlığı , kelebekler, akuamarin kolyesi bunlardan daha derinlemesine , efsunlu bahsedilebilirdi. Finali çabucak getirilen dizi, film gibi olmuş. Charlotte’un yerine kendimi koyduğumda daha farklı davranır daha farklı düşünüp yaşardım diye içimden geçirmeden duramadım. Ama kitap genel olarak akıcı , sempatik. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Kelebek AdasıSarah Jio · Pena Yayınları · 201913bin okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 13. kitabı
Çocukluk bazen bir sokakta başlar ve insanın içinde bir ömür devam eder. Mahalleden Arkadaşlar da tam olarak bunu anlatan, insanı geçmişe götüren ve birçok unutulmuş duyguyu yeniden hatırlatan bir kitap. Selçuk Aydemir’in kaleminden çıkan bu hikâye, sadece bir grup çocuğun yaşadıklarını anlatmıyor. Aynı zamanda mahalle kültürünü, dostluğu, paylaşmayı, dayanışmayı ve zamanın bizden yavaş yavaş alıp götürdüğü değerleri de anlatıyor. Kitabı okurken sık sık kendi çocukluğuma döndüm. Sokakta oynanan oyunları, eve geç kalınca duyulan telaşı, mahallede kurulan arkadaşlıkları ve o günlerin samimiyetini hatırladım. Yazarın en güçlü yanı, anlatımı gereksiz süslemelere boğmadan okuyucuya geçirebilmesi. Karakterler o kadar gerçekçi ki bir süre sonra onları bir kitabın kahramanı olarak değil, yıllardır tanıdığınız insanlar gibi görmeye başlıyorsunuz. Her biri hayatın içinden, her biri bizden biri. Bu yüzden hikâyenin içine girmek hiç zor olmuyor. Kitap boyunca bazen yüzümde bir tebessüm oluştu, bazen de içimde hafif bir burukluk hissettim. Çünkü anlatılanlar sadece geçmişe duyulan özlem değil; aynı zamanda büyümenin, değişmenin ve bazı şeyleri geride bırakmanın hikâyesi. Çocukluk yıllarının ne kadar değerli olduğunu ve insanın karakterini şekillendiren en önemli dönemlerden biri olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Mahalleden Arkadaşlar, nostaljiyi yalnızca bir duygu olarak kullanmıyor. Aynı zamanda dostluğun, sadakatin ve insan ilişkilerinin zamanla nasıl değiştiğini de gösteriyor. Bu yönüyle sadece çocukluk anıları anlatan bir kitap değil; geçmişle bugün arasında kurulan samimi bir köprü. Kitabı bitirdiğimde geriye güzel bir hikâyeden çok daha fazlası kaldı. Kendi çocukluğumdan izler, unuttuğumu sandığım anılar ve içimde tatlı bir özlem duygusu kaldı. Bazı kitaplar sizi başka
1000Kitap
Mahalleden ArkadaşlarSelçuk Aydemir · Sayfa 6 Yayınları · 20155,6bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
(Spoiler içermez) Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. ) Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor. En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ
EylülA. Sinan Sürücü · Sakin Kitap · 20261 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 23. kitabı
@berfinsamaraz @eldrayayinlari #hediye Teşekkür ederim “İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişide hissettiği duyguyu özlüyor…” Beyaz Güvercin benim için yalnızca bir aşk hikâyesi değil; geçmişin yaralarıyla, korkularla ve yeniden sevilmeye cesaret etmekle ilgili duygusal bir yolculuktu. Kitap boyunca Roza’nın iç dünyasını okurken onun kararsızlıklarını, kırgınlıklarını ve aslında sadece huzurlu sevilme isteğini çok net hissedebiliyorsunuz. Azad ve Boran karakterleri birbirinden tamamen farklı iki sevme biçimini temsil ediyor gibiydi. Biri sevgisini sessizce taşıyan, diğeri ise hislerini korkmadan gösteren bir karakterdi. Bu yüzden kitap sadece “kimi seçecek?” merakıyla ilerlemiyor; aynı zamanda insanın geçmişiyle mi yoksa umutlarıyla mı yaşayacağını da sorgulatıyor. Berfin Samaraz’ın kaleminin en sevdiğim yanı duyguları sade ama yoğun bir şekilde aktarabilmesi oldu. Özellikle iç monologlarda karakterlerin yaşadığı kırılmaları okumak oldukça etkileyiciydi. Yer yer klasik romantik kurgu havası hissettirse de kitabın duygusal atmosferi bunu taşıyabiliyor. Bazı olayların daha derin işlenmesini isterdim ama akıcılığı sayesinde kitap kendini okutmayı başarıyor. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey; bazen insanın en büyük savaşının başkalarıyla değil, kendi kalbiyle olduğu oldu… Artıları: * Duygular çok net ve yoğun aktarılıyor * Akıcı, kolay okunan bir dil * İçsel monologlar güçlü (özellikle kırılma anları) Eksileri (dürüst olayım): * Konu yer yer tanıdık/klasik gelebilir * Karakter derinliği bazı okurlara biraz yüzeysel hissettirebilir * Daha çok “duygu odaklı”, olay örgüsü ikinci planda Kimler sever?
Beyaz GüvercinBerfin Samaraz · Eldra Yayınları · 20262 okunma
Reklam
Reklam