D.

D.
@duyguakm
İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.
Eline geçmeyecek düşündüğün yaşam...
Puan vermedi·176 syf.··
2023 68. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 21:28
Antik Mezopotamya'dan günümüze ulaşan en eski edebiyat eseri olarak adlandırılan ve destansı bir şiir olarak karşımıza çıkan Gılgamış Destanı, Üçüncü Ur Hanedanlığı'ndan Uruk Kralı Gılgamış hakkında yazılan şiirleri kapsar. Kitapta ilk olarak Uruk Kralı Gılgamış ile Gılgamış'ın halka baskısını önlemek için tanrılar tarafından yaratılan Enkidu'dan bahsediliyor. Gılgamış ile Enkidu aralarında bir güç sınavına girerler, bu savaşı Gılgamış her ne kadar kazanmış ise de Enkidu ile arkadaş olmaya karar verir. İkisi birlikte Sedir ormanlarına bir yolculuğa çıkarlar ve burada Humbaba'yı öldererek kutsal sediri kesmeyi planlarlar. Yolculukta yaşadıkları mücadele sonunda tanrılar Enkidu'yu öldürürler. Enkidu'nun ölümüne üzülen Gılgamış ise ölümsüzlüğü bulmaya çalışır. Kitapta hoşuma giden en güzel yerlerden birisi ise "Niçin dolanır durursun ey Gılgamış böyle her yerde? Eline geçmeyecek düşündüğün yaşam" sözünün bulunduğu bölüm oldu. Dünya tarihinde yazılı olan ilk eseri okumakta insana ayrı bir heyecan katıyor. Dostluk, arkadaşlık, ölüm, ölümsüz yaşam gibi birçok konuyu barındıran Gılgamış Destanı, oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Herkesin mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma
Reklam
Bir annenin yürek burkan hikayesi...
Puan vermedi·408 syf.··
2021 138. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2021 13:52
Tek bir solukta okuyabileceğiniz bu eser; Amerikalı bir annenin kızı için verdiği hayat mücadelesini anlatıyor. Bir annenin evladı için ne zorluklara katlanabileceğini, ne acılar çekebileceğini anlıyorsunuz. Kitabın bu kadar etkileyici olmasının en önemli sebebi de gerçek yaşanmış bir hikaye olması. Babanın kızına ve eşine yaşattıkları, onları ölüm ile karşı karşıya bırakması ve bunu neyin uğruna yaptığını kendisinin bile bilmemesi oldukça üzücü. Dini kendine göre yorumlayan bir ailenin yönlendirmesi ve toplum baskısı yüzünden anne kızın yaşadığı acıların bir an önce bitmesini istiyorsunuz. Ne kadar iç burksa da mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kızım Olmadan AslaBetty Mahmudi · Sonsuz Kitap Yayınları · 20177,2bin okunma
Semerkant
Puan vermedi·318 syf.··
2021 140. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 21:25
Uzun zamandır okuma listemde yer alan ancak yenilerde okuyabildiğim (benim için çok değerli birisinin tavsiyesi ile) bu kitap Amin Maalouf'un okuduğum ilk eseri. Tarih kitabı olması, içinde Ömer Hayyam, Haşhaşiler, Selçuklu Devleti ve Hasan Sabbah'ı ele alması sebebiyle ilgimi çekmişti. Kitabın akıcılığı ve kurgusu oldukça iyiydi. Kitap iki bölümden oluşuyor diyebiliriz. İlk bölümde Ömer Hayyam, eşi Cihan, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk ile birlikte o dönemin tarihi gayet iyi bir hikayeleştirme ile okura sunulmuş. İkinci bölümde ise Ömer Hayyam'ın yaşadığı dönemden yıllar sonra kaybolan el yazması eserinin bulunma hikayesi anlatılmış. İlk bölümü gayet kendimi kaptırarak okudum ise de, aynı şeyi ikinci bölüm için söyleyemeyeceğim. Kitabın akıcılığı ve kurgusu (ilk bölüm için) ne kadar hoşuma gitmiş ise; yazarın Türkler hakkında bazı bölümler de üstü kapalı bazı bölümler de ise açık bir şekilde hoş olmayan düşüncelerini aktarması da o kadar kitabı gözümden düşürdü. Kitabın birçok bölümünde Selçuklu Devletini, Selçuklu hükümdarlarını ve Türk milletini küçük düşürücü cümleleri gözden kaçmıyor. Özellikle İslamiyet öncesi Türklerin bile tek tanrılı dine inandıklarını, Gök Tanrı inancına sahip olduklarını düşünürsek kitapta yer alan "Şu Türk'e bak sen! Daha çadırından yeni çıktı! Düne kadar babası atası kim bilir hangi putun önünde secdeye varıp sancaklarına da hangi domuz suratlarını çiziyorlardı!" cümlesi gerçekten korkunç. Türkler, putlar ve domuz(!) Yani bu kitapta Amerika övgüleri ve Türkleri yermekten başka bir amacı olmadığını düşündüğüm bu yazarın tek artısının iyi bir kurgu olduğunu söyleyebilirim.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
özgür ruhlu Feniçka
Puan vermedi·70 syf.··
2021 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 21:52
Yaşadığı dönemin oldukça ilerisinde bir özgürlük anlayışına sahip olan Lou Andreas-Salome; hayatını dogmalardan uzak, kavramları yorumlayarak inşa etmesi gerektiğine inanan, güzeller güzeli, kural ve geleneklerle ilgilenmeyerek başına buyruk yaşayan cesur bir kadın. Rilke, Freud ve Nietzsche gibi isimleri de kendine güzelliğiyle değil özgür ruhuyla hayran bıraktığını düşünüyorum. Kitapta anlatmış olduğu Feniçka karakteri de bence ta kendisi. Kendi doğrularının peşinde olan bu çağüstü yazarı herkesin okuması gerekiyor. Özellikle de kadınları belli bir kalıba sığdırmaya çalışan herkes.
Edebiyat
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
bazen ne kadar inanırsan inan, pandalar uçamaz
Puan vermedi·144 syf.··
2021 42. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 02:00
Pek sevdiğim tarzda bir kitap olmadığını düşünsem de; okurken birçok duyguyu yaşamamı ve bu duyguları sorgulamamı sağladı. Her insanın kendini bulabileceği ve pay çıkarabileceği bir kitap olduğu düşüncesindeyim. Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır. İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır. Yağmur yağar. Sonra diner. Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner. Bazı yaraları kim okşasa geçmez. Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez. Bir gün... Susayan kanar susadığı ne varsa. Aşka doyar mesela, ya da gülümseyen insan suratlarına. Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek güzeldir. Güzel olan her şey nefreti yenebilir. İnanmak her güçlüğü yenebilir. Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir.
Pandalar UçabilirCaner Yaman · Hayy Kitap · 2020940 okunma
Reklam