9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 15:02
Zaman nedir? Aziz Augustinus "kimse sormadığında bildiğim, açıklamam istendiğinde ise bilmediğim bir soru "dermiş. Geçmiş yoksa ve gelecekte geçmişin içindeyse yani zaman şimdi ile sınırlıysa ,bizler de o tek anın içine kısılıp kalmış mahkumlarız demektir. Tıpkı burada olduğu gibi belki de zaman geçmiyordur da biz geçiyor sanıyoruzdur... Tesla ya göre ise dünyanın manyetik alanında gizli geçitler, gizli portallar var ve çeşitli zamanlar arasında geçiş yapılabilir. Bazen olurya ben bu anı daha önce yaşamıştım deriz ,deja vu olmak .. Bu kitapta biraz daha farklı ilerliyor akış.2003 yılındayız önce. Zafer ve Hakan çocukluk arkadaşları Hep beraber vakit geçirmişler. Yetişkin olduklarında Hakan ortadan kayboluyor. Seneler sonra bir gün arıyor Zafer i .Zafer dedesinin antikalarla dolu aile evinde yaşıyor tek başına. Hakanın öldüğünü düşünüyor herkes .Seneler sonra çıkıp geldiğinde Tayland da oldugunu söylüyor. Zambak adli kadınla da havaalanında tanışıp beraber geldiklerini ,kadının antika sevdiği için Zafer in evini çok merak ettiğini söylüyor ve Zafer kabul ediyor . Sonra 1970 lere gidiyoruz .Dylan Thomas Antakyaĺı babası Antakya dan oldugu için İstanbula geliyor .Zambak ı görür görmez ondan çok hoşlanıyor. Antkacı Yakup un dükkanında bir kristal kolye görüyor. Bu kolyenin tılsımı ve sırları olduğunu öğreniyor. Onu takan zamanlar arasında geçiş yapabiliyor .Yakup daha önce bunu yaşamış. Dylan da istiyor çünkü o kendini arıyor aslında. İstemeyerek de olsa Zambak da takılıyor peşine. Ve 1478 yılının İstanbul'una gidiyorlar . Zambak orda esir düşüyor ama Dylan geri gelebiliyor .Kristali bulan Hakan ve Yusuf da o zamana geçiyor. Kolye harici ,Antikacı Yakup un dükkanının altında bulunan dehlizde zamanlar arasında geçiş portalı.Ve diğer zamana gidenlerin orda mutlaka bir
Bir Başka SenBetül Kılıç · Gutenberg Yayınevi · 20269 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2026 1. kitabı
Deli ve Öfkeli Şehrimizde // Guy Gunaratne Sokaklar kaynıyor. Yaşayanların ne kadarı yansıyor peki? #deliveöfkelişehrimizde onlara ait olmayan hayatların, temassız yakınlıkların, toplumsal çürümüşlüğün, kimlik bunalımının sesi; nefes kesici bir dil ve anlatıma sahip. Londra’nın unutulmuş varoşlarında, geçmişin hayaletleri o âna yansırken yaşananlar, üç gencin hayatını deli dehşet bir (elbette çok daha fazlasını) şekilde etkiliyor; bu üç genç adam üzerinden din, mezhep, renk ayrımı sesini çılgınca yükseltiyor. Onlar arafta. Hayatta kalabilmek, mücadelenin üstesinden gelebilmek, acı gerçekleri sindirebilmek için direnmekte. Gerçekler isyanlarla birlikte büyüyerek bütün kapıları tek tek çalıyor; sessiz çığlıklar büyüyor, öfke sokaklarda korku ile kol kola geziyor; her yeri süpürüyor; temizlemeden, daha çok kirleterek. Irksal gerilimler kıvılcımları beklemekte; farklı diller ve renkler kaynar kazanlarda. 2018 yılında Man Booker uzun listeye kalan ve 2019 yılında Dylan Thomas Ödülü'nü kazanan Deli ve Öfkeli Şehrimizde; oldukça sert bir yüzleşme. Hepimiz insanız; bu öfke, bu ayrım neden? Neden insanca yaşayamıyoruz?
Deli ve Öfkeli ŞehrimizdeGuy Gunaratne · Livera Yayınları · 202525 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2025 123. kitabı
Bu kitabı okumak istememin en büyük nedeni Benedict Cumberbatch in oynadığı The Thing with Feathers filmine uyarlanmış olması. . "Dylan Thomas Prize Ödülü kazanmış Max Porter ın ilk kitabı ,annelerini kaybeden iki küçük çocuk ve babalarının yas sürecini anlatan kısa ama çok etkileyici bir roman.Oldukça metaforlarla ve göndermelerle dolu şiirsel bir anlatımın sizi beklediğini söylemeliyim. Hikâyeye, konuşan bir karga girer mesela. Bu karga; acıyı, karmaşayı ve bastırılan duyguları temsil eder. . Kitap, aslında yasın düz bir süreç olmadığını; öfke, inkâr, korku ve sevgiyle iç içe geçtiğini şiirsel ve farklı bir anlatımla gösterir. Acının tamamen yok olmadığını ama onunla yaşamayı öğrenmenin mümkün olduğunu anlatır. . Genelde böyle kitapları sevmem ama yazarın tarzı hoşuma gitti bu sefer etkileyici ve farklıydı...
Tüylü Bir Şeydir Şu YasMax Porter · Monokl Yayınları · 2017449 okunma
Do not go gentle
Puan vermedi
Sizlere çok sevdiğim bir şiiri paylaşmak istiyorum. Okuyunca neler hissedeceğinizi de merak ediyorum. Benim için okuması, youtube’dan da Anthony Hopkins seslendirmesini dinlemek çok zevkliydi. Umarım benzer hisler hissedersiniz. Youtube için linki de en aşağı bırakacağım. Do not go gentle into that good night, Old age should burn and rave at close of day; Rage, rage against the dying of the light. Though wise men at their end know dark is right, Because their words had forked no lightning they Do not go gentle into that good night. Good men, the last wave by, crying how bright Their frail deeds might have danced in a green bay, Rage, rage against the dying of the light. Wild men who caught and sang the sun in flight, And learn, too late, they grieved it on its way, Do not go gentle into that good night. Grave men, near death, who see with blinding sight Blind eyes could blaze like meteors and be gay, Rage, rage against the dying of the light. And you, my father, there on the sad height, Curse, bless, me now with your fierce tears, I pray. Do not go gentle into that good night. Rage, rage against the dying of the light. Dylan Thomas Anthony Hopkins’ in seslendirdiği video: youtu.be/w1JJ5actiUM?si=...
1000Kitap
The Collected Poems of Dylan Thomas: The Centenary EditionDylan Thomas · Weidenfeld and Nicolson Publishers · 20162 okunma
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum...
9/10
·208 syf.·
2025 122. kitabı
“Bu kitap ölüm hakkında değil, sona eren bir hayat için duyulan hüzün hakkında. Arada fark var. Yazar, babasının kaybı üzerinden yalnızca kişisel bir acıyı değil, aynı zamanda varoluşun kırılganlığını, zamanın tekinsiz akışını ve hatırlamanın edebi gücünü sorguluyor. Bahçıvan ve ölüm, ölümün karşısında edebiyatın ne yapabileceğini sorgulayan bir eser. Yasın sessizliğini kelimelere dönüştürmek, kaybı anlamlandırmak ve belki de onu yeniden yaşanabilir kılmak için yazılmış... Bu yönüyle kitap, sadece bir anı değil; aynı zamanda bir varoluş tefekkürü, bir edebi direniş biçimi... Ölümün sessizliğini kelimelerle kazıyan, yasın ritmini belleğin kıvrımlarında arayan bir eser... Yorumum... Kitap bana Dylan Thomas'ın şiiri hatırlattı.. Ve daha 39 yaşında ölen yazarın o güzel dizelerini... Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla. Ama gitme o güzel geceye usulca. Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında. Tavsiye ederim...
Edebiyat
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
9/10
·168 syf.··
2025 26. kitabı
Klasik psikoloji / kişisel gelişim safsatalarından uzak gerçek bir "insan doğası" kitabı. Yazarın James Joyce, Dylan Thomas gibi şairlerden alıntılar yapması kitabı bir nebze düzyazıdan uzaklaştırıp romantik bir havaya sokuyor. Ara ara böyle mısralar okumak hoşuma gitti. Aynı zamanda şiirleri psikolojik açıdan inceliyor, çok başarılıydı. Bir psikoloji kitabı sunmaktan ziyade insanın karmaşasını, duygularını, refleksini psikolojik biçimde edebiyat ile harmanlıyor Rollo May.
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,195 okunma