Her türlü görev ve sorumluluktan uzak, her şeyi huzur içinde düşünmek, tatlı rüyalara dalmak, bir an gözlerinizi kapattığınızda yatağınızın yanı başına geliveren o güzel hayallerle baş başa kalmak ne hoş olur. Belki de aşkın en güzel, en dingin anları bu insanı kendinden geçiren solgun düşlerdedir.
Bir insan yaşamı boyunca sadece bir kez bir başka insanla bu şekilde konuşabilirdi, sonra da tek bir kez, o da ölmeden önce şarkı söylemek için sesini yükseltebilen kuğu efsanesinde olduğu gibi, sonsuza değin susardı.
“Diğer insanların beklentileri tarafından şekillendirildim. Herkesin kaderi mi bu? Büyük bireyler dost olarak büyük bir bireye sahip olmak isteyen dostlarının eseri miydi?”