Keşke bu kitap hiç yazılmasaydı ve ben de hiç okumasaydım..!
Kitabı bitireli haftalar oldu ama yorumunu bile yapamadım daha. İçim paramparça, tarifsiz bir hüzün bıraktı bende.
Bir grup psikiyatrist ve psikolog, fareler üzerinde bir deney yapar. Zekayı yapay olarak yükseltmeye çalışırlar. Algernon isimli bir deney faresinde deney başarılı olur ve zekası normal seviyenin çok üstüne çıkar.
E madem öyle bunu neden insanlarda denemiyoruz diyerek Charlie’yi denek olarak seçerler. Charlie, zihinsel engelliler sınıfındaki en azimli adamdır.
Fakat bilim insanları, fareler üzerindeki deneyin tüm çalışmalarını henüz tamamlamamıştır. Farenin zekası fazlasıyla yükselmiştir ancak zaman içinde nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmemektedir. Bu süreyi beklemeden Charlie’yi ameliyata alırlar.
“Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon’un arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu.”
“Dışarıda hava soğumaya başladı ama ben Algernon’un mezarına hala çiçek koyuyorum. Bayan Mooney bir farenin mezarına çiçek koymak aptallık diyor ama ona Algernon’un özel bir fare olduğunu söyledim.”
“Kendimi anlamazsam bütün bir insan olamam…”
“Gündüzleri - düşündüm, okudum ve yazdım; ve geceleri de - kendimi aradım.”
“Önemli olan şey, ne olursa olsun yukarıya doğru koşmaya devam etmekti.”
“Sadece yalnız bırak beni… Ben kendim değilim. Paramparça oluyorum ve seni burada istemiyorum.”
“Hayata neden hep bir pencereden baktığımı bir anlasam…”
“İşte, tam böyle sevmiştik birbirimizi, gece sessiz bir gündüze dönüşene kadar.”
“Bana neler oldu? Neden dünyada bu kadar yalnızım ben?”
“Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir?”