Bir bakış
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:40
Yazarla tanışma kitabım oldu Kramp. İnce ve akıcı bir kitap. Üslup düz. Ya beklentimi yüksek tuttum ya da beklenti altındaydı gerçekten de. Olaylar bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor. Kültür araştırması yapmadım ama bir kız çocuğuna göre hayal gücü ve bakış açısının daha karmaşık yansıtılmasını, çocukların o renkli zihin dünyasını pek göremedim. Ayrıca ruhsuzluk, ya öğrenilmiş kültür davranışı ya da travmanın neden olduğu bir düz çizgi. Her şeye rağmen bir kız çocuğunun küçükken babasına olan hayranlığı, büyüdükçe değişiyor. Anne ve babanın ayrı olması, iletişimsizliği, sorumsuzluğu, çocuğun savruluşuna neden oluyor. Soğuk bir aile ve kız çocuğunun olaylara, zamana, mekana yüklediği anlamları okuyor olacaksınız. Bu arada isim yerine harflerin kullanılması güzeldi: M, D, E, S. Okunabilir.
Edebiyat
KrampMaría José Ferrada · Can Yayınları · 2024316 okunma
Puan vermedi
Edebi olarak cok tatmin edici değil ama akıcı bir okuması var. Ben daha çok olay ordusuyla ilgileniyorum. Kitap yorumlarında Marianna ya kendi değerinin farkında olmamasından dolayı cok eleştiri yapılmış. Katılmıyorum. Bazı şeyleri etrafımızdaki kişilerin davranışlarından öğreniyoruz. Doğduğundan beri kimse seni sevmediyse, ihtiyacin olan ilgiyi alamadıysan bilmediğin bir seyi kendine nasil sağlayabilirsin ki? Mesela etrafındaki herkes sana sesin cok ince, cok rahatsız edici lütfen saeki soyleme derse, ne kadar istersen iste sarki söylemezsin. Sesinin kotu oldugunu düşünürsün. Ta ki gerçekten dinlemeyi bilen birisi sesini duyana kadar. Birisinin sana sesinin guzel oldugunu söylemesi lazim, inandırmasi lazim ki sarki söyleyebilirsin. Çehov un Altıncı Koğuş kitabında da herkes deli olduğuna inandığı icin ana karakter tımarhaneye yatırılmıştı. E bir yerden sonra ana karakter d einandi buna. Biz insanlar biraz birbirimizin yansımasından da yaşıyoruz. Kendimizi görebilmek icin birbirimizin gözlerine bakmaya ihtiyacımız var. O yuzden bugünlerde metalasan psikoloji hesaplarının da dayattığı icin kendinine değer ver kendinin farkına var falan bunlar oyle kolay seyler degil. Tek başına da olmuyor. E zaten olsaydı Sallinger dünyanın en mutlu adamı olurdu. Öte yandan cok sevmenin, insanın karakterini degistiremedigini de gordum. Bir insan bir insanı cok sevebilir ama onun icin yapması gerekenleri yapamayabilirmis. Ben beni hep yeterince sevmemek sanırdım. Değilmiş. Yeterince sevsen bile yapamayınca yapamiyormussun. Belki ben de gecmiste bir yerlerde yeterince sevilmisimdir. Bundan asla emin olamayacağım. Bir de şu var. Bir insanın ailesi varlikliysa ve cok çalışıyorsa, inerse, bağımsızlığını kazanmaya uğraşıyorsa; ya da gelecegi icin hicbir sey yapmıyorsa ikisi de ayni
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·486 syf.··
2026 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:11
The Conti Family adlı mafya serisinin ilk kitabı kendileri ve bayıldım yazarın dili anlatımı falan süper on bile verebilirdim ama tek bir nokta yüzünden vermedim . Ana çifte tek kelime ile bayıldım korkunç bir durumda bu kadar derin sevgi anlayış adam zaten şahane Luca bebeğim taptım sana :D Don Luca Conti 11 sene hapisten sonra şartlı tahliye ile salıverilen Conti mafyasının başı inanılmaz karizmatik şahane bir adam . Hapse girmesine sebep olan tanıklığı büyük kızı yapmış o konuları arada öğreniyoruz zaten . Aralarında olan durumu neden işlerin o noktaya geldiğini falan küçük küçük okuyoruz ayrıca kızın evlendiği çok güçlü zengin bir adam var . Bu adam Luca 'nın kaldığı hapishaneyi satın alıp son beş senesini orada ona zehir ediyor . Adam içerdeyken bunların işler hiç bozulmamış zira oğulları kardeşleri dehşet birbirine ve e önemlisi Luca'ya sadık . Adamın çıktıktan sonra asıl amacı kızının kocasından falan intikam almak yani ortama sertçe dönmek . Fakat erken tahliye duruşmasında savcı hatun adamın hayatını değiştiriyor . Elana 32 yaşında işinde çok iyi hırslı sisteme sadık Savcımız kendileri duruşma sırasında bunlar birbirlerini karşılıklı görüyorlar . Ve iki tarafında dengesi kayıyor resmen bu arada Luca mesela ilk karısı ile aşk ile evlenmiş ve çok güzel ilişkileri varmış . Bu ayrı hoşuma gitti genelde böyle olmaz zira . Neyse Luca şartlı tahliye alıyor ayağa takip kelepçe olacak vs bunun bir gece öncesi Luca kadını gizli numarayla arıyor kısa bir konuşma oluyor aralarında . Ertesi gün kuralların görüşmeleri için toplantı oluyor bunlar yine karşılaşıyor artık ortada manyak bir çekim var . Durum o kadar olanaksız ki devamlı bu iş nasıl olacak diyorsunuz . Luca ertesi gün manyak gibi korunan Elena'nın evine gecenin bir yarısı geliyor ve dehşet seksi tutku dolu bir
LucaClaire Kirby · Independently published · 01 okunma
Ne Diyebilirim Ki Mükemmel Eşleşesiniz :D
Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
Eve, erkek arkadaşının kendisini aniden terk etmesini tam olarak eşyalarını kapıda gördüğünde öğrenir. Berbat bir pazartesi günü yaşadığını düşünürken eşyalarını arabaya taşıyordur. Tam bu sırada ilk aşkı ve aynı zamanda abisinin arkadaşı olan Cole ile çarpışır. Eve'in babasıyla beraber Hokey takımında koçluk yapmak için kasabaya dönen Cole eskisinden daha yakışıklıdır. Yalnızlığa teslim olmak istemeyen ve flört uygulamalarında vakit geçiren Eve bir kaç kez Cole ile eşleşir bu durum ikisinin aklını fazlasıyla karıştırmaya başlar. Aralarında ciddi bir ilişki olmadan herkesten gizli şekilde sadece takılmaya karar verirler. Ancak koydukları sınırlar bulanıklaşmaya başlar Küçük kasaba atmosferinde geçen bu hikaye kalp kırıklıklarını, gerçekleştirilmek istenen hayalleri, aranan güveni ve inancı sıcak samimi bir dille okuyucuya aktarıyor. Eve'in yaşadığı özgüven sorunları, benlik arayışı, üzerine uğraştığı dehb sorunları karaktere yoğunluk katmış. Cole'un dingin ve kendinden emin karakterinin Eve'e yaklaşım biçimi sadece tutkulu değil duygusal bir okuma tatmini sağlıyor. Bu tarz kitapları seviyorsanız şans verebilirsiniz.
Edebiyat
Mükemmel EşleşmeVeronica Eden · İndigo Kitap · 2024206 okunma
10/10
·755 syf.··
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:04
Bir tuğla gibi klasiği daha bitirdik. Alexandre Dumas Üç Silahşor dünyaca ünlü, hepimizin herkesin bildiği, filmlerinin dizilerinin yapıldığı balesinin oynandığı hatta bu romandan uyarlanan Türk filmi bile varmış, dünya Edebiyatına Klasiklere girmiş çok ünlü tarihi macera romanı...Tatbikî böyle bir roman elbette okuyucusuna akıcı, sürükleyici, heyecanlı etkileyici gelecektir. Üç Silahşor Masalsı bir Aşk ve macera Romanı olmasına rağmen bence ahlak, şövalyelik ruhu, Kardinal-Kral rekabeti ve çekişmesiyle geçmişten günümüze insanlık daha doğrusu Avrupa tarihine ışık tutmaktadır.. Roman 1625 yılında Kral XIII. Louis zamanı Fransa'sında silahşor olmak isteyen genç bir delikanlının (d'Artagnan), babasının arkadaşı olan silah kullanmakta çok yetenekli, usta olan silahşor (Mösyö de Trêville) ve onun üç adamının (Athos, Portos, Aramis) yanına gitmesi ve kardinalin kaçırttığı bir kadına aşık olmasıyla yaşanan heyecanlı ve sürükleyici maceralar konu ediliyor... Ayrıca 17. yy Avrupası'ndaki Fransa İngiltere rekabeti ve siyasi sosyal yapıyı da kısmen anlatıyor. Üç Silahşor e veda ederken kendimce tüm romanı kapsayan ana fikir alıntıyı paylaşıyorum. "Alçak ve iğrenç insanların yanı sıra, soylu ve yüce kişilikler de vardır." sayfa 649 - Türkiye İş Bankası Kültür yayınları..
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,4bin okunma
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024160 okunma