"Deleuze Okuması Üzerine Notlar"
Puan vermedi·464 syf.·
2026 39. kitabı
Deleuze'ün makalelerini ve söyleşilerini bir araya getiren bu derleme, adeta bir düşünce labirenti gibi. İktidardan psikanalize, delilikten sanata kadar pek çok yere uğruyor. Okurken altını çizdiğim ve üzerine en çok düşündüğüm yerlerden birkaç not paylaşmak istedim. Ama şunu da söylemeliyim, yakaladıklarım bütün bunların içinde küçük bir nokta gibi :) Özellikle iktidar üzerine söyledikleri bugün için bile fazlasıyla tanıdık geliyor. Çünkü ona göre iktidar artık bir kralın ya da tek bir kişinin elinde değil; her yere yayılmış durumda. Medyada, bürokraside, kurumlarda, gündelik ilişkilerde... Çoğu zaman kararları gerçekte kimin aldığını göremiyoruz ama bu görünmez düzenin en çok kimi ezdiğini görebiliyoruz. Bunu okurken, görünürde güçlü duran liderlerin bile çoğu zaman daha büyük bir mekanizmanın parçası gibi işlediğini düşündüm. Deleuze'ün dikkat çektiği bir diğer nokta da dilin bu yapının dışında kalmaması. Dil yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda yönlendiren, şekillendiren, neyin nasıl olması gerektiğini hissettiren bir alan. Nasıl yaşamamız, neyi istememiz, nasıl davranmamız gerektiği çoğu zaman fark etmeden oradan geçiyor. Bence kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri de adını aldığı "Issız Ada" metaforu. Deleuze iki tür adadan söz ediyor: Bir kısmı anakaradan koparak oluşuyor, bir kısmı ise okyanusun derinliklerinden, volkanik patlamalarla sıfırdan doğuyor. Ama onun asıl ilgilendiği şey coğrafya değil; insanın iç dünyası. İnsan bazen gerçekten de kendi adasına çekilip alıştığı kimliklerden , rollerden ve kurallardan uzaklaşmak istiyor. (Keşke yapabilsek :) Bu yüzden de Robinson Crusoe'yu eleştiriyor. Çünkü Robinson adaya düştüğünde yeni bir dünya kurmuyor; eski dünya düzenini oraya taşıyor. Çalışma, mülkiyet ve ahlak anlayışı değişmiyor. Yani fiziksel
Felsefe
Issız Ada ve Diğer MetinlerGilles Deleuze · Bağlam Yayıncılık · 200928 okunma
Puan vermedi·848 syf.··
2026 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:13
Profesör Dr. Halil İnalcık'a ait Fatih Sultan Mehmet Han kitabı; birinci el kaynak, monografi çalışmasıdır. -Eser Orhangazi'den Fatih'e kadar süren istanbul kuşatmalarını yüzeysel inceleyerek başlamaktadır. Babası ikinci Murat ve oğlu ikinci Beyazıt dönemlerine, Osmanlı tarih yazıcılığı hakkında kaynak ve kitap incelemelerinin yorumlarına yüzeysel olarak yer vermiştir. -Detaylıca ele alınan konular ise; Osmanlı-Bizanş ilişkileri, idari ve maliye sistemi gibi dönemin konularıdır. Halil Inalcık özellikle; Fatih Kanunnamesi olmak üzere, fetih sonrası politikaları, mektuplaşmaları, maliye kayıtları ve Tahrir defterlerini arşiv ve esas kaynaklardan bilgileri toplayarak belgelerini de kitaba eklemiştir. Bu çalışması ise eserin birinci el kaynak olma niteliğini taşımaktadır. Fatih Sultan Mehemmed Han
Alıntı
Fatih Sultan Mehemmed HanHalil İnalcık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019646 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025116 okunma
Çeviri çok kötü.
6/10
·96 syf.··
2026 26. kitabı
İlk incelemem direkt diyorum, İngilizce biliyorsanız gidin direkt ingilizce versiyonunu okuyun. Kitap size kötü çeviri ile öyle güzel bir beyin cimnastiği yaptırıyor ki, kapitalizm eleştirisi yerine ezoterik bir metini deşifre etmeye çalışıyorsunuz gibi hissettiriyor. Örnek vermek gerekirse Orjinal metin Capitalist ideology in general, Zizek maintains, consists precisely in the overvaluing of belief - in the sense of inner subjective attitude - at the expense of the beliefs we exhibit and externalize in our behavior. Kitaptaki çevirisi Genelde kapitalist ideoloji, diye ileri sürer Žižek, sergilediğimiz ve davranışlarımızda dışsallaştırdığımız inançlar aleyhine, tastamam -içsel öznel tutum anlamındaki- inanca aşırı değer vermekten oluşur. Olması gereken çeviri Zizek'e göre, genel olarak kapitalist ideoloji, tam olarak içsel öznel tutum anlamında inancın aşırı değer görmesinden ibarettir; bu da sergilediğimiz ve davranışlarımızda dışa vurduğumuz inançların göz ardı edilmesine yol açar. Ezoterik yapının, gayet basit bir çeviri aracılığı ile net bir biçimde ne anlatmak istediği aşikar, o yüzden tekrardan diyorum ingilizceniz var ise orjinal metini okuyun.
Kapitalist GerçeklikMark Fisher · Habitus Kitap · 2020115 okunma
Kaldı Ki, Burası Dünya, Burada Her Şey Yarım Kalır
9/10
·208 syf.·
2026 51. kitabı
Öyle bir kitap okudum ki, çok duygulandım ve heyecanlandım. Çünkü binlerce kitap okumuş birisi olarak benim için en özel isim Cengiz Aytmatov’dur. O, 10 Haziran 2008'de vefat etti. O süreçte Türkiye Türkçesine çevrilmiş pek çok eseri vardı. Ancak vefatından sonra da bazı eserleri Türkiye Türkçesine çevrildi ve her seferinde ben büyük bir heyecan duydum. 2017'de Baydamtal Irmağı'nda Türkiye Türkçesine çevrilmişti. Ardından 2023’te Bulgar Kızı-Talas’ın Kıyısında gibi eserleri yine Türkiye Türkçesine çevrildi. Biz bitti zannediyorduk fakat bitmemiş. İki eseri daha Türkiye Türkçesine çevrilmiş durumda: Altın ve Kar ile Toprak ve Flüt… Bu iki eserin ortak bir özelliği daha var. İkisi de yarım kalmış. Rahmetli Aytmatov bu eserleri yazmaya başlamış ancak yarıda kalmış. Altın ve Kar ile başlayayım. Bu, Rusların povest dedikleri, bir uzun hikaye gibi görünüyor. Altın ve Kar'ın adını ben ilk defa duymadım; ta 1998 yılında duymuştum. O zaman Cengiz Aytmatov okumaya başladığım ilk dönemlerdi. Bir dergide röportajı yayınlanmıştı. Aralık 1998'di. Zaten doğumunun 70. yılıydı. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti onu onore etmişti. Ankara'da misafir etmişlerdi. Orada Aytmatov etkinlikleri düzenlenmişti. O süreçte bir röportajdı ve bir müjdeden bahsediyordu. Üzerinde çalıştığı bir eserden söz ediyordu. İsmi Altın ve Kar'dı. Fakat yarıda kalmış. Sonrasında hiçbir ses çıkmadı tabii. O röportajdan on sene sonra aramızdan ayrıldı. Şimdi Altın ve Kar'dan söz edeceğim ama önce yayıneviyle ilgili bir şey söyleyeyim. Eser hiçbir şekilde duyurulmamış. Halbuki çok önemli bir çalışma; benim bile tesadüfen haberim oldu. Bir de ön söz yazdırılmış. Lakin ön sözü yazan kişinin Aytmatov yetkinliği olduğunu pek zannetmiyorum. Ayrıca keşke bunu son söz olarak yazsaymış. Her ne kadar uyarsa da, ipucu
Altın ve Kar & Toprak ve FlütCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20264 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:22
Roma Tatili kitabının devamı gibi çünkü bu kitapta Amelia ve Noah da yer alıyor ama ana karakterler Noah'ın kardeşi Annie ve Amelia'nın koruması Will var. Amelia ve Noah'ın düğün hazırlıkları devam ediyor. Annie, Will'e aşıktır ama Will, ciddi ilişkilerin adamı olmadığını düşünüyor ama o da aslında Annie'ye aşıktır. Bu ikilinin iletişimleri, arkadaşlıklarının aşka dönüşmeleri, birbirlerine doğru çekilmeleri ele alınmış kitapta. Roma kasabasında aşk başkadır. Kitap benim için eğlenceliydi, okuması keyifliydi sadece biraz fazla uzundu sanki. O yüzden kitaba puanım 8/10 :)
Aşkın PratiğiSarah Adams · Go Kitap · 202555 okunma