yaaaaniiii
Puan vermedi
Artık "farklı" adı altında yazılan ana kadın karakterlerden bıktım.Hepsi maskülen,erkek gibi giyinen,zeki,bagımsız,korkusuz diye sürekli vurgulanan ve küfür eden bir ana karakterimiz var.Sanki 4N1K yaprak gibi yazılmış Delila karakteri.Saçları kısacık sürekli siyah pantolon ve kaban giyiyor fln tabi bu onun hayatta kalmak için yaptıgı seyler olarak anlatilmis ama karakter baya kendi karakteri öyle yani.Sırf güclü kadın karakter yazıcaz diye sadece cinsiyetini farklılaştırıp erkek gibi yazılması beni çok sıktı çünkü bütün fantastik kitaplarda ana kadın karakterler böyle yazılıyor.Karakteri feminen yazmak onu küçültüyor sanki.Diğer ana karakterimiz tabi ki prens.Yakışıklı bişey bunlar karşılaşıyor cart curt prens baloda onca çıtır kız varken ana kadın karakteri sırf elbiseyle gördü diye direkt oha ne güzel olmussun fln sıktı yani anladın mı çok klişe olmuş tamam hikayenin kurgusu güzel düşünülmüş ama karakterler güzel yazılamamış.Hikayede de aklımzdaki hiç bir sorunun cevabını alamıyoruz sadece soru olarak kalıyor ve bitiyor kitap ve sonunu da begenmedim biraz daha iyi yazılabilirdi kitap kendini okutturuyor ama okadar da vaovv efsaneydi falan demedim açıkçası çünkü zaten eski bir kitap bu tür klişelerin popüler oldugu bir zamanda yazılmış o yüzden şu an okunsa okurda okadar büyük etki bırakmaz bence
Sihrin En Koyu TonuVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2019370 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:41
Bu kitabı 5 saata bitirdim. Və bu incelememdə ocudukca nə hisslər keçormişəm tək tək yazdım. Dəyişmədən hər hadisədə hiss etdiklərim…. Tipik Wattpad kitabı oxuduğumu düşünürdüm, ta ki Sancak dava edib gedənə kimi... 7 bölüm “tipik wattpad kitabı” deyə-deyə gəldim, bölüm sonu ağzım açıq qaldı. Mən Sancak Gülcenin qardaşı ilə dava edib sanarkən, adamın atası ilə dalaşıb çıxıb getməsi... Üstəlik, "gözləyəcəm" dediyi halda özünün o görüşə getməməsi... Yəni, ən azından düşünürdüm ki, Alperen ilə dalaşdı, qızı sevə-sevə çıxıb əsgərə getdi, amma qayıdıb gəlib olğun bir şəkildə sevgisini etiraf edər. Bizimki atası ilə necə böyük qırğın edib ki, görüşü belə unutdu... Çaşdīm qaldım. Bu iş tipik Wattpad “abinin arkadaşı” kurgusundan çıxdı deyəsən. Ha, yox, yanılmamışam, dava etmişdilər... Deyirəm axı, niyə təkcə atası ilə dalaşdığı üçün getsin ki? Nə dərəcədə böyük dava edə bilər ki, o görüşü unuda bilsin... Uzun zaman sonra "bu bölümü də oxuyum yataram" deyə-deyə az qalıb kitabı bitirim. Yazı dili o qədər gözəldir ki... Əsl “Asker kurgusu”dur. O duyğunu elə gözəl hiss etdirdi ki... Kitaba başlayarkən digər "trope"lara fokuslanıb "Asker kurgusu" olduğunu unutmaq istədim ki, sonra ordan zəif qalar, bal kəsərəm. Amma bu kitab gözləmədiyim şəkildə çox gözəl oldu. Fatihi heç sevməmişdim ilk bölümlərdən, yanılmadım da... Oha! Fatih olayında tam başqa klişe səbəb gözləyirdim, bunu düşünməmişdim. Dedim, amma yanıldım. Mövzu tam da düşündüyüm klişe mövzulardan idi, amma yazar bunu elə yazıb ki... Sona doğru hər şey ortaya çıxanda Alperenin reaksiyası çox klişe oldu. Adam zatən başdan deyib də sənə. Atasını bəhanə etməsi anlaşılan idi, amma illərdir danışmadığı köhnə dostuna da “o mənim dostumdur, bunu niyə etdiniz?” deməsi gərəksiz idi. “Kardeşim olarak gördüğüm biri kardeşime
Ay Işığı ve YakamozÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2026127 okunma
Reklam
7/10
·448 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 12:08
spoiler olabilir Serinin ikinci kitabını bitirmiş bulunmaktayım. İlk kitaba göre daha az tatmin oldum açıkçası çünkü gereksiz uzuyor diye dusunuyorum. Genel olarak sıkıldığım noktalar oldu cunku olaylar tekrar etti, o kadar da heyecanlı olaylar olmadı. Alin'den cok sıkıldım, bıktım. Bu kitapta Alin'in yaptıklarını öğrendik fakat iyi kurgulandigini dusunmuyorum kart-program konularinin. Alin'in tasarladigi program yani nasıl desem, o kadar da "oha!" dedirten bir program değil, bunları yapma motivasyonu da sağlam değil. Yani kitabın konusu olan, her şeyi başlatan bu olayların iyi kurgulandigini dusunmuyorum... Gelelim Demir konusuna. Bu kitapta Demir'in geçmişte yaşadıklarını öğrendik, Demir'e çok üzüldüm acikcasi. Psikolog sahneleri, Helen ile aralarındaki ilişki ve bu sayede Demir'in karakter gelisimini gormemiz guzel oldu. Helen ve Demir'in ilişkisine gelecek olursak, ben ikisinin de birden cocuk hayallerine kapilmasini anlamadim. Özellikle Helen'in birden anne olma hevesi bana geçmedi. Bana gerçekdışı gelen bazı olaylardan biri de Demir'in üzerinde bir çip taşıması ve o çipin patlayici ozelliginin olmasi? Bu sayede fabrikayi patlatmisti. Yok artik... Yazar kitabin basinda ütopik gercek disi seylerin olabilecegini soylemisti ama ne bileyim yani.. Açıkçası sıkıldım ve Demir sayesinde okudum kitabı. Yine de fena degildi.
İnferno: Kanto IIAsena Nişikli · Pukka Yayınevi · 2025280 okunma
9/10
·536 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 23:33
9/10 oha diyorummm bu kadar bilimli bir bilim kurgu okumak bana bile surpriz oldu nerdlerin kutsal kitabidir diyebilir miyiz??? icinde yazan cogu bilimsel seyi bir muhendis olarak bilgim dahilinde o-nay-li-yo-rumm hic absurt bir sey okumadim bu kitaptaki seyler gercek olsaydi gercekten gercek olurdu biraz uzun bir kitap ama hicc sıkmadı cok eglendim en cok da ryland ve rocky'nin iliskisine bayildim onlarin sohbet ettikleri yerler en guzel yerlerdi asiri tatlilar onlari filmde izlemek icin de sabirsizlaniyorum asiri guzel bir film olacak gibi gozukuyor ryan gosling'e guvenim de tam. kitabi okurken ryland'i oymus gibi dusunerek okudum zaten o yuzden filmi izlemek daha da iyi olacak. kac dakika kaldi
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,716 okunma
8/10
·413 syf.··
2026 4. kitabı
Şimdi arkadaşlar ben bir yerleri atlayarak mı okudum yoksa benim mi algılarım kapalı o yüzden mi anlamadım bilmiyorum ama kitaba başlamadan önce arkadaki özetini okudum arkasında bir tane uzay projesinin yapıldığından bir Uzay üssü kurulduğundan falan filan bahsediliyor kitabın içinde de bu geçiyor ama kitabın genel senaryosu ile ve temasıyla o kadar alakasız bir durum ki açıkçası bağdaştıramadım bir türlü yani neden böyle bir şeyden bahsettigini SPOILER VERIYORUM  iki tane astronot var bunlar uzaydan sinyal alıyorlar sonra kimseden izin almadan tamamen inisiyatif kullanarak sinyal aldıkları yere doğru yolculuğa çıkıyorlar ondan sonra orada kalıyorlar sonrasında uzay üssünden izinsiz olarak gittikleri için dünyaya tekrar dönmelerini izin verilmiyor sonrası yok e ne mana yani neden bu olay bu kadar yer kaplamış bu kitapta İkincisi Mankurt kavramını merkeze alan bir senaryo olduğu yazıyor arkasında Man kurt’un ne olduğunu açıklamayacağım kitabın olayı orada zaten ama bu da bir anlatılmış olay nayman ana ve oğlu arasında geçen bir olay Mankurt kavramının ne olduğu da bu olayda geçiyor ama Mankurt kelimesi kitapta çok az kullanılmış bu arada kitabı kötülüyor gibi oldu ama asla kötülemiyorum kesinlikle senaryo çok güzel orta asya bozkırlarında sert kışta geçen bir kitap yani tam olarak yağmurlu havada okumalı bir kitap 413 sayfa bir hafta gibi bir sürede bitirdim akıcı bir kitap sarıyor yani senaryo akıyor sıkılmadan okuyorsunuz sadece arkada yazan özetle kitabın içindeki senaryoyu pek bağdaştıramadım Senaryoda totalde dört kere oha dedim arada böyle ters köşeleri olabiliyor bunlardan bir tanesi kitabın baş kahramanı ile ilgili başlarda kitaptaki en sevdiğim karakter olan ama sonralarda tam bir ırz düşmanı köpeğe dönüşen bir adam resmen sadakatsiz volkan karakteri Ayrıca
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
<3
5/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 19:58
İlk inceleme bendenmiiişş <3 Öncelikle kitabı tam olarak bitirmedim; yaklaşık 65 sayfa kadar kaldı. Bu yüzden eksik değerlendirdiğim noktalar olabilir (some sınav haftası problems). Spoiler içerir! İlk iki kitapta ağırlıklı olarak İklim’in ve Tamay’ın hikayesini okuduk. Elbette diğer karakterler de vardı ama her kitap kendi ana karakterine odaklanıyordu. Külden Reverans’ta ise ilk 200–250 sayfa Güz ve Akay’a ayrılmışken, geri kalan kısımda - belli sahneler hariç - daha çok Tamay, Sonat, İklim ve Karza’nın başarılarını okuyoruz. Bu kitapda sanki yalnızca Akay’ın perfect boy friend oluşu ve diğer karakterlerin de aşırı başarılı sporcular olması anlatılıyor gibiydi. Karakterlerin birbirine aşık olacağı en başından aşikardı zaten. Açıkçası bir olay, bir kavga ya da net bir dönüm noktası bekledim fakat olaylar oldukça tekdüze ilerledi. La Likya’ya gidiş… Geliş… Akay’ın ne kadar mükemmel olduğu ve ne kadar sevdiği… Sürekli çok başarılı yan karakterler… Okurken bile Sonat'ın birinci olacağı, İklim ve Karza'nın şampiyon olacağı, Tamayın her zaman mükemmel olacağı, Güz'ün şeker perisi olacağı en başından belliydi Kafede çalışan (ismini hatırlamadığım) çocuk, Akay’ın motorcu arkadaşları, Güz’ün baleden arkadaşları, Enzo… Birçoğu yazılmak için yazılmış gibiydi. Okurken sık sık “Ben bunu neden okudum, bu sahne neyi değiştirdi?” diye düşündüğüm anlar oldu. Özellikle Akay, yalnızca mükemmel olsun diye yazılmış, Güz tek kalmasın diye eklenmiş biri hissi verdi bana. Resim, piyano, gitar, bateri, mühendislik… Maalesef böyle bir karakter gerçek hayatta yok. Bu mükemmellik hali bir noktadan sonra karakteri normallikten uzaklaştırıyor. Karakter isimleri çok garip ve açıkçası komik ve gerçek dışı gibi. Tamay, Akay, Güz, Karza, Sonat... İklim dışında çok farklı isimler.
1000Kitap
Külden ReveransAdora Yağmur · İndigo Kitap · 2025317 okunma
Reklam
Reklam