Söz verdiğim üzere... Araf'a uzunca bir değerlendirme! :)
9/10
·212 syf.·
2026 41. kitabı
Bir ilk roman yazmak zaten başlı başına cesaret isteyen kıvılcım. Hele ki aşk, aile şiddeti, özgürlük, pişmanlık ve kader gibi büyük temalara dokunuyorsa, yazar zihninin odalarını tüm şeffaflığı ile kolektif bilince açmış demektir. Bu nedenle uzun bir değerlendirmeye başlamadan önce Alper Turgay 'i bu cesaretinden dolayı tebrik etmek isterim. Romanın bende bıraktığı düşünsel etkilerine geçmeden önce, yapısına ve anlatım biçimine özellikle değinmek istiyorum. Araf akıcı ve kolay okunabilir bir dile sahip. Ağır betimlemeler ve uzun cümleler içermiyor. Ancak yapısı gereği zamanın sürekli kırılması, gerçek ile hayalin iç içe girmesi, aynı olayın iki farklı anlatıcı tarafından yeniden kurgulanarak anlatılmasi dikkatimi çeken en önemli unsurlar oldu.İki ayrı anlatıcı varlığı; bazı sayfaların yer yer tekrara düşmesini gerektiriyor. Dikkatli bir okur değilseniz ve yeni duyguya geçiş yapmakta zorlanan yapınız varsa okuma ritmini kesen bir dezavantaj olabilir. Bütün bu yapı ile desteklenen içsel yoğun monologlar, psikolojik ve sosyal katmanların olası sonuçlarının yansıması kitabi kolay okunur bir düz yazı olmaktan çıkartıyor.Tam olarak radikal bir modernist anlatım, demek iddialı olsa da; büyük oranda beklentiyi karşılıyor. Kurgusal çerçevede ve yüzeyde "aşk romanı" gibi görünse de; derinde psikolojik, varoluşsal ve sosyal katmanlar üzerinden kurulmuş bir roman denemesi izlenimini verdi. Çünkü romanın kurgusu spiral bir düzene dayanıyor ve bölümlere ayrılmış. Beren, Adara, Sezer, Gökhan, diger bütün karakterin anlatılarının merkezi bir şekilde Ercan’in hayatın anlamini aradığı, çözülmez ic çatışmalarinin merkezinden birleşiyor. Bu üç katman üzerinden oluşturulan ortak temalar sosyolojik olarak zihnimi bir soru merkezinden besledi; “Birey, geçmişinin ve toplumun onayladigi
Alıntı
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202632 okunma
Rollo May /Kendini Arayan İnsan
Puan vermedi·272 syf.··
2026 25. kitabı
Rollo May /Kendini Arayan İnsan Kitap ,modern insanın kimlik krizini, yalnızlığını ve anlam arayışını varoluşçu psikoloji açısından ele alır .özellikle modern toplumun bireyi “kendisinden uzaklaştırdığı” fikri üzerinde durur. Kitap 3 bölüm 8 başlıktan oluşur 1 ve ikinci başlıkta modern insanın yalnızlığı ve endişesiyle hastalığıımızın kökenleri konusundan bahseder Modern insanın yalnızlığı ve endişesi konusunda Rollo May E.Fromun görüşüne yakın bir görüştedir, modern insan yalnız ve endişelidir Erich Froma göre de modern insan yapayalnız ve kaygılıdır ve Durkheim da Rollo May ı desteklercesine modern insan Anomie(başıboşluk) içinde yaşar Karn Horneyde ,modern insan için, rekabet halindedir, rekabet duygusunu bireyler ve gruplar arasında yarattığı düşmanlıktı . günümüzde ise psikolojik sorunların kökeninde olan durumları birkaç maddeyle açıklayabiliriz 1. günümüzde en sık rastlanan sorun cinselliğe dair sosyal tablolar ya da cinsellikle ilintili suçluluk duygusu değildi cinselliğin çoğu kimse için boş mekanik ve manasız bir deneyim halini almıştır 2. Boşluk duygusu, genellikle insanların hayatlarına ya da içinde yaşadıkları dünyaya ilişkin etkili bir şey yapmaktan aciz olduklarını hissetmelerinden kaynaklanır 3. Modern insanın bir başka özelliği de yalnızlıktır, yalnızlık isminin önemli nedeni de toplumumuzun sosyal kabul görmeye verdiği değerdir, sosyal kabul görmek bir başka değişle beğenilmek yanlığınızın hissini uzak tuttuğu için son derece güçlüdür 4. Diğer özelliği de endişeli bir varlık olmasıdır Hastalıklarımızın kökenlerine baktığımız zaman; May’e göre modern toplum bireyi kendi özünden uzaklaştırır. - [ ] İçi boşaltılan toplumsal değerler(Kierkegeard, nietzsche ve Kafka gibi yazarlar içinde bulunduğumuz çağda değerlerin altüst olacağına ve 20. yüzyılda
Kendini Arayan İnsanRollo May · Okuyan Us Yayın · 20193,932 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·188 syf.··
2026 23. kitabı
"İyi insanların yanına gideceğim... İyi insanlar dürüst yaşar; iyi insanlar hilesiz yaşar ve hiçbir zaman benzerleri olmaz..." ️10/10 Dostoyevski'nin en başarılı ve özgün kurgularından biri olan Öteki, 9. dereceden memur olan Bay Golyadkin'in sosyal sorumluluklarında ve aşk konusunda başarısız olması ve doktora gitmesiyle başlayan, sonrasında Golyadkin'in başaramadığı her şeyi başaran, Golyadkin'in atmaya cesaret edemediği adımları atan, Golyadkin'e tıpatıp benzeyen ikinci Golyadkin'in ortaya çıkmasıyla devam eden derin psikolojik tahlillerin yer aldığı bir romandır. Golyadkin'in içinde bulunduğu durum "Doppalganger Sendromu" olarak adlandırılıyor. "Doppel" (double) çift, "ganger" (walker) yürüyen anlamlarına gelmekte olup Türkçe'ye çiftgezer olarak çevirebiliriz. Kitabın içeriği bu şekildeydi, benim yorumuma gelirsek mükemmel bir kitaptı tek kelimeyle. Dostoyevski'nin insan ruhu ve psikolojik tahliller konusunda ne kadar başarılı olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Bu kitap da az sayfayla çok şey anlatan ve öğreten bir kitaptı. Şiddetle tavsiye ederim. Sevgiler
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma
Puan vermedi
Birkaç yıl evvel okuduğum bu kitabın incelemesini yapmadığımı fark ettim. Kitabın ana kahramanı Dorian sonsuz güzelliği ve gençliği aramaktadır. Bir gün Basil'in çizdiği portresine keşke ben değil de bu resim yaşlansa der ve dileği kabul olur ve böylece olaylar başlar. Ama sonunda tahmin de edildiği üzere bu isteğinin düşündüğü kadar güzel bir şey olmadığını acı bir şekilde anlayacaktır. Kitabı bitirdikten sonra yazarın hayatını araştırdığımda Oscar Wilde' ın eşcinsellikten hapis yattığını, çıktığında Paris'e gidip bir otel odasında ölü bulunduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Ayrıca psikolojide dorian grey sendromu diye bir şey olduğunu gördüm. Bu sendrom, kişinin kendi dış görünüşüyle aşırı ilgilenmesi ve yaşlanmanın getirdiği değişiklikleri sorun etmesiymiş, tam olarak kitabın ana konusu yani. Hayatın anlamı dış güzellikten, yaşlanmamaktan ibaret değildir. Ne kadar dış görünüşümüz bizler için önemli olsa da her insan bir gün doğar, büyür ve yaşlanır gerçeğini unutmamak gerekir. Her yaşanmışlık insanın yüzünde kalıcı iz bırakır. Umarım aldığımız her yaşın kıymetini bilip kendimizi yüz çizgilerimizle, yaşanmışlıklarımızla sevebilmeyi öğreniriz.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
7/10
·432 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 18:54
*spoiler içerir Eski şiddet içerikli bir filmin ortaya çıkmasıyla başlayan ve bu filmi izleyen bir adamda körlük görülmesiyle giderek büyüyen karanlık bir vaka ele alınır.Olay ilk başta tıbbi bir gizem gibi görünürken, soruşturma ilerledikçe bunun aslında insan beynini görsel uyarılarla etkileyen çok daha büyük bir deney ve komplo olduğu anlaşılır. Bu vakayı araştıran polisler Lucie Hennebelle ve Franck Sharko, farklı ülkeleri ve geçmişteki askeri/istihbarat bağlantılarını kapsayan bir ağın izine ulaşırlar. Bu ağın insan zihni üzerinde deneyler yaptığı ve algıyı bozabilecek yöntemler geliştirdiği ortaya çıkar. Araştırma derinleştikçe “E Sendromu”nun aslında doğal bir hastalık değil, beynin belirli bölgelerini bozan görsel-psikolojik bir etkiyle insanların davranışlarını değiştirmeyi amaçlayan yapay bir proje olduğu anlaşılır. Aslında konu güzel ve ara ara heyecanlı sahneler vardı ancak kitap bana çok uzun, karışık ve bir tık da zorlama geldi. Romanın sonunda ise Lucie’nin ikiz kızları kısa bir an için gözetimsiz kaldığında bir adamın yanlarına yaklaşarak onları götürmesiyle hikâye tamamen açık uçlu ve rahatsız edici bir şekilde sona erer, böylece tehdidin aslında tamamen bitmediği ve hikâyenin devam edebileceği hissi bırakılır. E Sendromu
E SendromuFranck Thilliez · Pegasus Yayınları · 2014185 okunma