İnsan doğuşuna ve huyuna göre dört mevsimden birine mensuptur yahut bir günde birinde ötekine geçer. Bina ve mobilya üsluplarında da ben dört mevsimi bulabilirim. Mesela kat kat örtülmüş, loş, külfetli, izbe olan gotik, kıştır; ferah, aydınlık, temiz ve mermer yonan, yazdır; renk renk mozaikleri, altın ve gümüş resimleri, süslü kandilleriyle Bizans mabedinde bir bahar israfı vardır. Bizim çinilerimiz, tahta tavan ve duvar tezyinatımız göz ısırmayan kibar renkleriyle bir sonbaharı andırır.
Baharı insan bir şiirde, bir heykelde, bir roman sayfasında, bir maşuka sözünde, bir hoş sohbet nüktesinde de bulabilir. Zevk veren her şey biraz da bahar getiriyor demektir. Mademki bahar bir açılıştır, havanın, çiçeğin, yaprağın, ışık ve rengin açılışı, zekânın ve ruhun açılışı neden bahar sayılmasın?