Adı:
Tanıdıklarım
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030894
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
"...İşte bunun için, bu meziyetlerinden dolayıdır ki şu zamanda hemen durmayıp âşık olmak lazımdır. Dünyanın dertlerini unutmak ve felaketleri görmemek için en kestirme yol, gözlerimizi aşkın bağıyla örtmek ve kulaklarımızı aşkın pamuğuyla tıkamaktır. Her keseye elverişli, en ehven ve en şairane çare budur, aşktır!"

Refik Halid Karay, otuz beş hikâyeden oluşan mizah türündeki kitabı Tanıdıklarım'da, tanıdığı kişileri, gezip gördüğü yerleri, tattığı, kokladığı, okuduğu, kısacası aşina olduğu her şeyi güçlü tasvirleriyle okuyucusu ile buluştururken mizah yeteneği ile de keyifli anlar yaşatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
1941 yılında ülkemizde bir eser basılır. Mizah kitabıdır. Alanında ilk eserlerdendir. Refik Halit’in yasağı kaldırılmış ve ülkeye dönmüştür. Mizah alanında işe girişecektir. Hayatı oldukça gariptir. Çünkü hem yeni hükümet tarafından sevilmeyecek (Anadolu ile İstanbul hükümeti arasındaki krizde İstanbul’u tutması nedeniyle) hem de Terakkiciler onu istenmeyenler listesine eklediklerinden sürgüne göndereceklerdir. Onun hakkında en olumlu yorumum şu olacaktır. Kendisini Ziya Gökalp gibi kalemine aşık olduğum Diyarbekirli bir Türk Milliyetçisinin vatana geri çağırmasıdır. Bunun karşılığını da fazlasıyla verecektir.
Bunun karşılığını nasıl verecektir? Ata’nın en büyük hedefi olan malum Hatay meselesini kendisinin bir borcu bilir. Bu vatan için bir şeyler yapılmalıdır. Vahdet gazetesinde yazmaya başlar. Buradaki çalışmaları Hatay’ın, Türkiye’ye bağlanması adına çok büyük katkılar sunmuştur ve yeniden sevilmeye başlar. Ancak bunun bir zararı olacak ve onu da kendisine verecektir. Nasıl mı? Onu da verelim tabi ki.
1920lerde meşhur olan Köy Edebiyatı meselesini başlatacaktır. Sınırları İstanbul dışına çıkmayan öykücülüğü genişletip Anadolu için yayacaktır. Peki olumsuzluk nerede? Hüzün yılında yani 1938de ülkeye geldiğinde artık tek bir derdi vardır. Ülkeye dönmüştür ama Edebiyat -artık ne yaşadıysa- bitmiştir onun için. Tek kaygısı daha fazla satış yapmaktır. Ünlenmiştir ünleneceği kadar, imkanı çoktur, Sanat Eseri değil Ticari eser yazmaya başlamıştır artık. Avrupa dışı ülkelerde geçen olayları ele alacaktır. Gene de sevecektir insanlar onu bir şekilde, sevmeye mahkumdurlar. Döneminin en yüce adamının en büyük arzularından birinin gerçekleşmesine her şeyini ortaya koyarak yardımcı olmuştur. Buna rağmen kendini bitirmesi gene kendi sorumluluğu olup; onun eserlerini de tanıtmaya çalışacağız.
Peki gerçekten de bir mizah görüyor muyuz? Kısmen. O kadar az ki, kitabın ‘Mizah’ içerdiğini unutuyoruz. Hani kitabın sonunda bir yazı var ki, gerçekten sinirlenmemek de elde değil. 35 hikayeden oluşan mizah kitabı diye devam eden. 35 hikaye doğru ama gerisi Kuyruklu YALAN. Bu da kitabın sonundaki ‘Kuyruk’ hikayesine benzetme olsun. Böyle mizah olmaz. Mizah kısmına katılmıyorum.
Katıldığım kısım nedir? Gerçekten de çok çeşitli toplum örnekleri veriyor. Dikkat ediniz, toplumdan örnekler veriyor. Amaç gülümsetmek ama en başta söylediğim gibi dönüşü sonrası Millet İçin Sanat anlayışı yerine Para İçin Sanat anlayışı geldiğinden o tadı alamıyoruz. Tabi gittiği yerler, özlü sözler, yaşadıkları ve karşılaştıkları kitapta mevcut. Böylece bu kitabı da bitirmiş olduk. Kendinize çok dikkat ediniz. Ben de biraz dışarı çıkayım, sahile gideyim.
Ah bir de hatırlatmadan edemeyeceğim. Ben dışarı çıkıyorum. Birazdan güneş kaybolur, havada fırtına falan olur. Maazallah Kadıköy bölgesindeki kardeşlerim dikkat etsinler. Şimdiden söyleyeyim de söylemedi demeyin..
Kısa kısa denemelerden oluşan kitap. Ayrıca bir kaynak niteliğide taşıyor. Yazıldığı dönemle ilgili bilgiler var. '' Çocukluğuma dair 3 hatıra'' başlıklı yazıdan sonra refik halid karay en sevmediğim yazarlar listesinde orhan pamuğu sollayarak 1. sıraya oturdu. İnsan ve kuyruk başlıklı yazı kitabın en güzel bölümüydü.
ayrıca insan kendi kedisine nasıl ateş edip öldürebilir. Hayret. Umarım cezasını çekecektir.
İlk başlarda beğenmiştim ancak sonralara doğru hikaye anlatmayı bırakıp makale şeklinde kısa yazılar yazıldığı için pek memnun olmadım. Bazı hikayeleri atlayarak okudum. Ayrıca dili yalın değil o yüzden anlamakta güçlük çektiğim bir kitap oldu. Kitabı pek beğendiğimi söyleyemem.
" Hele şu yollara bak...
Aman Allah'ım,kaldırım döşemesini beceremeyen bir millet,artık ötesini ne sorarsın ? "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanıdıklarım
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030894
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
"...İşte bunun için, bu meziyetlerinden dolayıdır ki şu zamanda hemen durmayıp âşık olmak lazımdır. Dünyanın dertlerini unutmak ve felaketleri görmemek için en kestirme yol, gözlerimizi aşkın bağıyla örtmek ve kulaklarımızı aşkın pamuğuyla tıkamaktır. Her keseye elverişli, en ehven ve en şairane çare budur, aşktır!"

Refik Halid Karay, otuz beş hikâyeden oluşan mizah türündeki kitabı Tanıdıklarım'da, tanıdığı kişileri, gezip gördüğü yerleri, tattığı, kokladığı, okuduğu, kısacası aşina olduğu her şeyi güçlü tasvirleriyle okuyucusu ile buluştururken mizah yeteneği ile de keyifli anlar yaşatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • büyük yolların haydudu
  • Sadık Kocak
  • Maziden Mektup Var
  • Zeynep Sena Demir
  • çokokur azhatırlar
  • Ekrem Özkara
  • Gülşah Ocak
  • silaes
  • Nedim Furkan Gönenç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%25 (1)
6
%25 (1)
5
%0
4
%25 (1)
3
%0
2
%25 (1)
1
%0