İşte Hamilton Kuralı, bir türün fedakâr/koruyucu/şefkatli/merhametli davranışlarının ne zaman Doğal Seçilim’in eleyici etkisinden üstün geleceğini matematiksel olarak yalın bir şekilde göstermektedir:
r x B > C
Basit, yalın, sade… İki kavramın matematiksel çarpımı, bir üçüncüsünden büyük ise, fedakârca (altruistik) yaklaşmak evrimsel açıdan avantajlıdır; küçük ise, dezavantajlıdır.
(...)
Buradaki “r” ifadesi, tür içerisindeki bir bireyin, bir diğerine olan genetik yakınlığıdır. Yani “akrabalık ilişkisi”dir. Bunu matematiksel olarak ifade etmek için, kesirli bazı sayılar kullanırız. Örneğin, yukarıdaki Hamilton İlkesi içerisinde, ikizlerin genetik yakınlığı 1, iki öz kardeşin genetik yakınlığı 1/2, yani 0.5 olarak ifade edilir ve bu değer ebeveyn-yavru ilişkisi için de aynıdır. Büyükbaba ve büyükannelerin torunları ile olan genetik yakınlığı, amcalar ve teyzelerin yeğenleriyle olan genetik yakınlığı 1/4 , yani 0.25 ile ifade edilir. Kuzenler ise 1/8, yani 0.125 yakınlıktadır (kuzenlerle ilgili daha detaylı analizler de mevcuttur). Görüleceği gibi akrabalık ilişkisi uzaklaştıkça, “r” çarpanı da küçülmektedir.
“B” çarpanı ise, Akraba Seçilimi’nin ana unsuru olan fedakârlığın, bireye getireceği ek katkıdır. Genellikle, üreme başarısındaki artış ile ifade edilir. “C” terimi ise, yapılacak olan bu fedakâr davranış sonucunda, bireyin üreme başarısındaki düşüşü temsil etmektedir. Örneğin yapılacak olan davranış, eğer bireyin ölümüne sebep olacaksa, üreme başarısı %100 düşecektir diyebiliriz.
Bu terimler dâhilinde, matematiksel ifadeyi analiz edecek olursak: genetik yakınlığın, fedakâr davranışın katkısıyla çarpım değeri, bu fedakâr davranışın mal olabileceklerinden fazlaysa, fedakâr davranış sergilemek Akraba Seçilimi tarafından