Hayallerimin neler olduğunu, bunların beni nasıl avuttuğunu söylemek güç; fakat o zaman bana yetiyorlardı. Hoş, yalnız o zaman değil, şimdi bile bazen bunlarla oyalanıyorum.
Hiç değilse insan, bu iki kere ikiden daima ürkmüştür; ben hâlâ ürküyorum. İnsan bütün ömrünü iki kere iki peşinde geçirir, bu uğurda denizler aşar, hayatını harcar, fakat yemin ederim, arayıp gerçekten elde etmekten korkar. Çünkü onu bulur bulmaz artık erişecek şeyi kalmayacağını bilmektedir.
Durup dururken, ortada fol yok yumurta yokken kendimi gücendirdiğim çok oldu; aslında hiç sebep olmadığını bildiğim halde kendimi öyle dolduruyordum ki, sonunda gerçekten gücenip içerliyordum.
Cumhuriyet meydanı'nda tur atan adamlara bakıyorum. Burası ölmeden evvelki son durak Sibel. Burada sırası gelen Büyük Camii' ye gidiyor. Orada musalla taşında yerini alıyor. Burası sanki otobana sapmadan önceki son çıkış gibi. Buraya düşersen artık çıkışın sadece mezarlığa oluyor. Biliyor musun, kendi aralarında 'hurdalık', diyolarlar buraya. Yani emekli erkeklerin hurdalığı.