Ziya Gökalp, devlet, millet ve İslam görüşü ile zamanında bir çok gence ilham kaynağı olmuş büyük bir aydınımız ve yol göstericimiz.
Fikir ve ideolojik eserler zamanın şartlarına ve
Diğer roman kitaplarını da okuyup ilk dikkatimi çeken şey hepsinde ikisinde savaşın (Bozkurtlar ve Delikurt) ve diğerinde (Ruh Adam) insanın içsel halini anlatan romanların ortak noktası aşk konusunun savaş teması çok ön planda olsa bile yeterince iyi ve edebi değeri yüksek şekilde işlenmesi oldu.
Sonu da sanırım diğerlerinde de aynı idi. Aşk ile bitti. Geniş kişi, yer ve olay örgüsüne sahip kitap adeta televizyon dizisi gibiydi. Okuyunca, yine ilk düşüncelerimin arasında televizyonlarda yayınlanan saçma diziler yerine bu kitaptan fevkalade bir dizi çıkardı.
Her romanında olduğu gibi Atsız Beğ, gerçek kişileri bol bol kullanarak gerçek olaylar ile harmanlayıp ve bazı kişilerin atlarını değiştirip edebi kalemini konuşturmuş. Okumaya pişman olmadığım ve hatta birkaç sene geçince tekrar tekrar okuyacağım kitaplardan biri oldu.
Kitabın uzun soluklu ve gerçekçi olması hemen göze çarpıyor. Kişilerin ve olaylarin çok olması bazı beklenmedik şeyleri yaptırabiliyor. Örneğin bu sebepten de karakter ölmez diyorum fakat birkaç sayfa sonra karakter ölüyor. Karakterlerin çok olması ve olay akışının da buna binaen bol olması bu eksiklik diyemem, kitabı okurken bu kırgınlığı hemen gideriyor.
Pek inceleme yazmayı bilmediğimden sadece okurken düşündüklerimi ve duygularımı belirttim. Okuyanlara şükranlarımı sunarım. Çok kıt bir inceleme oldu. Her incelemem gibi.