“Çünkü kadın, çünkü doğru yoldan sapmış!” diyordu. Çünkü bu iş için vücut bulmuşlar. Çünkü kadınlık demek aldatmak olduğu için, ne kadar çok kadın olurlarsa o kadar kolay aldatabileceklerdi...
Hem kadınlara hıyanet için sebep sormak kadar budalalık olur mu? Bu onlar için bir ihtiyaç, aldatmak, hıyanet etmek doğal ve hayatî bir görev değil midir? Ah, onlar böyle pisliklerle aldattıklarına, kendilerine, büyük, temiz ruhlarına aldananlara acaba nasıl bir bakışla bakarlar, yarabbim?
Birdenbire kendini bu yalnız sese, bu acılı iniltiye o kadar yakın hissetti ki, uzun uzun ishak kuşunu dinledi. “Evet, tıpkı ben” diyordu. “Eğer bütün ıstıraplarım bir ses bulsaydı hiç
şüphe yok ki bu kadar vahşi, bu kadar insanlardan kaçan, bu kadar şanssız, bu kadar ümitsiz ve karanlık olabilirdi.
Er ya da geç yaptığım işler, her neyseler, unutulacak ve ben var olmuyor olacağım. O halde daha fazla çabalamak niye? İnsan bu gerçeği nasıl olurda göremez? Nasıl yaşamaya devam eder?