O feyizli bahar, o emniyet, o daima yaratış halindeki zeka ve ruh taşkınlıkları artık hiçbiri kalmamıştı. O neşe bir sırça kadehti ki kırılmıştı!
Şimdi biraz evvel olduğu gibi bir şarkı, bir konuşmada geçen tek bir cümle, yolunun üstündeki bir çiçekçi dükkanı her şey geçmişe ait bir hayalle onu bir yıl öncesine götürür, orada uyandırır.
1001 gece masallarindaki eskicinin hikayesine benzer ikiz bir ömrü yaşıyordu.
Bir tarafta guzel gunlerin hatırası zihninden ayrılmıyor fakat o güneş doğar doğmaz ayrılığın gecesi bütün azaplarıyla içinde kuruluyordu.