İncir Neydi Tanrım, Zeytin Ne?
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 02:11
​Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan ilk şey, o beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmış ruhların hem kırılgan hem de umut dolu o garip sesi oldu. Soner Oğuz, sadece hikâye anlatmıyor; okuru da alıp o hikâyenin içine, hatta kurgunun tam mutfağına sokuyor. Üst kurmaca tekniklerini öyle bir kullanmış ki, bir noktadan sonra kim karakter kim yazar birbirine karışıyor. ​Oğuz’un öykülerinde kent yaşamının getirdiği o meşhur yabancılaşma ve iletişim kazaları var ama bunlar ağdalı bir dille değil, gayet ince bir mizahla anlatılmış. Karakterlerin kendi içlerindeki savruluşlarını okurken yer yer gülümsüyor, yer yer de "evet, tam olarak bu" diyorsunuz. Anlam adacıkları dediği o kısa ama vurucu anlar, okuru hiç yormadan şaşırtmayı başarıyor. ​Özellikle metnin kendi kurgusunu sorguladığı bölümler çok etkileyici. Mesela Nahit Bey karakteri üzerinden kurulan o "yazgı" meselesi... Karakterin hikâyede olduğunun farkında olması ve anlatıcıyı sorgulaması, ister istemez insana kendi hayatını, kendi "yazarı"nı düşündürtüyor. ​Kitaptaki şu kısım aslında her şeyi özetliyor gibi: ​"Camekânlara yansıyan şu ucube ben miyim? Hiçbir tarihi hatırlamaksızın, hiçbir hatırası olmaksızın yürüyorum. 'İncir neydi Tanrım, zeytin ne?' Bunu sora sora kemiklerimden sıyrılıp dökülüyorum kaldırımlara..." #287851774 ​Buradaki "incir ve zeytin" sorgulaması, aslında hepimizin kaybettiği o köklere, o eski ve kutsal değerlere duyulan özlemi yüzümüze çarpıyor. Oğuz, modern hayatın klişeleriyle kavga etmek yerine onlarla dalga geçmeyi seçmiş. Kadın-erkek ilişkilerindeki o bitmek bilmeyen çıkmazları ve toplumsal rollerin yarattığı o yapay havayı, kimseyi kırmadan ama tam on ikiden vuran bir dille ele almış. ​Kitaba adını veren Ebabil metaforu ise tüm bu gri atmosferin içinde bir
Edebiyat
Belki EbabillerSoner Oğuz · Hece Yayınları · 20254 okunma
9/10
·149 syf.··
2025 6. kitabı
Kitap Kudüs’ü genel hatlarıyla öğrenmek için okunabilecek güzel bir kitap. Kudüs’ü okurken bizim gibi düşünenlerin yazdıklarını okumanın önemini anlıyoruz kitabı okurken. Çünkü Kudüs’ü ancak bir Müslümandan okuyunca yahudi zihniyetinde düşüncelere imkan vermiyoruz. Kitabı okurken Erbakan Hoca’nın “8 Milyonluk İsrail için, 1,5 Milyar müslüman Ebabil bekliyorsa; Ebabiller gelse İsrail'i değil bizi taşlar.” cümlesi sık sık çınlıyor kulaklarda. Kudüs İslamındır diyoruz.
Kudüs'e UyanmakHalis Mutlu · Ravza Yayınları · 2019794 okunma
Reklam
Dünyanın En Güzel Şiirine...
10/10
·224 syf.··
2024 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2024 19:09
Vâreden’in adıyla insanlığa inen Nûr Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır âb-ı hayat En müstesna doğuşa hâmiledir kâinat Ne güzel bir giriş, dünyaya ne güzel bir geliş... Toprağı kirlerinden arındıran o Yağmur için, rahmet vadilerinin Gülü için yazılmış ne güzel dizeler, ne güzel naat... Şimdi ben, okuduğum bir kaç kitaba, yazdığım bir kaç incelemeye, yazmak üzerine edindiğim bir kaç önemsiz fikre güvenerek "Yağmur" hakkında bir şeyler söyleme hadsizliğinde bulunacağım. Yine de nasıl kayıtsız kalayım O en sevgiliye yazılmış, samimiyet ırmağında yıkanıp sayfaların en beyaz noktalarına düşen satırlara? Şiir severler "Yağmur" için başucu kitabı mı diyor? Ben "kalpucu" kitabı demeyi tercih ederim. Her kelimesi, her dizesi kalbe bu denli tesir eden bir kitap, olsa olsa kalplerimizin hemen ucunda bekler, daha ilk mısrası bitince dünya telaşları ve hüzünleri ile dolu o kalplere sirayet eder. Gündelik uğraşlar, gam ve keder, hüznün gözyaşları, gelecek kaygıları, samimiyet kırıntılarının dahi olmadığı ilişkiler, taşlaşmış kalpler, her gün kendi bedenleri büyüklüğünde bombalar ile ölen çocuklar, gözü yaşlı anneler, çaresizlikler ve çaresizler, umutsuzluklar ve umutsuzlar... Kaç virgül daha ayırır Yağmursuz kalmış toprakların acısını? Kaç kelime temizler Yağmursuz kalmış dünyanın kirini? Etrafımızı sarmışken çağın tüm bu prangaları, Yağmur'u okuyan kalp nasıl bulmasın huzuru? ~~~ Yıllardır boz bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Kaynağını O'ndan almayan bütün sular bulandı, kirlendi. Çağ öyle bir çağdı ki, kana kana içtik bulanmış suları. Yağmurun berraklığı şimdilerde bir masal kadar
Nurullah Genç - Yağmur
YağmurNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20193,505 okunma
10/10
·590 syf.··
2023 22. kitabı
·
İnsanı içine alıp götüren ve sürükleyen aynı zamanda bilgilendiren Peygamber Efendimizi ve sahabesini incelikleriyle anlatan bir yapıt. İskender Pala’nın kalemi her zaman sağlamdır. “Zaman öyle bir zaman, mekan öyle bir mekandı… Ebabiller kara yer kararken Ebrehe’nim fillerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kabe’nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… ‘
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Puan vermedi·149 syf.·
2023 109. kitabı
Bu kitabı okurken aklıma rahmetli Erbakan Hoca geldi...Özellikle de şu sözleri, Sekiz milyonluk İsrail için bir buçuk milyar Müslüman Ebabil bekliyorsa, Ebabiller gelse İsrail'i değil bizi taşlar. İki bölümden oluşan,tek oturuşta bitirebileceğiniz bu kitabın ilk bölümünde kendi degerlerimiz, kendi kaynaklarımız ve kendi kavramlarımızla Kudüs anlatılmaya çalışılmış, ikinci bölümünde ise bir seyahat öyküsü ile sahiplenme duygusu pekiştirilmek istenmiş... Kitabı okudukça Kudüs'ü kendi kaynaklarımızdan okumanın önemini , "Kudüs bizimdir!", "Kudüs kırmızı çizgimizdir!" söylemlerinin içinin dolduğunu; kitabın vermek istediği asıl mesajın ustalıkla, ayetler, hadisler, menkıbelerle desteklenerek verildiğini kimi zaman hüzünlenerek, kimi zaman gururlanarak hissedeceksiniz. İsrail'in Filistin'e attığı füzelerin yarısını Müslümanlar İsrail'e atsa akşam çayını Kudüs'te içeriz." O kadar alışmışız ki zalimin diliyle, zalimin söylemleriyle, isimlendirmeleriyle bizim olana hitap etmeye bizim olana bile bizim demekten korkar hale gelmişiz.O kadar sindirilmişiz ki tatil planları yapan çoğu insanın son hayalleri arasında kalmıştır hep Filistin'e gitmek, Mescid-i Aksa'yı, Kudüs'ü görmek...Oysaki Kudüs demek Peygamberimizin Miraca yükseltildiği,namazın farz kılındığı, Peygamberimizin(sav) "Gidin!" dediği, bütün peygamberlerin cem olduğu, Rabbimizin ayetinde "Etrafını mübarek kıldım" dediği yer demek...Hangimiz Kudüs'ü böyle biliyoruz.Önce kavramlarıyla zihinlerimizi işgal ettiler, böylece fiziksel işgale de zemin hazırladılar.Yaptıkları her eylemde önce Müslümanların tepkisini ölçtüler, tepkisizliklerinden cesaret alarak işgallerini,aşağılamalarını daha da şiddetlendirdiler.Peki ya biz ne yaptık Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya saldırıldığında… Eyleme dönük olmayan birkaç cümle...
Kudüs'e UyanmakHalis Mutlu · Ravza Yayınları · 2019794 okunma
Göç - M. UNWIN /Hayvanların Olağanüstü Yolculukları
9/10
·47 syf.··
2023 54. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2023 13:51
"Şimdi sonbahar: Yapraklar dökülmeye başladı, günler gitgide kısalıyor, geceler de daha serin. Kuşlar huzursuz." (s. 18) Hayvanların hayatına ilgi duyar mısınız? Peki onların yolculuklarına? Neden yolculuk yapar hayvanlar? Yeni yerler görmek için mi? Nasıl bir serüvendir onların göçü? 20 farklı hayvanın göç hikayesine tanıklık etmek ister misiniz? Öğretmen odasında bir arkadaşımın elinde kitabı görmemle başladı kitapla olan yolculuğum. "Dur bir bakayım," derken "Ben daha başlamayı düşünmüyorum, önce sen oku hocam," teklifine hayır diyemedim. Bunda kuşlara olan sevgimin, kitabın görsellerinde onları da görmemin etkisi oldu diyebilirim. Her direğinde leylek olan bir mahallede geçti çocukluğum. Gözüm hep gelişlerini arardı ve üzülürdüm gidişlerine... Boyu 18 metreye kadar uzanabilen balinalar, İmparator penguenler, Karibu geyikleri, Yılda 77.000 kilometre yol yapan kutup sumruları, Günde 100 kilometre kadar yol yapabilen kral kelebekleri, Dans eden ötücü turnalar, Sıcak diyarlara göç eden kırlangıçlar, Hepimizin çok sevdiği yusufçuklar, Karaya ayak basmadan yıllarca uçabilen devasa albatroslar, Nehir gibi akan yengeçler, Himalayaların zirvesinde Hint kazları, Dünyanın en büyük kara hayvanı filler, 80 yıl yaşayan yeşil deniz kaplumbağaları, Hayatlarının son yolculuğuna çıkan ve yumurtalarını bıraktıktan sonra ölecek olan somonlar... Sert hava koşulları, diğer hayvanlar tarafından parçalanma, hayatta kalmak için var gücüyle savaş... Ve bu yolculuğun olağanüstü mücadelesi... Bilgi veren bir kitap olmasına rağmen oldukça akıcı, şiirsel bir üslup kullanılmış. Okurken hayal dünyanızı "Şimdi şurada, söyle bir ortamda olduğunu hayal et..." gibi cümlelerle harekete geçiriyor:
Bilim
GöçMike Unwin · Tübitak Yayınları · 202229 okunma
Reklam
Reklam