EBRAR

EBRAR
Hemşire
YOBÜ
Çorum
28 Haziran
143 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
4/10
·88 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:24
Kitabımız hikaye hikaye ilerliyor. İlk hikayeyi okudum , biraz bahsetmek istiyorum Bir ailenin yanında çalışan genç bir mürebbiyenin yaşadığı gizli bir ilişkinin ortaya çıkmasıyla gelişen olayları anlatır. Mürebbiye hamile kalınca işinden uzaklaştırılır ve evden ansızın gönderilir. Evdeki çocuklar, çok sevdikleri mürebbiyenin neden gittiğini anlayamaz ve büyüklerin bu durumu gizlemeye çalıştığını fark eder. Hikâye, çocukların bakış açısından yetişkinlerin sırlarını ve toplum baskısının bir kadını nasıl yalnız bıraktığını gösterir. Yaz novellası Hikâyede anlatıcı, yaz mevsimini geçirmek için bulunduğu yerde yeni insanlarla tanışır. Bu ortamda genç bir kıza karşı duygusal bir ilgi duymaya başlar. Yaz günleri boyunca birlikte geçirilen zamanlar, doğanın güzelliği ve yazın verdiği rahatlık duyguları aşk hissini güçlendirir. Bir adam bir kıza aşkını mektupla anlatıyor ama hiçbir şekilde kendini göstermiyor platonik olan bir duygusal bağı anlatıyor . Geç ödenen borç Hikâyede evli bir kadın, Tirol Alpleri’nde tatildeyken bir lokantada gençliğinde platonik olarak aşık olduğu tiyatro oyuncusuyla yıllar sonra karşılaşır. Adam artık yaşlanmış, yoksullaşmış ve çevresindekiler tarafından küçümsenen bir hale gelmiştir. Kadın, genç kızken bu adama uzaktan hayranlık duymuş ve onu hayatında çok önemli bir yere koymuştur. Yıllar sonra onu bu düşkün halde görünce üzülür. Lokantadaki insanların adamı küçümsemesine dayanamaz ve onun değerli biri olduğunu savunur, ona saygı gösterilmesini sağlar. Böylece gençliğinde içinde kalan sevgiyi ve minnettarlığı, yani “gönül borcunu” yıllar sonra ödemiş olur. Kadın ve yeryüzü Bu hikâye, kadınların doğayla olan bağını ve kadınların üretkenliğini, gücünü ve yaşam verici yönünü anlatır. Kadın ile toprağın doğurganlığı arasında bir benzerlik kurulur.
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
Reklam
4/10
·495 syf.··
2026 4. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 16:05
Masumiyet Müzesi kitabını oldukça betimleyici buldum ve bu durum kitabın akıcılığını benim için zorlaştırdı. Aslında geçen sene de okumaya çalışmış ama yine bu yoğun betimlemeler yüzünden yarım bırakmıştım. Bu sefer kitaba bir şans daha vermek istedim; üstelik ödünç aldığım bir kitap olduğu için kendimi bitirmek adına biraz zorladım. Bana göre kitapta bu kadar fazla betimleme olmasaydı, hikâye çok daha kısa, belki de 80–100 sayfa civarında olabilirdi. Ancak yazar detaylara fazlasıyla yer verdiği için anlatım gereğinden fazla uzamış gibi hissettirdi. Özellikle Kemal’in Füsun’a olan aşkının zamanla takıntıya dönüşmesi ve onun eşyalarını biriktirmesi bana oldukça garip geldi. Genel olarak kitapla pek bağ kuramadım ve açıkçası çok sevemedim. Bu yüzden tekrar okuyacağım kitaplar arasında yer alacağını da düşünmüyorum.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·85 syf.··
2026 3. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 17:28
Delifişek’i okudum ama açıkçası Şeker Portakalı’nın bende bıraktığı etkiyi yine bırakmadı. İlk kitap gibi içime işleyen, kalbimi sızlatan bir tarafı olmadı. Güneşi Uyandıralım’a göre bir tık daha akıcıydı, onu kabul edebilirim; ama yine de beklediğim duygusal yoğunluğu bulamadım. Zezé’yi seviyorum ama sanki o çocukluk derinliği ve masumiyetinin verdiği o çarpıcı etki bu kitapta biraz daha silik kalmış. Okudum, bitti… ama iz bırakmadı diyebilirim.
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,6bin okunma
Ah zezemmm üzümlü kekim seni sarıp sarmalamak istedim :(
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 17:34
Şeker Portakalı kitabında Zezé’nin dünyasını ben tanıdım. Yoksulluk içinde yaşayan, ailesinden yeterince sevgi göremeyen ama hayal gücü çok güçlü bir çocuğun iç dünyasına girdim. Zezé’nin yaşına göre fazla olgun oluşu, yaşadıklarına karşı geliştirdiği hayallerle ayakta kalması beni çok etkiledi. En çok da konuştuğu şeker portakalı fidanı ve Portuga ile kurduğu bağ, onun aslında ne kadar sevgiye muhtaç olduğunu gösteriyordu. Kitabı okurken hem güldüm hem içim acıdı. Zezé’nin masumluğu ile hayatın acı gerçeklerinin bu kadar erken karşılaşması beni düşündürdü. Özellikle Portuga’yı kaybetmesiyle çocukluğunun da bir parçasını kaybettiğini hissettim. Şeker Portakalı, bana sevginin bir çocuğun hayatında ne kadar hayati olduğunu ve küçük görünen acıların bile bir çocuk için ne kadar büyük olabileceğini anlatan, kalbe dokunan bir kitap oldu
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
10/10
·400 syf.··
2025 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 00:11
El Kızı, Orhan Kemal’in okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen beni edebiyatına çok hızlı şekilde bağladı. Dilinin sadeliği ve akıcılığı sayesinde kitap hiç yormadan ilerliyor. Anlatılanlar süslü değil ama tam da bu yüzden çok gerçek. Okurken birçok sahnede “bu insanlar gerçekten var” hissi oluşuyor. Hikâyenin merkezindeki Nazan, kitabın en masum ve en kırılgan karakterlerinden biri. Yaşadığı hiçbir şeyi hak etmeyen, temiz kalpli, saf ve yönlendirilmeye çok açık bir kadın. Hayat onu nereye savurursa oraya gitmek zorunda kalıyor. Kendi iradesinden çok başkalarının kararlarıyla şekillenen bir hayat yaşıyor. Okurken en çok içimin acıdığı karakter oldu; çünkü yaptığı hatalardan çok, başına gelenler insanın yüreğini sızlatıyor. Hacer karakteri ise tam anlamıyla romanın karanlık yüzlerinden biri. Yalancı, düzenbaz, çıkarcı ve oğlunu gelininden kıskanacak kadar gözü dönmüş bir kaynana figürü. Her şeyi kendi kontrolünde tutmak isteyen, gelinine karşı sürekli bir baskı kuran ve olayları manipüle eden bir karakter. Okurken insanın içinden defalarca “Allah kimseye böyle kaynana vermesin” demek geliyor. Orhan Kemal, Hacer üzerinden aile içi baskıyı ve kadın kadına yapılan zulmü çok net gösteriyor. Nazan’ın eşi olan karakter ise çoğu zaman pasifliğiyle öne çıkıyor. Annesinin baskısı karşısında net bir duruş sergileyememesi, eşini yeterince koruyamaması ve olaylara seyirci kalması Nazan’ın yaşadıklarını daha da ağırlaştırıyor. Kötü niyetli olmaktan çok, zayıf bir karakter profili çiziyor; fakat bu zayıflık bile başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Komşular Naciye ve Rıza ise mahalle kültürünün karanlık tarafını temsil ediyor. Paragöz, çıkarcı ve düzenbaz yapılarıyla sürekli olayları kendi lehlerine çevirmeye çalışan tipler. “Allah komşunun iyisini versin” dedirten
Roman
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
Reklam