Utanca boğulmuş bir iç çocuk, evlilikte BIZ'i oluşturmaya engel olur; ilişkiyi korku, kaygı, kıskançlık, güvensizlik, keder ve öfkeyle doldurur. Iç çocuk kendini 'önemsiz', 'tuhaf', 'değersiz', 'güvenilmez', 'sevilmeye layık olmayan' ve 'kimsenin ilişki kurmak istemediği biri' olarak görür. Kendini yalnız ve öksüz hisseder; hayatla ilgili her konuda kaygısı vardır!
Okuyan ve daha da fazlası yazan kadınlar, var olan koşullar altında, çelişkili ve huzur bozucu unsurlardır; kadınları bir odalık veya ev kölesinin hünerlerinin ötesini vererek yetiştirmek yanlıştır.