hena

hena
@ebrarkhena
26 Eylül
6 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
belki birileri beni böyle şeyler diyerek küçümser. ama neden insanlara dair inancı yitirmek sizi doğrudan dine giden yola yönlendirsin ki? benimle alay edenler bile, çevrelerindeki kimseye güvenmemelerine ve onlar tarafından güvenilmemelerine rağmen akıllarına Yehova'yı ya da herhangi bir ilahı hiç getirmeden hayatlarını mutlu mesut yaşamıyorlar mı?
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
calvenizm, reform sonrası hıristiyanlığın en radikal biçimi olarak kabul edilmektedir. 'kadercilik' dogmasını kabul eden calvenizm, 1509 yılnda doğan john calvin tarafından organize edilmiş bir mezhep hareketidir. calvin'e göre bütün insanlar içsel olarak günahkârdır, yalnızca Tanrı'nın yardımı ile kimi insanlar kurtuluş için seçilmişti. böylece insanlık seçilmişler ve lanetlenmişler olarak ikiye ayrılmıştı. inanan kişi 'seçilmişler' grubunda yer almayı nasıl umabilirdi?
1000Kitap
beni sıkıntıya sokan şey neydi? tanrı bana mı sırtını dönmüştü? neden sadece bana? neden, misal, güney amerika'daki adamın tekine değil? bu konuyu düşündükçe daha da anlaşılmaz bir hal alıyor, tanrı'nın deneylerine niçin benim seçildiğime anlam veremiyordum. en basit şekliyle, sırf bana ulaşmak için dünyadaki bütün insanları es geçmek oldukça tuhaf bir prosedürdü.
1000Kitap
işte bu noktada aklıma soytarılık geldi. bu, benim insanlara son yakınlaşma çabamdı. insanlar beni dibine kadar dehşete düşürmesine rağmen onlardan ne yaparsam yapayım kopamıyor gibiydim. böylelikle (içimdeki) soytarımla birlikte insanlarla bir noktada bağ kurmayı başardım. görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.
Duygu ve Düşünce
cevap vermedim. aciz bir kafa karışıklığıyla öylece durmuş ona bakıyordum. eğer hiçbir yere varmayacaksa, neden en başından beni rahat bırakmamıştı? şimdi nesi vardı? gitmek üzere oluşum canımı sıkmıyordu sanırım. onu tamamıyla kaybetmiştim. gitmeden önce ona söyleyebileceğim bir şey düşündüm; ehemmiyetli, etkili, ona dokunacak, hatta onda saygı uyandıracak bir söz olmalıydı. ve verdiğim kararın tam aksine, kalbim kırıldığı için, soğuk ve gururlu olmaktansa, yaralı ve tedirgin halde önemsiz şeylerden bahsetmeye başladım. aradığım sözü bulamayınca, amaçsızca geveledim. neden bana açıkça ve keskince kendi yoluma gitmemi söylememişti?
Edebiyat