Cennet'teki iki kişiden bir seçim yapmaları istenir: Ya özgür olmadan mutlu olmaları ya da mutlu olmadan özgür olmaları ; üçüncü bir seçenek sunulmaz.
Budalalar özgürlüğü seçti, sonra ne oldu, yüzyıllar boyunca zincirlerini özlediler. Zincirlerini anlıyor musunuz, Weltschmerz (varoluş acısı) budur işte. Yüzyıllar boyunca! Ve ancak biz mutluluğun nasıl geri getirilebileceğini tahmin ettik...
Hayır sonrasını dinleyin! Eskilerin Tanrı'sı ve biz, masanın aynı tarafında oturuyoruz. Evet Şeytan' ın kesin olarak hakkından gelme konusunda Tanrı'ya biz yardım ettik, ne de olsa insanları yasak çiğnemeye ve zararlı özgürlüğün tadına bakmaya teşvik eden oydu, yılan dilli olan o oldu. Biz ise çizmelerimizle başını ezdik:Cart! Ve yine cennet hazır. Ve bizler yeniden Adem ile Havva gibi saf ve günahsız. İyilik ve kötülük konusunda hiçbir karışıklığa yer yok. Her şey çok basit, cennetteki gibi çocukçasına basit. Velinimet, Makine, Küp, Gaz Çanı, Koruyucular....
'BAYAN ALLONBY :
Bizden asla birinin malı olarak bahsedilmemesi gerektiği düşüncesindeyim. Eşinin malı olan erkeklerdir. Bu evli kadınlarının malının aslında ne olduğuna dair tek doğru tanımdır. Bizse kimseye ait değiliz.'