" Unvanına gelince (çünkü bizde her şeyden önce unvanı belirtmek gerekir ya), kendilerini ısıracak kadar dişli olmayanlara yüklenme konusunda takdire şayan bir alışkanlık edinmiş olan birtakım yazarların doya doya alay ettikleri, eğlendikleri, artık kâtiplik aşamasını geçmiş ama henüz tam yetkili danışman da olamamış, ebedî danışman adayı denilen dokuzuncu derece memurlardandı. "
Hikaye bir gemideki yolculukta geçiyor. Hücrede işkence çeken birinin, askerin paltosunun cebinden çaldığı satranç kitabı ve bu kitapla birlikte hücresinde yaşadıklarını, önce kitapta anlatılan satranç oyunlarını canlandırmasını, daha sonra da kendi kendine satranç oynayıp satranç zehirlenmesi yaşamasını kitabın anlatıcısına anlatmasını ve bu esaretten kurtulup gemiye binmesini, gemideki ünlü dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile oynadığı satrançta dünya şampiyonu Czentovic'i yenilgiye uğratmasını anlatıyor.
.
.
.
.
.
.
Aslında kitapta çok daha derin olaylardan, çok daha derin duygulardan da bahsediyor.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma