Günümüz Türkiyesi ile 1930’ların Nazi Almanya’sının arasında okudukça hiç bir fark olmadığını farkettiğim, ve aslında bizi hayallerimizden gün geçtikçe vazgeçmek zorunda bırakan bu sistemin sürekliliğinin sağlanması için çalışanlar ve bizimde istemesek dahi nasıl da bile bile köle edildiğimizin kusursuz çizgilerine sahip grafik romanıydı bu kitap.. Tabii bir de Yeşilçam’ı andıran aşk hikayesi olmazsa olmazıydı..Okuyun okutturun..
Yunan mitolojisine ilginiz varsa,bu romana başlamadan önce biraz klasik mitoloji hakkında araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Genel olarak; betimlemelerle dolu paragrafları ile harika bir roman. Bayıldım.
Pedofili boyutunda takıntılı bir aşkı konu almış yazar. Şahsen okurken insanı rahatsız etmemesi mümkün değil, bu kitabın konusu ilginizi çekiyor ise alternatif olarak Stefan Zweig in Bilinmeyen bir kadının mektubu adlı eserini okuyabilirsiniz. En azından sadece obsesif bir aşk hikayesi..