ece

ece
@eceuzuno
11 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Hayal kırıklığı
1/10
·440 syf.·
2025 14. kitabı
Ayfer Tunç'un son romanı "Annemin Uyurgezer" geceleri tam bir hayal kırıklığı! İyi bir romancı olmasına rağmen bundan bir önceki romanı "Kuru Kız" da hayal kırıklığıydı. Ama bu romanı "Kuru Kız"ı bile arattı! Düzgün bir kurgu yok, hocasına histerikli bir aşkla bağlı bir öğrenci, onun annesi ve anneannesinin kısa bir öyküyle özetlenebilecek hikayeleri. Anlatmış da anlatmış. Çoğu sayıklamadan ibaret.Belirli bir konu akışı yok, diri tutulan bir merak unsuru yok çünkü hikayenin izleği yok! Romanı sıkıyorum sıkıyorum, bir kaç cılız damla dışında hiçbir şey düşmüyor hisseme. 440 sayfa, yazık değil mi? Zamanımızı, emeğimizi veriyoruz.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
ece
Anlatım tekniği diye düzelttiğiniz için teşekkürler, dalgınlıkla yazdım ama neyi kast ettiğimi anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Değerli bir yazarın roman tarzının/üslubunun "sayıklama" olarak nitelendirilmesini hoş bulmadım, merak unsuru yok, konu akışı yok diye eleştirmişsiniz; herhalde bu türü Maupassant öykücülüğü ile karıştırdınız. Beklentilerinizi doğru ölçütler ile belirlerseniz daha sağlıklı yorumlar yaparsınız diye düşünüyorum, özellikle bir yazar olarak. Sevgiler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayal kırıklığı
1/10
·440 syf.·
2025 14. kitabı
Ayfer Tunç'un son romanı "Annemin Uyurgezer" geceleri tam bir hayal kırıklığı! İyi bir romancı olmasına rağmen bundan bir önceki romanı "Kuru Kız" da hayal kırıklığıydı. Ama bu romanı "Kuru Kız"ı bile arattı! Düzgün bir kurgu yok, hocasına histerikli bir aşkla bağlı bir öğrenci, onun annesi ve anneannesinin kısa bir öyküyle özetlenebilecek hikayeleri. Anlatmış da anlatmış. Çoğu sayıklamadan ibaret.Belirli bir konu akışı yok, diri tutulan bir merak unsuru yok çünkü hikayenin izleği yok! Romanı sıkıyorum sıkıyorum, bir kaç cılız damla dışında hiçbir şey düşmüyor hisseme. 440 sayfa, yazık değil mi? Zamanımızı, emeğimizi veriyoruz.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
ece
Sayıklama dediğiniz şey bilinç akışı, roman türü yani.
Acilen Karantinaya Alınması Gereken Tek Kitap
2/10
·448 syf.··
2020 92. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2020 16:34
YouTube kitap kanalımda Beyza Alkoç'u ve Karantina kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/2Ia6xxuNANg Nasıl ki "boş yapma, yıkık, duyar kasma, kral, düştüm, yorma reis" gibi kelimeler Z kuşağı turnusolü ise Beyza Alkoç'un Karantina serisi de bir o kadar Z kuşağı turnusolüdür arkadaşlar. Bu incelemeye özel olarak farklı bir şey yaptık, Google'dan 1000kitap'a yolu düşüp bu kitap yorumunu okuma ihtimali bulunan okurlar için bir yere kadar her yorum yazan arkadaşa, gençlerin rahatlıkla okuyabileceği ve nitelikli bulduğum 2 adet kitap önerdim. Belki genç arkadaşlar bir ihtimal yorumları okur da Karantina kitabından çok daha iyi ve küfürlerle değil kurguyla, olay örgüsüyle, toplumsal bir mesajla öne çıkıp edebiyatın gerekliliklerini sağlayan kitaplarla karşılaşırlar diye siz de 14-18 yaşları için uygun kitapları yorum olarak yazabilirsiniz. Şimdi girelim bakalım... Karantinaya. Kitabın adının devamı Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi olduğu için öncelikle bunun ne demek olduğundan bahsedeyim. Hristiyanlık inancında kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlıdır bu arkadaşlar. Bunu duyunca aklıma şöyle bir şey geldi... Sanırım bu kitap da Türk Edebiyatı'nın kıyamet alameti olarak ortaya çıkmış gibi görünüyor. Hatta koronavirüsten yaklaşık 2 yıl önce bir salgından ötürü karantinaya gireceğimiz konusunda kehanette bulunduğu için Beyza Alkoç, Ortaçağ'da yaşamış Nostradamus adlı kahinin reenkarne hali bile olabilir. Lana Del Rey'in kendi şarkısında su-su-summertime summertime sadness demesi gibi bu kitabı okuduğum sırada benim de içimden "ka-ka-karantina karantina sadness" diyesim geldi sürekli. Hatta Çağdaş Türk Edebiyatı adıyla sürekli çok satanlarda bulunan ve içleri erkeğin kadın üstündeki tahakkümü, cinsiyetçi küfürler ve şiddet gibi alt
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının HikayesiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201724bin okunma
ece
Kitap önerilerini inceliyordum, kuzenim Karantina kitabını çok beğenmiş ve benden kitap tavsiyesi isteyen 14 yaşında bir çocuk. Buradaki önerilerin çoğunu ya okudum ya da az buçuk hakimim ve üzülerek fark ettim ki hiçbiri kuzenimin kavrayışına uygun değil. Kendi 14 yaşımı düşünüyorum, Wattpad okuyordum ama sadece çok canım sıkıldığında ve ne kadar berbat bir ortam olduğunun bilincinde olarak. Kaldı ki küçük yaştan beri klasikten fantastiğe birçok türü okumuştum zaten. Zannediyorum ki algılama kapasitem şu anki ilkgençlikten çok daha fazlaydı ve aramızda yalnızca 6 yaş var! Şimdi ben yılda bir kitabı zar zor bitiren, bilgisayarın başından kalkmayan çocuklara nasıl Dosto önerebilirim? Sabahattin Ali'ye katlanamayacaklarina eminim. Ne önersem bilemedim...
2/10
·537 syf.·
2018 24. kitabı
Uzun zamandır okurken sinir krizi geçirdiğim, başımı duvarlara vurmak istediğim, içinde sevecek bir şey bulamadıkça goodreads puanını düşünüp bir mantık bulmaya çalıştığım bir kitap olmamıştı. Sevmediğim çok kitap okudum ama beni bu kadar sinirlendireni görmemiştim. Baştan söyleyeyim, kitabı sevenlere lafım yok. Yalnız bana fan girl modlarında gelmeyin, gelecekseniz de sorularıma cevap vererek yapın bunu, lütfen. Bana kitabı sebepsizce, sebepli ya da başka bir şekilde sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Bu sorun değil. Ama aşağıda yazacaklarımın kitapta olmadığını iddia ederseniz biraz gülerim. Yine de sevinirim. Zira bunlar benim yanlış anlamamsa ve bana doğru halini gösterirseniz benden çok sevineni bulamazsınız. Kitapla ilgili 35 bölüm boyunca sevdiğim bir yer bulamadım. Ne dil ne karakterler ne kurgu ne uyarlama ne herhangi bir şey bana mutluluk verdi. Bir şeyler olmalı, bu kadar sevildiyse eminim bir şeyler vardır diye düşünerek okudum da okudum. İşin aslı arkadaşımla birlikte okumasaydım bitiremeyebilirdim. Çünkü onunla kitap üzerine parodi sohbetleri yapmak, bu kitabın bana en çok mutluluk veren yanı oldu. 36. bölümden itibaren kitap hafiften canlandı, nihayet başı sonu birbirine bağlı birtakım olaylar meydana geldi de yarım bırakmayıp bitirebildim. O kısım da genel hatalardan muzdaripti ama en azından sıkılmadığımı, cinnet geçirmediğimi söyleyebilirim. Önce kurgudan başlayıp sırayla karakterlere sövmeyi düşünüyorum. Hazırsak başlayalım. Kitabın esas fantastik kurgusu güzel olmakla birlikte yazar bunu işleyemediği için gözümde bir değeri kalmadı. Kurguya dair en büyük hata kahraman anlatıcı tercihi olmuş. Bu da insanda acaba kendi kurgusundan çekiniyor mu, sorusunu oluşturmuyor değil. Kitabın en ahmak, en cahil, en sığ ve en boş karakterinin gözünden olayları
Edebiyat
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
ece
çok haklisiniz