“Eğer gerçekten kurtulmak isteseydi onu engellememiz mümkün olmazdı. Truman hücresini tercih ediyor.”
Truman hayatının sahte olduğunu fark ettiğinde gerçekleri bulmak için denize açılır; ‘enginlik, sonsuzluk ve özgürlükle ‘ tanımladığımız deniz. Denizin sonuna vardığındaysa onu gerçeğe götürecek olanın deniz değil, küçük karanlık bir kapı olduğunu görür. “Gerçeklik bir deniz gibi masmavi ve dingin değil, gerçeklik kapkaranlık ve tedirgin edici.”
Gerçekliğe adım atma cesaretini gösterebiliyor muyuz? Yoksa kendimizi inandığımız sahte bir dünyaya mı hapsediyoruz?
İzleyici kendi sıkıntılarından kurtulmak için Show’u izlerken, Truman da kendi sınırlarından kurtulmak için şovdan kaçmaya çalışır. ‘Truman’ın elde etmek istediği şey, izleyicilerin kaçmak istediği şeydir. ‘
Toplum hala uykuda, o güzel “Amerikan Rüyası”nı görmeye devam etmektedir. O halde onlara söylenecek en güzel söz şudur;
“Olur ya belki sizi göremem, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.”