Eda Ataöz

Eda Ataöz
@edaataoz
İstanbul University-Architecture İzmir-İstanbul
İstanbul Üniversitesi
İzmir
26 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·108 syf.··
2020 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2020 18:27
Elias Rukla isimli edebiyat öğretmeninin yaşamından bir kesit sunuyor bize kitap. Mesleğinin getirdiklerinden, öğrencilik hayatında kazandığı bi dostun onun şimdiki hayatında bıraktığı izlerden ve eşinden sıkça söz ediliyor. Karakterin ruhsal çözümlemelerine ve iç dünyasında yaşadığı çalkantılara da yer veriliyor. Baş kahraman modern dünyaya adaptede zorlanan ve toplumdan kendini soyutlama tarzında bazı karakteristik özelliklere sahip. Eleştiri olarak söyleyeceğim tek nokta yazarın da payının büyük olduğu fakat çevirmenin de etkisinin yadsınamayacağı nokta kesinlikle çok sık tekrar eden ve bence okuyucuyu yoran kelime dizileri.Kitabın tam olarak ne anlatmak istediğini çok anlamdıramadım ama genel olarak baş kahramanın kendisini ve içinde bulunduğu vaziyeti sorgulaması kitabın en alıcı noktalarından diyebilirim. Mahcubiyet ve HaysiyetMahcubiyet ve Haysiyet Dag SolstadDag Solstad
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,462 okunma
Reklam
Puan vermedi·50 syf.··
2020 16. kitabı
“Soylu hükümdarlarına bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun? “diye soruluyor kendini vatanını savunmak konusunda mecburiyeti varmış gibi düşünen adama. Ana vatanı savaş yüzünden terk eden bir çiftin İsviçre’de kocasının orduya çağırıldığına dair eve gelen bir mektupla alt üst olmaya başlıyor hayatı. Adam kararsız.Şiddet karşıtı karısının sözlerini dinleyip İsviçre’de mi kalsın yoksa görev duygusuyla hareket edip ana vatana mı dönsün? Stephan Zweig’ın savaş karşıtı görüşlerinin öyküleşmiş halini okuyoruz bu yapıtta.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
BİR KAYBOLUŞLAR ANLATISI
Puan vermedi·240 syf.··
2020 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2020 14:29
Kayboldum. Kitabı okurken bitirirken kayboldum ne bir gölge bıraktım arkamda ne de bir iz. Geçip gitti önümden kahramanlar. Kitabın her sayfasını farklı bir bağlamda okudum. Bazen berberin koltuğundaydım yüzüm sabunlu Bazen rakı masasındaydım. Bazen karanlık bir atın nalları vurdu çehreme Bazen de aldım kitabı çıktım uzak yerlerde okumaya Meğer uzaklaşan bedenimden ayrılan ruhummuş da bedenim muhtarlık binasında asılıymış tavana Çırağın dönmesini beklerken baktım bi 10 sayfa daha akmış gitmiş ama ben hep aynı yerdeyim berber sırasında. Gözlerimi kaçırmak istedim kitaptan kaldırıp baktım duvara karakalem güvercin tablosuna. Ben ben miydim bu kitabı okurken yoksa bekçi başımda mavzerle beklerken Cennetin oğlu muydum? Hissettim her bir kahramanı ruhumda Onlar sayfalar akıp gittikçe bir bir yok oldular Ne bir iz kaldı onlardan geriye ne de bir gölge... Karton arka kapak kapandı günler sonra Dedim kendi kendime “Kar neden yağar kaaarr?”
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
Stephan Zweig’ın ruhsal çözümlemeleri yine çok fazla ön planda tuttuğu bir kitap.Ana karakterin herkesten gizli tuttuğu sırrının vermiş olduğu yakıcı korku ile günlük ve aile yaşamına yansıyan suçluluk duygusunun hayatına nasıl şekil verdiğini anlıyoruz. Karakteri bu kadar kıvrandıran “korku” sırrın ortaya çıkması değil daha çok bunun peşinden nelerin geleceğidir.Ayrıca yazar utanç duygusunun, suçluluğun ve öfkenin insan ruhunu nasıl adım adım ele geçirdiğini detaycı bir uslüple ele almış.
KorkuStefan Zweig · İndigo Yayınları · 2018124,8bin okunma
Kıskançlığın romanlaşmış hali
7/10
·155 syf.··
2020 2. kitabı
Kitap edebiyatımızın klasikleşmiş eserlerinden.Ana karakter Zehra’nın yaşadıkları ve ruhsal çalkantıları üzerine ele alınan konular zincirinden oluşuyor.Son derece fazla kıskançlık sendromlarına sahip olan Zehra’yı sakinleştirmenin tek yolunu babası evlilikte buluyor.Suphi ile evlenen Zehra’nın geçirdiği bütün güzel günler kısa sürede Sırrıcemal’in eve gelmesi ile son bulmaya başlıyor ve eski kıskançlık nöbetlerine geri dönüyor. Bu sırada Zehra’dan tamamen kopamayan Suphi de aşkın en güzel halini Sırrıcemal ile yaşayacağını düşünüyor.Sırrıcemalle yaşanan güzel günleri de Ürani karakterinin Suphinin hayatına girmesi gölgeliyor.Aşkının malının ve benliğinin son zerresini Ürani için harcayan Suphi bütün bunların sonunda kendini kapıda buluyor.Daha sonra kendini kaybederek çok sevdiği Üranisine kıyıyor.Sırrıcemal de bütün bu olaylar yaşanırken Suphinin yollarını gözetlerken kendini tek teselli eden ölümün sıcak nefesi oluyor.Üraniyi öldürüp sefil hayat yaşanması Zehra için bir intikam meşalesinin ateşinin daha da alevlenmesi demek.Suphinin düştüğü her kötü durum onu tatmin ediyor.Kitap öyle bir kitaptı ki bütün karakterlerin sonu kendilerinin içsel hırsı yüzünden ölümden başkası olamıyor.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Kapı Yayınevi · 201215,3bin okunma
Reklam