“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak.
Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi!
Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama!
Franz Kafka'nın; böcek metaforu üzerinden, ana akımından ayrılana karşı, toplumun duyduğu hoşgörüsüzlüğü, dışlanmışlığı vurgulayan, herkes gibi olmak istemeyenlerin yaşadığı trajediyi anlatan, farklılıklara duyulan tahammülsüzlüğü gözler önüne seren şahane bir eseri. Herkesin okuması, kütüphanesinde bulundurması ve önermesi gereken bir klasik.
Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.
Dostyoveski dahil birçok büyük Rus yazarına ilham olan Gogol, hikâyelerinde aslında hep aynı konuları işlemekte olup Rusya'nın tüm karanlık yönlerini olduğu gibi anlatır.
Burun hikayesinde, şube müdür muavini olan adamın bir sabah burnunun yerinde olmasıyla beraber karakterin burnunu arayışıyla olaylar gelişiyor. Aslında hikaye garip ve gerçek dışı görünse de anlatılmak istenen öz Rusya'daki 'mevki' lerin getirdiği hava ve büyüklenmenin toplumdaki saygı açısından gerekli olduğunu, toplumda kabulün ancak böyle olduğunu anlatıyor, diğer iki hikayede ise klasik Rusya'nın fakirliği, rütbe ile ölçülen saygıyı, insanlarını anlatıyor. Bence güzel ve özlü hikayeler olmasına karşın kolay okunabilecek yazım dili olduğundan Gogol okumak isteyenler bu kitapla başlangıç yapabilirler.:)
Sevgilerle..