Eda

Eda
@edaerdem5
Ne tuhaftır şu insanlar Kimi zincirler içinde hür Kimi esir olmaktan bahtiyar Kimi de benim gibi bin bir şeyi düşünür
Öğrenci
Psikoloji
Ankara
18 Ekim
38 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Korku ve tiksinme aksi bir biçimde keyife dönüşebilmektedir
Kendimizi iyi hissetmemizi sağladığı için eğlence veren ilaçlara bağlanabiliriz ancak, sauna, maraton koşuculuğu ya da paraşütle atlama gibi başlangıçta rahatsızlık ve sıkıntı veren etkinlikler sonrasında çok keyifli bir hal alabilir. Bu aşamalı uyum, bedende yeni bir kimyasal dengenin kurulduğu sinyalini vermektedir, böyle olunca da maraton koşucuları bedenlerinin sınırlarını zorlayarak iyi ve canlı hissettiklerini söylemektedir. Bu noktada, tıpkı ilaç bağımlılığı gibi aktivite ve deneyim için can atarız ve yoksun kaldığımız zaman içe kapanırız. Zamanla insanlar etkinliğin kendisinden çok, yoksunluğun acısından kaygı duyarlar. Bu teori, neden bazı insanların, kendilerini dövmesi için birilerini tuttuğunu ya da sigarayla kendini yaktığını ya da kendilerine zarar veren insanlara bağlandıklarını açıklamaktadır
Psikoloji
Gözleri siyah, ipek örtüleriyle yanmış İzmir'in hayalini, dudakları rengin nebatların en muhteşem renklerle tecelli ettikleri "Serendib"in' bir nevi meyvesini, ihtiraslı karanfil ve nar çiçeklerini düşündürüyordu.
Şarap sarhoşu gece yarısında uyanır, ama saki'nin sarhoşu ta mahşer sabahında... Gençtim. Aşk şarabı beni de sarhoş etmiş, aşkın ateşi kalbimde tutuşmuştu. Sarhoşluğumun adı Elif idi. Sarhoşluk veren şarabın aslında ateş olduğunu, şarabın sakiye dönüşeceğini o vakit bilemezdim. Rüyamda onu kucakladığımı görsem "Allah'ım ya bu rüyamı gerçek eyle ya da bu rüyadan beni hiç uyandırmal" diye dua ederdim.
geceler boyu yalnız ve sessiz beklerken pek çok şeyi yeniden düşünür insan. Hani, yabancı bir sesi duymak isteyen nöbetçi kulaklar, kendi iç sesini dinleye dinleye sabah eder ya! Neler neler söylemedi içim o uzun bekleyiş gecelerinde, neler neler kurdum içimden, bilsen...
Acının birine üzülemeden diğeri geliyordu Molla Kasım. Yeni bir acıya ah edecek olsak, içimizdeki eski bir ah ağzımızdan çıkıp ona yer açıyordu. Her gelen dert, bir öncekini unutturuyor, her acı diğerini bastırıyordu. İnsanın acılara ne kadar dayanıklı olduğunu başka zaman anlatsalar inanmazdım