Edanur Kaçar

Edanur Kaçar
@edakacaar
Güzelden korkan ham ruhları pişirme laboratuvarı
Öğretmen
Lisans mezunu
21 Ekim 1999
37 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Hikâye içinde hikaye ustalığı ve İhsan Oktay...
Puan vermedi·245 syf.··
2026 1. kitabı
Eser, Ölümün Cezzar Dede adlı bir hikaye anlatıcısıyla anlaşması ve bir oyun oynaması üzerine başlıyor diyebiliriz. Romanda anlatılan hikayelerin konuları sırasıyla; korku, din, aşk ve çocuk. Tabi bu hikayeler arasında da hikaye içinde hikaye kurgu içinde kurgu vardır. Eserde karşımıza çıkıp adını hep gördüğümüz hiç unutmadığımız bir karakter de uzun İhsandır. Yazar kendini yine diğer kitaplarda da gördüğümüz Uzun İhsan adıyla dahil etmiştir esere. Fakat kurguya katkısı yalnıza anılmak ve aranmak ve en sonunda yakalanarak Ölüme iyilik yaptığı için yaşamak için bir süre daha verilmesidir. Esas örgü Ölüm ve Cezzar Dede arasında geçmektedir. Kitapta Cezzar Dede ile Ölüm arsında geçen cennet ve aşk diyalogları en dikkat çeken kısımdı bana göre. "Cenneti görmek için gözlerimizi açmamız değil, belki de kapamamız gerekir." "Her insan ancak bilmediği şeyden korkar. Korkusunu yenmek için bilmek ister. Fakat bilmesi için araması gerekir. İşte, din de bu arayış değil midir? Bununla birlikte, eğer insan bir şey arıyorsa, onu bulmuş ve ona kavuşmuş da değildir. Kavuşamadığı şeye erişmek için can atar. Eh bu da aşktır işte!..." Kitabı okuyanlara naçizane önerim de oturduğunuzda bir hikayeyi bitirmeden kalkmamanız.
Edebiyat
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·413 syf.··
2024 25. kitabı
"Dünyanın nasıl bir düzen üzerine kurulduğu anlaşılıyor. Olaylar öylesine korkunç, mantığa uygun, birbirine bağlı ki! Ortada bir son var, ama bu sonun ardından yenir bir yaşam başlıyor. Sürüp gidecek yeni bir yaşam..." Yine bir Cengiz Aytmatov klasiği ve yine temeli; masallara, efsanelere ve biraz da yaşanmışlığa dayandırılmış bir eser var karşımızda. Nayman Ana, Raymalı-Ağa, Ana Beyit ve nice efsane hatırlatmaları...Cengiz Aytmatov eserlerinde hiçbir olayı, hiçbir karakteri öylesine yerleştirmemiştir. Romanda kendi babasının başına gelenleri , Abutalip Kuttıbayev ile anlatmıştır. Babasının vefatından sonra her zorluğa göğüs geren annesini ise Zaripa karakteriyle karşımıza çıkarmıştır. Aslında aklamak istediği Abutalip değil, kendi babasıdır. Romanda karşımıza çıkan Ana Beyit mezarlığı yazarımızın babasının gömüldüğü ve rejim yüzünden nice yazarların katledilip bu mezara gömüldüğü yerdir. Bu yüzden demeliyiz ki yine bu eserde dönemin mevcut rejimini hatırlatan birçok kesitler sunmuştur bizlere. "Bir insanın elinden malı mülkü, tüm zenginliği, gerekiyorsa biricik yaşamı alınabilir. Ama belleğini köreltmeye, beynini sakatlamaya kim cüret edebilir ki?" Cengiz Aytmatov''un romandaki dev teması yine "Mankurt" tur. Mankurt teması Jolaman ve Sabitcan üzerinden anlatılmıştır. Kullandığı ondan fazla tekniğiyle, Kırgızlar'ın kültürünü, coğrafyasını ustalıkla anlatmasıyla bu eser, başta zor ilerlese de sonrasında anlatılan efsanelerle bizi içine sürükledi. Romanda gün uzadı, asır oldu...
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Kim olmak istersin?
10/10
·206 syf.··
2024 79. kitabı
"İsteklerin Yönetimi" Geç keşfettiğim ama beğenerek ve hızlıca okuduğum spiritüel bir kitap. Her bir satırını çizmek istediğim, çizdiğim her satırı dönüp okumak istediğim okuma zevki veren nadir kitaplardan. Kalbimizin ve beynimizin nasıl tüm vücudumuza ve yaşantımıza hükmettiğini gözler önüne seriyor bu kitap. "Kalbimizle dünyayı değiştirebiliriz." Peki ya nasıl? Yaşamımızı olumlu ve doğru rezonans alanlarıyla doldurursak ve isteklerimizi en derinden inanarak istersek olmayacak hiçbir şey yoktur aslında. Söylediğin afirmasyonlara inan ve bu yolda devam et! Kitap iki bölümden oluşmaktadır: "Dünyayı Değiştiren Buluşlar ve İsteklerimizle Rezonansa Girebilmek İçin Etkili Yollar". Geçmiş ve gelecek kavramlarının birbirine ne kadar da bağlı olduğunu görüyorsunuz. Rezonans alanımızın titreşimlerini yükseltmek içinize huzur verecek müzikler dinlemeniz kadar basit olduğunu biliyor muydunuz? Bu kitap sayesinde tüm bu söylediklerimi adım adım yapabilir ve imkansız olduğunu düşündüğünüz birçok şeyi yaşamınıza çekebilirsiniz. Kendini olduğun gibi kabullenebildiğin anda, kendine ulaştın demektir aslında. Vee dört dörtlük olmayanlar kulübüne giriş yapmış oluyorsun. :) ....
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
"Bay C. ve Arayışı"
Puan vermedi·192 syf.··
2024 42. kitabı
İsmi bile eksik olan bir kahraman kendini nasıl tamamlar? Yani Bay C., kendini topluma kazandıramamış bir Aylak Adam o. Kendine, yaşamına yabancılaşmış ve umutsuzluktan kurtulmak isteyen bir karakterdir. Mektup tekniği, iç çözümleme ve diyaloglar kullanılmıştır. Baş karakterimizin iç dünyasına ve psikolojisine derinlemesine daldığımız okuma keyfi veren bu roman, Bay C.'nin sessizliği ile son bulmuştur. "Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı." “Rahatsınız. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Martın Eden Romanının Karakterlerine Psikolojik Bir Bakış
Puan vermedi
"Martin Eden" Kitabın ana karakterleri; Martin, Ruth ve Brissenden. Bana göre kitabın en bencil karakteri Ruth 'dur. Okuyunca elbet sizde bana hak vereceksiniz. Bilgisi ve ait olduğu sınıfla Martin'den üstün olduğunu düşünsenizde aslında Martin'in o halde iken bile ondan üstün olduğunu fark edersiniz. Kitabın gizemli karakteri; Brissenden, Martin'in akıl hocası, sosyalist ve entelektüel bir şairdir. Olayların başlangıcına bir bakalım: İşçi sınıfına ait olan Martin, Arthur’un daveti üzerine evlerine misafir olması ve burjuva sınıfıyla ilk kez bu kadar yakından tanışmasıyla olaylar vuku bulur. Kendini ait olmadığı bir dünyada bulur. Martin bu yemekte gerek sofra düzeni gerek giyim gerekse bilgi kültür konusunda kendisini onlara kıyasla yetersiz ve aciz hissetmiştir. Martin için iç savaş tam olarak buradan sonra başlar. Okumak ve yazmak azmiyle yanıp tutuşan Martin, yepyeni bir dünya keşfetmiştir ve öğrendiği her yeni bilgi ona yaşadığı hayatı, toplumu ,siyaseti aydınlatmada bir ışık olmuştur. Martin'in inkisara uğradığı en büyük konu Ruth 'dur. Önceden de pek iyi olmayan Martın, ehven bir durumda hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Karşımıza bazen aşık, bazen kendine özgü bir felsefeci, bazen bir kardeş, komşu ,arkadaş ve şair olarak çıkar.. Martin, arkadaşlarının kendisini anlamadığını, onlardan farklı şeyler düşündüğünü, ancak hiçbir zaman düşüncelerini onlarla paylaşmadığını fark eder. Martin’in kendi hayatına ilişkin bu şekilde çıkarımda bulunması “dünyada var olma” kavramı ile açılanabilir. Kitabın sonlarına baktığımızda artık ne kendi sınıfına ne de burjuva, üst sınıfa ait bir Martın görürüz. Martin...En son çareyi geldiği yerde denizde bulur...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam