"Toplum bireyle üç koldan çekişiyordu: Kanunlarla, kamu görüşüyle ve vicdanla. Bunlardan ilk ikisi hileye maruz kalabilirdi, hile zayıfın güçlüye karşı tek silahıydı. ... ama vicdan kapalı kapılar ardındaki haindi ..."
Sayfa 334 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Çarpıcı bir sondan ziyade, uzun ve akıcı bir olay örgüsü içinde buluyorsunuz kendinizi. Yazarın hayatından izler de taşıyan otobiyografik roman yalın dili sayesinde zaman zaman ana karakter Philip ile Paris'te sanatı yaşıyor, Londra'da onun yanında yürüdüğünüzü hissediyorsunuz. Doğuştan yumru ayaklı olmanın küçüklüğünden beri onun için kusurlu olduğu kanısına varmasına sebep olan insanlar yüzünden hayatı boyu kendisini hep eksik ve tamamlanamaz hissedişine çaresizce tanık oluyorsunuz. Aşık olmanın ve hayran olmanın insanda nasıl fedakarlıklara sebep olduğunu kimi zaman Philip'e kızarak okuyorsunuz.
Beni derinden etkileyen ve aile yaşantısındaki tutumların çocuklara nasıl sirayet ettiğini açıkça ortaya koymuş muazzam bir Harper Lee başyapıtı. Tarihin her döneminde bir topluluğun dışlanması söz konusu olmuş olsa da yüzyıllardır siyahilere bakış açımızı asla değiştiremediğimiz günümüz dünyasından ziyade, ırkçılığın zirvelerinde gezdiği dönemi konu almış kitap. Özellikle Amerika'da ırkçılık hareketleri hala kol gezerken bu eseri okuyup kalbinizi bir nebze olsun herkesin insan olduğuna inandırmanızı temenni ederim.
Sonunda gerçekten Werther'in ıstıraplarını kalbinizde hissedeceğiniz ve olgunlaştıkça tekrar okumanız gerekecek bir kitap. Her on yılda bir açıp açıp okunmalı. Romantizm akımı çerçevesinde yazılan kitaplar beni realistler kadar etkilemese de Goethe'nin bu eseri üzerinde saatlerce düşündürecek hisleri barındırıyor.