"Bir an geliyor ki var olduğum mekan vücudumdan daha da küçükmüş gibi hissettiriyor. Sanki o mekana sığmak için vücudumu parçalara ayırıp,bir araya getirmiştir gibi çok fazla acıtıyor. O mekanda işte böyle zar zor nefes almayı başarıyoruz.Böyle dayanmam gerekiyor işte.Çünkü seni hatırlamak zorundayım.Sen çok berbat birisin."
Ne zaman senden hoşlanmaya başladığı mı bilmiyorum. İlkbahardan yaza. Sonbardan kışa.Mevsimlerin ne zaman değiştiğini biliyor musun? Kışın ne zaman bittiğini ve ilkbaharın başladığını biliyor musun? Duygularımın ne zaman büyümeye başladığını bilmiyorum..
Fakat aniden,rüzgar tekrar aynı yerden esmeye başladı. Kum fırtınasının sesi yüksekteki dallara kadar ulaşır. Ve bunun üzerine kalbim pır pır atmaya başlar. Bu geride bıraktığım birini özledim demektir. Birini tekrar sevme arzusu kalbimi küt küt attırıyor. Hayal. Ve hasret. Uzun ve derin sevgi. Bizler uyur dinlenir ve kendimizi yeniden şarj etmek için anlık sevinçlerimizi mesken tutarsız. Böyle acı dolu bir dünyaya geri dönüp yeni hayaller kurabiliriz. Yeni şeyler için can atıp yeniden derin ve sonsuz sevmek için. Ancak yine de seni seviyordum. Her anı sevdim. Ayrıldık. Minnettardım. Beni bıraktığın için kendimi daha çok sevmeyi öğrendim.