Eda

Eda
@edaslibrary_
Puan vermedi·432 syf.··
2021 33. kitabı
Evelyn Hugo'nun Yedi Kocası | Kitap Yorumu Yeni yılın ilk yorumuyla merhabalar! Yıl bitmeden önce okumayı çok istediğim bir kitaptı ve geç de olsa okuyabildim. Tüm sosyal medya ağlarında ve dünyada çok popüler bir kitap haline geldiği için beklentim biraz yüksekti. Bu beklentimi karşıladı mı derseniz emin değilim ama emin olduğum bir şey varsa kitabı gerçekten sevdim. Kitabı okumadan önce çok ağladım, şaşırdım diyenler olduğunu görüp beklenti içine girmiştim ancak gerçekleşecek olan bütün olayları önceden tahmin ettim. Hayatın tüm gerçeklerini yüzünüze çarpan ve toz pembe olaylardan çok uzak bir kitaptı. 2021'de de bu duygularla ve olaylarla yeni karşılaşmış olduğum için okurken ister istemez kendi yaşadığım şeyleri de hatırlayıp Evelyn için ağladım, beni etkileyen kısım bunlardı. Bu yüzden kitap küçüklere göre değil de daha çok genç/yetişkin gruba hitap ediyor. Okurken elinizden bırakmak istemeyip bir çırpıda bitireceğiniz türden bir kitaptı o yüzden edebi bir anlatım beklememeniz gerektiğini söyleyebilirim. İçinde gazete kesitleri de olan okuması kolay bir dille yazılmıştı. Yazar zaman geçişlerini başarılı bir şekilde yazdığı ve sizi okurken kitaptan hiç koparmadığı için de okurken zevk alıyorsunuz. Bilmeyenler için konusundan kısaca bahsetmek gerekirse 60'lı yıllarda Hollywood'u kasıp kavuran güzel aktör Evelyn Hugo'nun hayatını kitap haline getirme kararı alması ve bu iş için Monique ile anlaşması ile başlıyor. Hem şimdiki zaman hem de geçmiş zamanla birlikte anlatılan kitabı okurken keyif alacağınıza, yer yer düşünüp karakterlerin yerinde olsanız ne yapacağınızı düşüneceğinize eminim. Harry, Celia, Rex, Monique.. Hepsine ayrı ayrı üzüleceksiniz ama Harry benim en çok içime dokunan yan karakter oldu. Bunları kitabı okurken ben de çok yaşadım ama her karakterle
Evelyn Hugo’nun Yedi KocasıTaylor Jenkins Reid · Yabancı Yayınları · 20204,310 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·512 syf.··
2021 23. kitabı
Wattpad'i sekizinci sınıfta ilk kitaplara olan yoğun ilgimin başladığı zaman kullanmaya başlamıştım. Artık Beyza Aksoy'un kitapları haricinde kullanmıyorum ve Açık Yaralar Ve Dikiş İzleri'ni oradan okumuştum. Şimdi kitabı alıp tekrar okuduğumda olaylara daha objektif baktım ve unuttuğum yerleri de hatırladım çünkü Vernem Nihaden'in (ikinci kitabın) çıkmasına az kaldı. Liva yalnız yaşayan, tek arkadaşı olan ve oldukça depresif olan ana karakterimiz. Arkadaşı İrem ile bie bara gittiğinde çantasına atılan bir USB ile kendini bambaşka bir dünyanın içine itiyor ve olaylar başlıyor. Karakterlerden bahsetmem gerekirse Liva'nın davranışlarında bazı tutarsızlıklar vardı ve bu kararsızlığı biraz sinirimi bozdu. Okurken hem kararsızlığına hem de yara bandı edebiyatını abartmasından rahatsız oldum diyebilirim. Ve asıl üzerinde konuşulması ve kızılması gereken kişi tabii ki Pars. Pars'ın bazı olaylarda donukluğu, spoiler vermek istemiyorum ama sonda Nazla olan bir olay.. (okuyanlar eminim anlayacaktır) çok sinirlendim. Siyah Kuğu'dan Pamir'i ne kadar çok sevsem de nedense Pars'a onun kadar ısınamadım. Siyah kuğudan bahsetmişken kitabın son 100 sayfasında Siyah Kuğu'dan Pamir ve Nil'de kitaba dahil oluyor ve kitap durgunlaşmışken birden olaylar hız kazanıyor. Sonu çok heyecanlı bir yerde bittiği için ikinci kitabı heyecanla bekliyorum ve umarım bazı soruların cevabını ikinci kitapta alabilirim. Beyza Aksoy'un gerçekten içine çeken ve akıcı bir kalemi var okumanızı tavsiye ederim. Bazı yerlerde insanı çok şaşırtıyor ve etkiliyor. Vernem Nihaden'in de yorumunu büyük ihtimal okuyunca girmiş olurum. Kitapla kalın!
Açık Yaralar ve Dikiş İzleriBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20203,366 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2021 15. kitabı
Merhabalaaar ! Halide Edip Adıvar'dan okuduğum ilk kitaptı ve yazarla tanışmak için doğru kitaptan başlangıç yapıp yapmadığıma emin değilim. Evet güzeldi ama nedense okumak birazcık zamanımı aldı. Bunda farklı sebeplerin etkisinin olduğunu düşünüyorum. Mesela eski kelimeler çok olduğu için dipnotlar çoktu ama bazı kelimeler de barizken yine de dipnot düşmüşlerdi, tabii ki bu da okumamı yavaşlattı. En önemli etken buydu sanırım çünkü akıcı bir şekilde okuyamadım. Yazar edebiyatımızda çok önemli bir yere sahip ve kitabı da çok önemli bir eser. Genel olarak doğu-batı çatışmasını belirli karakter ve olaylar üzerinden anlatıyordu diyebilirim. II. Abdülhamit döneminde yazılan eserde muhafazakar kesim, inanmayan kesim, zengin ve fakir kesim hepsi romanda birleştirilmiş ve toplumdaki farklılıklar anlatılmıştı. Kitabı okurken olacakları merak etmeden duramıyorsunuz ve sizi oldukça içine çekiyor. Din, sanat, siyaset gibi çeşitli konular işlendiği için okuma zevki verdi. Kitabın 1967 yapımı eski bir filmi de mevcut ve bence eski olduğunu göz önünde bulundurursak güzeldi. Siz de benim gibi kitap-film karşılaştırması yapmayı seviyorsanız okuduktan sonra izlemenizi tavsiye ederim.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2021 2. kitabı
Oblomov | Kitap Yorumu Öyle bir kitap okudum ki nasıl anlatsam bilemiyorum. Kitap yorumlarken bazen kendi kendime insanlar bilmem kaç yıl önce böyle bir eser yazmış hala okunuyor senin ne haddine yorumlamak diyorum. Tam da aynı sorgulatmayı bana yaşatan bir eseri yorumlamaya çalışacağım elimden geldiğince. Nasıl yorumlayacağım diye düşünürken iki gün geçmiş mesela. Biraz oblomovluk yaptım yani bu konuda :) Oblomov, oblomovluk. Hepimizin içinde var biraz bu durum. Oblomovluk ne midir? Tembellik, bir şeyi çok yapmak isteyip yapamamak, zamanını bomboş geçirmektir oblomovluk. Oblomovluk kavramı üzerine bir kitap bile yazılmıştır. Kitabı okurken muhtemelen siz de yavaş okuyacaksınız. Oblomov'un düşüncelerini okurken yok artık, pes, bu kadar da üşengeç olunmaz diyeceksiniz. Ama bir süre sonra kabulleneceksiniz onu ve bu sefer üzülmeye başlayacaskınız. Okurken içimden Oblomov'a sitem edip, kızıp üzüldüm. Kişiliğimizin yetiştirilme tarzımızdan geldiğini ve ailenin ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha fark ettim. Oblomov da hep bu üşengeçlik ve sakinlik halinde değilmiş. Ailesi üzerine çok titremiş ve ayakkabısını bile kendisinin giymesine izin vermemiş. Ama çok sevdiği arkadaşı Ştolts, kendisinin aksine, sürekli seyahat eden ve hayat dolu olan birisi. Ştolts'un ailesi ise ona seçimlerini kendisinin yapması için alan ve fırsat tanımış, kısıtlamamış. Yazarın da tarafsız anlatımı sayesinde kendiniz birçok çıkarım yapabiliyor ve yorumlayabiliyorsunuz. Bu kadar zıt karakterleri olan iki arkadaşın hayatının işlenişi anlatılınca da bu çıkarıma ulaştım ben. Zaten kitap fazla karakterin üzerinden de anlatılmadığı için işlenen her karakteri merakla okuyorsunuz. Hizmetçisi olan Zahar ile konuşmaları beni çok güldürdü ve Zahar'ı sevmezken kitabın sonuna geldiğimde en sevdiğim
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2021 3. kitabı
Dorian Gray'in Portresi | Kitap Yorumu Merhabalar,, Yine bana geç kalmışım hissiyatı yaşatan bir kitap okudum. Daha başlarındayken bile en sevdiğim klasiklerden biri olacağını hissediyordum ve oldu da. Okurken neredeyse her sayfada altı çizilecek cümleler, paragraflar olan ve düşündüren mükemmel bir kitaptı. Kitabın bir yerinde yazar sanki olacakları hissediyormuş gibi "Toplumun ahlaka aykırı saydığı kitaplar topluma kendi ayıbını gösteren kitaplardır." diyor ve kitap yayımlanınca bir dönem yasaklanıyor. Neyse ki o günler geçti ve yazarın tek romanı ününü hala koruyor:) Gerçeklerin dönemin katı düzeni sırasında yayımlanması Oscar Wilde'ın ne kadar cesur olduğunu gösteriyor. Kitap ahlak anlayışını özellikle Henry ve Dorian üzerinden sorgulatıyordu. Henry'nin söyledikleri Dorian'ın düşüncelerini ve hareketlerini etkiliyor demek daha doğru olur. Lord Henry'nin dobra ve küstah konuşmaları yüzünden siz de çoğu şeyi kendi içinizde tartışıyorsunuz. Hatta bazı düşünceleri okurken gerçekten de hala öyle olduğunu kabullenmek beni biraz üzdü. Kitapta kendisi yerine portresinin yaşlanmasını dileyen ve bununla lanetlenen Dorian Gray'in hayatı anlatılıyor. Olaylar Dorian Gray, Lord Henry ve Basil Hallward üzerinden gelişiyor. Ah Basil ne kadar üzüldüm sana.. Kitapta sürekli gelişen yeni olaylar var ve bu yüzden kendini merak ettirip okutuyor. Yazarın dilinin de güzel olduğunu ve kitabın ağır olmadığını, sürükleyici olduğunu söyleyebilirim. Başlarda hep aynı şeylerin etrafında dönüyor sanıyorsunuz ama sonradan çok güzel açılıyor. Hele son 80 sayfa... Çok heyecanlıydı ama ben sonunu tahmin etmiştim. Şaşırtan, düşündüren ve farklı dersler çıkarabileceğiniz çok güzel bir kitaptı. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, kitapla
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma