Puan vermedi
İlk üç kitapta bir yerden sonra sürekli sevişmeleri sıksa da rahatsız etmiyordu ama bu kitap kabus gibi hissettirdi. İlk kısım hadi yine idare ederdi de ikinci kısım çok çok kötüydü emin olabilirsiniz. Konu çok iyi ama işlenişi kötü diyemiyorum işlenmiyor gibi çünkü sadece sevişiyorlar, iki kelime sohbet ettiler hop parmak, iki saniye bakıştılar hop bilmemne inanılmaz sıkıcıydı. Çift arasında arka planda normal bir iletişim varmış ama biz onu görmüyoruz Isabella bir sürü şey anlatmış ama yok biz onlar yerine sadece parmak okuduk. Seriye devam edip etmemek konusunda çok kararsızım sırf bu kitap yüzünden
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,521 okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:11
Bence bu seri bir kitap olmalıydı. Ama 2. kitabı okumadan konuşmak istemiyorum. belki de severim ama mutlu bir sonla biten tek bir kitap beni daha mutlu ederdi.
Enkaz AltındakilerBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20227,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Hepimizin bildiği o kitabı dayanamayıp iki defa okudum. Bir kitabı birden fazla kez okumaktan faydalı bir şey görmemişimdir zaten. Shakespeare her zamanki gibi edebiyatın bütün kalıplarını aşarak bambaşka bir tregedya yazmış. Bu adamın kalıcılık sırrı da bu zaten insanların neye ihtiyacı olduğunu yakalayıp beklenmedik bir şekilde yüzeye çıkarıyor. Romeo ve Juliet'e geçersek. Romeo'yu hiç sevmem, Julietle de mutlu olacaklarını hiç sanmıyorum. Bir kaç gün öncesinde Rosaline için yataklara düşüyorken iki gün sonra Juliet'e serenatlar yağdırmaya başlıyor. Bir bakımdan erkeklere güven olmadığının da en büyük kanıtı. Hani ikiye ayrılır ya Romeocular ve Parisçiler. Ben madalyonun diğer tarafındayım. Asıl tercih edilmesi gereken Paris diye düşünüyorum. Evet, Romeo ve Juliet hiç tanışmamış olsaydı hayatında hiç yasayamayacakları, hayatının en büyük deneyiminden uzak kalacaklardı tamam ama o zaman yaşayabileceklerdi. Zaten Juliet mutlu edilmemişti gerçek mutluluğu arıyordu bunu Romeo da verebilirdi, Paris'te, başkasıda... Paris Juliete her şeyi verebilirdi: Aşkı da, mutluluğu da. Burada sorun Romeo'yu sevmek değil. Onu bir kez gerçekten mutlu eden erkeğin Romeo olması. Eğer Paris Romeo dan önce davranıp Juliet'in önüne aşkı serseydi Juliet onu tercih ederdi ve Romeo gibi değişken kişilikli biriyle hayatını yitirmezdi. Diğer bir taraftan çok etkilendigim bir sahnede Juliet'in intihar sahnesiydi. Her şeyden vazgecebilmek gerçekten çok büyük bir cesaret. Juliet'in hiç düşünmeden kılıcı kendine saplaması aslında kitabın asıl sahnesi, asıl amacı.
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,9bin okunma
Bayağı mi bu kitap
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı yıllar önce okudum lisesi yıllarımdayken ,o zamanlar ne kadar duygulandırdım her sözüne, tam da ergenliğimdeki yoğun duygulara hitap ederdi . En çok hatırladığım söz : "Acıma sızdın , acımasızdın " gibi sözlerdi . Kelime oyunu mu denir bilmem bu sözlere lakin şimdi bakıyorum da bana komik ve bayağı geliyor ama işte o zamanlarda bana hitap ediyormuş demek ki . Kitap zaten olay örgüsü sen çok hislerini betimeemekle geçiyor , bir terkediliş hikâyesi . Yıllar sonra karşılaşınca bu kitapla inceleme yazmak istedim ergenlikte okuyan ama artık yetişkin birinin gözünden olsun istedim . Diğer eklemek istediğimse şu anım : Bir gün arkadaşımla (iyi bir okuyucu olur kendisi ) lise yıllarından bahsederken lisede okunan kitaplardan açılmıştı konu ,onun lise yıllarını dünya ve Türk klasiklerini okuyarak geçirdiğini duyunca çok şaşırıp benimse sadece bu tarz kitaplar okumuş olmam beni biraz kitap konusunda cahil hissetrimisti . Aradan zaman geçti ve simdi bakıyorum da aslında geride sayilmazmisim ,benim o zamanlarda o duygusallığa ihtiyacım varmış hatta belki de anlaşılmaya benim gibi yoğun duygular hissedenlerin de duygularıni betimlemesine tanık olma ihtiyacım varmış . Demek istediğim şu : bu kitabı belki bayağı bulanlar olabilir lakin henüz 14 -17 yaşındasınız ve yoğun duygularınizin anlaşılmaya ihtiyacı varsa bu kitabi okumakla geride veya bayağı olmuyorsunuz . ( tabi her yaşta serbestsiniz) . Farklı tarzlara da ihtiyacıniz olunca geçiyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Gelin inceleme
7/10
·408 syf.··
2026 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:03
Kadın karakterimiz Misery oldukça iyi bir karaktere sahipti. Zaten onun için okudum. Adam karakterimiz Lowe o kadar kararsızdı ki beni oldukça kitaptan soğuttu. Misery yaklaşmaya çalıyor ama Lowe her seferinde; "Olmaz yapamayız, uyumlu değiliz, ayrılmalıyız, uzak durmalıyız." Resmen bu sözlerini kitabın sonlarına kadar devam ettirdi. Yeter artık dedim ya, bir kerede uzaklaştırma dedim! Kadınla cinsel temasa gelince sanki gerçekten karısıymış gibi sevişiyor. Sonra yok hataydı, yok özür dilerim, yok bir daha olmamalı, yok yapamayız. Misery' i gerçekten tebrik ediyorum çünkü ben onun yerinde olsam Lowe' a tekmeyi basardım. Zaten Misery' inin çabası ve gayreti olmasaydı bu ilişki ilk başta biter ve Lowe ise pes ederdi.
Aşk
GelinAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20241,069 okunma
TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARETTİR?
Puan vermedi
İnceleme yazısına başlamadan önce kitap yayıncılarına bir çift sözüm olacak. 1961'de ilk baskısı yapılan bu kitabı 1990 yılından sonra doğanların nasıl okuyabileceğini düşündünüz mü? Kitabın 17.baskısı 2012 yılında yapılmış ve içinde birçok Arapça, Farsça ve Fransızca kelimeler mevcut. Kitabı okurken TDK nın sözlüğünün mobil uygulaması sürekli elindeydi. Yaşım itibariyle bir çok kelimenin anlamını bilsem de günümüzde bu kelimeler kullanılmıyor. Bu nedenle sadeleştirilmiş bir dil ile yeni baskıları yapılarak değerli kitaplardan herkesin özellikle genç neslin yararlanması sağlanmalıdır. Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? Mehmet Akif Ersoy demiş milli şairimiz. 1961 de yazılan kitabı 2026 da okuduğumda hiçbir şeyin değişmediği ve bu zihniyet ile değişmeyeceğini fark ediyorsunuz. Ne acıdır ki Hayrı İrdal ve Halit Ayarcı benzerleri sürekli hayatımızın içinde olacaklar. Yazarın doğu batı veya gelenekçi modern toplum eleştirisi, bizim Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne geldiğimiz noktayı çok net biçimde ortaya koymaktadır. Kitabı ön yargılarım ile okumaya başladım okuma sırasında Tanpınar'ın hayatı ve eserleri hakkında makaleleri okuyunca eser sizi içine çekiyor kimi zaman Hayri İrdal kimi zaman da Halit Ayarcı kişiliklerinin günümüzde ki karşılıkları gözönüne geliyor. Kitabı keyifli şekilde okudum. Okumanızı tavsiye ederim.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201553bin okunma