2024 Booker Ödülü’nü kazanan bu roman, daha ilk sayfalarından itibaren okura ince ipuçları sunuyor:
“Efsaneye göre uğurlu anlar tanrısı Kairos’un alnına düşen bir tutam saç varmış; onu yakalamak isteyenler yalnızca oradan tutabilirmiş. Ancak bu tanrı, kanatlı ayaklarıyla bir kez süzülüp geçtikten sonra geriye sadece kel başını gösterir, artık asla yakalanamazmış.”
Peki, Katharina’nın henüz 19 yaşındayken Hans’la karşılaştığı o an gerçekten bir “uğur anı” mıydı?
Aralarında 33 yaş fark bulunan Katharina ve Hans’ın hikâyesi; tutku, ihanet ve erotizmin iç içe geçtiği, yer yer rahatsız edici bir ilişkinin etrafında şekilleniyor. Tüm bunlar, Berlin Duvarı’nın yıkılışı gibi tarihsel kırılmaların gölgesinde; toplumsal ve siyasi olaylarla, edebiyat, müzik ve tiyatronun zarif dokunuşlarıyla harmanlanıyor.
Romanı bitirdikten sonra naçizane önerim, eseri ve yazarı ele alan Deniz Yüce Başar’ın YouTube’daki yayınını da izlemeniz.