Kitaptan alıntılanmış bir söz vesilesiyle tanıştım bu kitapla, içindekilerle. Öyle sıcak, öyle içten bir hikayeydi ki hiç unutmadım, çok sevdim kahramanlarını. Kitap, Dönüş'ün anlatımıyla oluşturulmuş, Dönüş'ün zihnini toparlamak, unutmamak adına tuttuğu bir defteri okuyormuşçasına yazılmış. Devamı niteliğinde olan Kalbimin Can Mayası var bir de, ikisi bir bütün eğer bu kitabı okuyacaksınız mutlaka onu da okumalısınız.
Türkân, Dönüş ve Derya... Birbirine kenetlenmiş ama bir o kadar da birbirinden farklı üç hayat. Babaları Sadık ve anneleri Nesrin. Ayvalık sokaklarında başlayan hayatları zamanla İstanbul'a kadar ulaşıyor. Sevmediği biriyle evlenen Türkân herkesten habersiz yaşadığı zor durumlarla küçük kızıyla başa çıkıyor. Vakti gelince bunları öğrenenler sandıklarının aksine Türkân'ın nelerle mücadele ettiğinin farkına varıyor. Çalışkan, akıllı ve zor bir durumda altta kalmayan Derya... Üniversite sınavını kazanıp İstanbul'a okumaya gittiğinde ayrılıyor Ayvalık'tan. Üniversitede tanışıp evlendiği Erdem'le doğal, sevgi dolu bir evlilikleri oluyor. Ve Dönüş... Kitabın en sevdiğim, arkadaşım bellediğim, arada sırada kitabı elime alıp satırlarını okumama vesile olan karakter. Türkân ve Derya'yı da çok sevmeme rağmen Dönüş hep farklı bir yeri kaplamıştır içimde. Edebiyat okuyup Çalıkuşu Feride gibi Anadolu'da öğretmenlik yapmak isteyen, ilk ve son aşkı Serdar'a günün birinde beklenmedik şekilde kavuşacak olan Dönüş'ün çok derin bir hayatı var bence. Devam kitabıyla birlikte okuduğunuzda bu üç kız kardeş öyle güzel yansıtıyor ki iç dünyalarını. Hem güldürüp hem ağlatan, samimi, iyi ki okumuşum dediğim, kitaplığımda en güzel yere yerleştirdiğim bir kitap Üç Kız Kardeş. Dönüş, Serdar'ı gördüğünde kalbinde çalan Çalıkuşu jeneriği gibi tatlı, masum, hüzünlü, ama sevgi dolu bir