Proudhon'a göre birey, çabalarımızın başlangıç noktası ve nihai hedefidir; ama toplum, içinde her insanın kişiliğinin işlevini bulması ve gerçekleştiğini görmesi gereken matrisi -Proudhon'un deyişiyle seri düzeni- sağlar.
Son olarak, yıkılmaya yüz tutan devlet boş ve aldatıcı biçim olarak ayakta durduğu, kimsede toplum bağı diye bir şey kalmadığı ve en aşağılık çıkarlar utanmadan o kutsal genel yarar adını aldığı zaman, genel istem artık dilsiz kalır. Gizli etkenlerin güttüğü insanlar, devlet sanki yokmuş gibi, artık yurttaş olarak düşüncelerini ileri sürmez, özel çıkarlardan başka amaçları olmayan birtakım kararları yasa diye benimserler.