"Geçen gün bir adam taşıdım, yolda kendini asmış. O da İsveçliydi.' 'Kendini mi asmış! Aman Tanrım, neden?' diye haykırdım. Dikkatle etrafı gözlemeyi sürdürdü. 'Kim bilir! Belki güneş fazla gelmiştir, belki de bu memleket.'"
Kadınların hakikatten bu kadar kopuk olması ne acayip. Kendi dünyalarında yaşıyorlar ve böyle bir dünya ne geçmişte görülmüştür, ne de gelecekte görülecektir. Gerçek olamayacak kadar güzel bir dünya ve bir gün bu dünyayı kurmaya kalksalar aynı gün daha güneş batmadan paramparça olacaktır.
Dünyayı fethetmek denen, ama tenlerinin rengi bizimkinden farklı olan veya burunları bizimkinden biraz daha yassı olanların elindekini almaktan başka pek bir anlam taşımayan şeyi birazcık kurcaladığın zaman sevimli bir şey olmadığını görüyorsun.
"Gülünç. Öldürmediğim zaman kendimi yalnız buluyorum. Evreni kaplamaya, can sıkıntısını gidermeye canlılar yetmiyor. Tümünüz ötede oldunuz mu, bana bakamadığım ölçüsüz bir boşluğu duyuruyorsunuz. Ancak ölülerimin arasında iyiyim."