Çocuklara: "-Yalan söyleme, kimseyi aldatma! Bu davranışın iyi değildir, nefret uyandırır, günahtir!" derler. Fakat bu sözleri söyleyen aynı anne ve babalar, birbirlerini aldatırlar.
Yine çocuklara: "-Hiç kimseyi incitmeyiniz, nezaketli ve terbiyeli olunuz!" derler. Ama kendileri bu kurallara uymazlar.
Çocuklar bunun çabuk farkına varırlar. Önce hayret ederler. Anne ve babalarının kendilerine kötü ve günah diye gösterdikleri şeyleri nasıl olup da bizzat kendilerinin yaptıklarını anlayamazlar.
Sonunda kendilerinde şu kanaat oluşur:
"-Anne ve babalar böyle söylerler, başka türlü davranırlar!"
Bu sebeple anne ve babanın sözlerine karşı çocukların güveni kalmaz. "-Sunu yapınız, bunu yapmayınız!" gibi nasihatlere kulak asmamaya başlarlar
Diğer taraftan anne ve baba da çocuklarının henüz küçük olmalarına rağmen kendilerinin sözünü tutmadıkları ve dik başlı olduklarından yakınırlar. Oysa çocukların bu duruma gelişlerine sebep kendileri olmuşlardır, ama bunun farkında değillerdir.
Çocukların azarlama, kınama ve cezayla söz dinleyip sevgiyle dolabileceklerini sanmayınız! Onların yanında öyle davranınız ki, onlar sizin meziyetlerinizi bizzat görerek sizi sevmeye başlasınlar.