9/10
·528 syf.··
2026 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 03:09
Melisa A. - Ceviz Ağacı Mahallesi 2 Selamlar. Nasılsınız? Ben ve #mahalle kurgusu aşkım depreşince ee malum ilk kitabını sevdiğim serinin devamı gelince hemen başladım. Lakin devam kitabı olduğu için #spoiler vermeden ve umarım saçmalamadan duygularımı anlatmaya geldim. Ah be hangimiz özlemiyor şu eski samimiyetleri? Kim özlemiyor Ayşe teyzeyi? Fatma teyzenin böbreklerini ya da dedikodusu olsa da sizin için dünyaları yakacak Hatice ablayı? Raconu mahalle dışında bırakan semtin delikanlılarını? Ne yalan söyleyeyim ben çok özlüyorum. Maalesef istanbulda koca sitede oturuyoruz ve inanın komşumuz kim bilmiyoruz. Ben en son bu samimiyeti canım Mardin de yaşarken yakalamıştım. Umarım tekrar denk gelirim. Bu seri tam da bu detayları özleyen dostlarım için kurulmuş enfes bir mahalleden bahsediyor. İlk kitabı okuyanlar bilir sonu bayağı bir beklediğimiz o kavuşmanın gerçekleşeceğini gösteriyordu. İkinci kitabın ilk sayfalarında aşkı bir güzel yaşadık. Bildiğiniz gibi ben Melih'i sevmemiştim ama burada aşık adam Melih beni kalbimden vurdu. Bu nasıl sevmektir adam? Bu nasıl güzel sevmektir? Sadece sevmeleri degil geçmişte yaşadıklarını okumakta ona olan saygımı arttırdı diyebilirim. Alçin tam kalbinden geçen bu duygulara alışmaya çalışırken mahallede işler biraz karışmıştı. Melih'in aile şirketini çok iyi yerlere getirmesi bazı insanların sinirini bozuyordu. Bu da onları korkutmaya başlamıştı. Yaşanan bir olaydan sonra tüm mahalleli bir araya gelmiş ve yaşanan olayın sebebini araştırıp yok etmeye karar vermişti. Bir dayak muhabbeti var beni kırdı geçirdi. Ahh be Lalezar kızım ben senden razıyım! Kadın dayanışması, mahallemizin evladı kızı mantığı.. Enfesti! Bu mahalleyi okumayı sevdim. Çok sevdim. Bir kirpik muhabbeti öncesi ve anı var beni gülmekten ağlattı.. Kah
1000k
Ceviz Ağacı Mahallesi 2Melisa A. · Lapis Kitap · 202664 okunma
Tam bir uğultulu tepeler hikayesi…
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 23:03
Öncelikle belirtmek isterim ki bronte kardeşleri çok severim, Jane Eyre ‘ın da yeri bende ayrıdır, ee malum muallime bir kızımız kendileri.. Bu kitap için de kitapsever arkadaşlar ikiye ayrılmış durumda idiler, aşırı sevenler ve aşırı yeren hatta okuyamayacak kadar sevemeyenler.. Ben akışı ve anlatımı çok sevdim, dizi/film izler gibi okudum kitabı. Akmayan bir kitap değil kesinlikle. Bence okuyamayanların okuyamama sebebi aşırı karanlık/kötü bir hikaye olması olabilir. Zira kitabın başından sonuna her olan olayı “yok daha neler” diyerek okuyorsunuz, aklınız havsalanız almıyor. Ama deli gibi de merak ediyorsunuz, ne olacak diye. İsimler biraz karışık, çocuk isimleri büyük isimleri ile hep aynı. Zaman zaman aynı soyadlar karışıyor, kim kimdi çıkarmak güç olabiliyor, hatta bir ara Yüzyıllık Yalnızlık mı okuyorum acaba ben dedim :) Zaten sanırım yakın zamanda filmi de vizyona girecekmiş, onu da izleriz gibi ;) Uğultulu Tepeler hikayesi Jane Eyre ‘ın tam aksi bir kitap. Ondaki naiflik ve kendini adayış burada kötülük ve yok ediş olarak karşımıza çıkıyor. Ama totalde aşk var. Aşkın karanlık yüzü var. Felsefik ve psikolojik yönden ele alacak arkadaşlar olaylara elbette daha derinden yaklaşacaktır, ben kendi ilmimin yettiğince yorumluyorum elbette. Bu kadar kötülüğe rağmen ben yine de sevdim. Kitapların önemini vurgulaması ve onlara değer verilmesi bile sevmem için yeterdi esasen. Bence okunması gereken bir kült eser, farklı bir perspektif sunuyor bizlere. Keyifli okumalar dilerim ;)
1000Kitap
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·192 syf.··
2025 209. kitabı
#SketchArtemisManga #tokyouzaylıları Efenim yine yeni bir #manga serisine başladım. Sırıtarak okuduğumu inkar edemem. Espriler çok iyiydi. Tabii şimdi benim karakter adı unutma olayıma bir de Uzakdoğulu oluşlarını ekleyelim, tam bir karmaşa O yüzden esas oğlan 1 ve esas oğlan 2 şeklinde anlatacağım. Yok şey değil bu, şey neyse. Yalnız şöyle bir durum var hiç çözemedim bunu. Animelerde de bütün olaylar hep liselilerde başlıyor. Okur kitlesi çoğunluk olduğu için mi yoksa malum o coğrafya gençlere büyük yükler yüklediği için mi, bilemedim. Anlayacağınız üzere karakterler liseli. 1 numara Tokyo'nun uzaylılarla ilgilenen emniyete ait gizli suç biriminde memur. 2 numara ise manga delisi, biraz şapşik ama sevgi dolu ve okulda pek başarılı olmayan bir tip. 1 numara üstün zeka sınıfında bu arada. Uzaylılar dünyaya turistlik amaçlı vs gelebiliyortabii arada vizesi dolan gitmemek için direnen, işte sorun çıkaranlar da oluyor. Bunlar aynı zamanda insan gibi görünüyorlar. Neyse 2 numara yeni aldığı manga ile trene binecekken kimsenin binmediği bir vagona biniyor. Ama yalnız değilmiş. İçeride bir yaşlı ve onun önünde dikilen 1 numara var. Yaşlı teyzenin birden ortadan kaybolup sonra ahtapot kollarının çıkışıyla 2 numara kafayı yiyor çok güldüm orada. 1 numara ile savaşıyorlar haliyle. Ve sonra uzaylı 2'yi fark edip onu kaçırıyor. Merak etmeyin, sorun yok. Uzaylı teyze bizim 2'yi de kendi gibi sanmış meğer korumak istemiş. Şapşik 2 ise kafayı yiyecek durumda. Tepkileri çok komikti. Ee 1 numara bırakır mı onları? Uzaylı teyze ne yapacak şimdi? Ne oluyor ya burada? Ay okuyun çok eğleneceksiniz bence. @sketch.artemis hemen devam gelsin lütfen Epope dehşet ve ibretle tavsiye eder!
Tokyo Uzaylıları - Cilt 1Naoe · Artemis Yayınları · 20259 okunma
6/10
·160 syf.··
2025 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 13:54
Bittiğinde "Neydi bu şimdi?" etkisi bırakan bir kitap. İhsan Oktay mükemmel betimlemeleriyle hiç örneğini görmediği şeyleri bile insanın gözünde canlandırabilmesini sağlayan bir anlatıma sahip. Malum kitabı Puslu Kıtalar Atlası'nı okuyup çok sevmiştim. Ancak bu kitap... Belki de zerre alakam olmayan gemicilik terimleri ile dolu olduğu için öyle gelmiştir ama "Tamam artık betimleme be abi" dedirtti. Bunca detaya lüzum var mıydı gerçekten bilmiyorum. Ha eğer yazarın gemicilik tecrübesi varsa muhteşem bir aktarım olmuş tüm detaylarıyla. Eğer tecrübesi yok ancak sırf kitap için bu kadar araştırma ve öğrenme yaptıysa çalışkanlığı takdir edilesi, fakat iki türlü de bu denli teknik anlatım boğuculuk katmış kitaba. İlk çeyreği neredeyse hiç akmıyor. Sonrasında canavarın ortaya çıkışı ve mürettebatın kurtulma çabaları esnasında biraz kendine çekse de sonuna gelindiğinde "Ee yani?" olup bırakıyor kitap seni ortada. Onca adam arasından ne alaka dedirtecek iki adam bir şekilde kurtuldu. O kadar. Beklenti altında kalan bir hikâye oldu benim gözümde.
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
8/10
·416 syf.··
2025 196. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 10:24
Selamlar. Nasılsınız? Ben bu aralar PAROLA YAYINLARI aşkına düştüm. Tüm çıkanları bana bu taşınma döneminde yoldaş oldu diyebilirim. Ben zaten #mardin aşığı olduğum için içeriğinde #mardin olan herşeye ekstra bir düşkünüm. Malum hayatımın en güzel 6 yılını orada geçirdim. Berzan Harmanlı unutamadığı aşkını geri planda bırakması için Rozalin ile evlendirilir. Berzan aşkını unutamazken, Rozalin ona delice bağlanır. Rozalin birgün benide sever umuduyla tüm aşkını Berzan'ın ayaklarının önüne serer. Tüm bu karanlığın içinde bir kara kaplı defter onun umudu olur. Malum sevdiği adamın kandırılan olduğunu öğrenir. Bu umuttur onun için. Lakin bu umut yanlış anlamalar sonucu daha da karmaşık bir hal alır. Ee Berzan'ım at gibi giden it gibi dönüyor! Sen hem inanma! Hem gerçekler ortaya çıkınca hakkını arayan kadına kul köle ol. Rozalin ben senden razıyım kızım! Ben bayılıyorum ya bu aşkı geç fark edip yalvaran erkeklere. Ruhumdaki feminist kadın ortaya çıktı! Ne yaşarsa yaşasın asla pes etmeyen kadın karakter mi? Severissss! Herkese güçlü kendi içinde hüzünlü halleri beni kahretti. Onunla ağladım. Onunla Berzan'a kızdım diyebilirim. Tamam Berzan'ında yaşadıkları kolay değildi. Ancak bu anlayışım bir yere kadardı. Vicdan azabı ile geçmişi arasında kalan Berzan yordun beni be çocuğum. Yazarla tanışma kitabım oldu. Lakin son olmayacağı kesinleşti. Hızlıca okunması benim için çok güzeldi. Kitabı iki günde bitireceğim aklıma gelmezdi. Tavsiyemdir!
1000k
Ateşte Yanan BedenlerNur Arıcan · Parola Yayınları · 2025150 okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2025 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 14:34
·
Ey gidi metaforik distopya seven dostlar! Toplaşın düğün yapıyoruz! Yalnız öyle böyle bir düğün değil bu... 3. sınıf cin filmlerinden "Azap" var, bilenleriniz var mı bilmiyorum. Filmde malum köye giden genç kız çıkamıyor oradan. Cinler musallat oluyor da gece yarısı bir düğün yapıyorlar kıza, böyle köy dibeğinde çiğ et, sakatat dövülen bir düğün... Canlandı mı sahne? Ha işte o rahatsızlıkta bir kitap "Körlük". Medeniyetin ortasında, şehrin göbeğinde, sarı ışığın yeşile dönmesi ile arkadaki dallamanın kornaya asılması kadarlık sürede kör olan bir adamın hikayesiyle başlıyor kitap. Sonrasında da patır patır artan körler ve bu körlerle temaslılar eski bir akıl hastanesinde tecrit ediliyorlar falan. Tanıdık geldi mi hikaye? Neyse canlar; işte kitabımız da üst metinde (ay çok seviyorum bu lafı) bu bir grup körün ve kör adayının başına gelenleri anlatıyor. Alt metin (ay bunu daha çok seviyorum) ise bambaşka! Şöyle ki; 1. Burada körlükten kastedilen şey ahlaki ve vicdani çöküş. 2. Kitapta hiçbir karakterin adı yok. Bu da bir evrensellik katıyor hikayeye. "Herkes potansiyel bir kördür" algısı var. 3. Tecrit yeri zamanla bir hayvan çiftliğine dönüşüyor. Burada da medeniyetin maskesiz halini görüyoruz. 4. Tüm körlerin arasında bir kişi var ki asla salgına yakalanmıyor. Kitap boyunca vicdan ışığı gibi ortalığı aydınlattığı için en çok acıyı o çekiyor. Yani dostlar kısacası sembolizm ve metaforik anlatımın bir tahtı olsaydı, kesinlikle Jose abim otururdu bu kitapla (sol yanına da Dönüşüm ile Kafka...) Ahlak ve vicdanı kaybedince Maslow hiyerarşisinin en tepesinden en dibe yuvarlanma süreci, asırlar süren modernleşme ve medenileşmenin tek bir duyu organının kaybıyla nasıl da günler ve hatta saatler içinde geriye gidebildiği, insanlık ne kadar gelişirse gelişsin içimizdeki
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma