Daha yola çıkmadan varmak istiyorum. Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor. Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı.
Ve nasıl Allah beşer için daima bir melce teşkil ediyorsa, ana da çocuk için bir melce teşkil etmektedir- diye vurguluyor Rumî (M IV 2923). İşte bu büyük mutasavvıf şair mukaddes ölümü tebcil ederken şöyle diyor:
Bir çocuk misali, anasının koynunda ölen,
ben de ölüyorum Rahmanın koynunda.
İzdivaç, bazı Sufiler için bir nev'i cehennemden tadımlık veya orada insanı bekleyen cezalar için ikame kabul edilebiliyordu: Yunus, denilir ki, cehennem azabındaki hissesini öğrenmek istemiş. Bunun üzerine muayyen bir kadın ile evlenmek kendisine emrolunmuş, çünkü: "Senin cezan filan-falanın kızıdır. Onunla evlen'.
Gelenek, Allah'ın Ademe şöyle seslendiğini de bilmektedir:
Ben rahmetimi, benim kulum Havva'nın şahsında, senin için topladım; ve ey Adem, mümine bir kadından daha hayırlı bir rahmet olamaz.