Esin Elif

9/10
·109 syf.·
2026 16. kitabı
Bizde novellalar şaşırtıcı bir şekilde iki kitapta birleştirilip basılmış (Bana Dokunma - Novellalar ve Bana Dokunma - Novellalar 2). Serinin popülerliği nedeniyle satış potansiyelini düşünerek aynı bastıklarını düşünmüştüm ama yayınevi beni şaşırtmayı başardı. Ben de ara kitapları oradan okuyorum ama yorumları ayrı ayrı girmek istedim. Zaten hepsi aralarda okuyacağı için bu kitapları bir oturuşta bitiremiyorsunuz. Bu novellayı (Beni Yık Bana Dokunma - Novellalar ) ikinci kitaba geçmeden önce okumanız gerekiyor. Böylece asıl baş karakter olan erkeği filtresiz, ön yargısız yani gerçekten tanıyabilirsiniz. Çünkü Juliette'in bakış açısında çok fazla ön yargı ve çevre manipülasyonu var. O yüzden bu ara kitapların doğru sıralamada okunması hikayenin oturması ve karakterlerin gerçek kişiliklerini tanımamız açısından çok önemli. Juliette ve Adam hikayede bambaşka bir yöne gittikten sonra Warner'a olanları okuyoruz. Kitap uzun değil ve yine ilk kitap gibi çok akıcıydı. Kitap bitince kendimi Warner'ın gözünden daha çok bölüm okumak isterken buldum. Warner, baba sorunları olan genç bir oğlan. Annesine olan düşkünlüğü de okuyucuya çok duygusal bir yerden dokunuyor. Juliette ilk kitapta Warner'ı zalim bir katil olarak tanımladığı ve olayları kendi perspektifinden anlattığı için doğal olarak okurlar da ondan nefret ediyor. Fakat olayları ve davranışlarının sebeplerini bir de Warner'ın bakış açısından okuyunca bu nefret yerini merak, ilgi ve sevgi alıyor. Warner hatalarını ve yaptığı kötülükleri de kabul eden bir adam. Hiçbir zaman kendisini aklamaya çalışmıyor. Neyi neden yaptığını kendi gözünden anlatıyor. Yine olsa yine yapacağını da söylemekten çekinmiyor. Juliette'e olan takıntısını da kabul ediyor. Kendisi de anlam veremiyor Juliette'e duyduğu çekime fakat her dakika aklına onun gelmesini de engelleyemiyor. Juliette'in
1000Kitap
Destroy MeTahereh Mafi · Harper · 2012213 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·332 syf.·
2026 15. kitabı
Size bakış açınıza göre fikrinizi değiştirecek bir romanla geldim. Bir aydan uzun süredir elime tek bir roman alamadım. Hiçbiri ilgimi çekmedi, başlamaya çalıştıklarımda değil bir bölüm ikinci sayfaya bile geçme isteği bulamadım. Bu romana şans verme sebebim de öylesine gördüğüm bir video yüzündendi. Dün arkadaşımla kitap hakkında konuşurken bana bu kitaba yıllar önce şans verdiğimi ama devam etmediğimi söyledi. Muhtemelen Efsane serisini okuduğum dönemlerdir diye düşünüyorum çünkü iki seri birbirine karakterlerin yaşları ve distopya temaları bakımından benziyor. Zaten aynı dönemde popüler olmuşlardı. Neden devam etmediğimi anımsamasam da devam etmeme sebebimi az çok anladım gibi. Bu seri bana "her romanın bir vakti saati vardır" düşüncesini tekrar kanıtlamış oldu. Çünkü gerçekten benden beklenmeyecek bir hızda okudum ve okumaya devam ediyorum. O yüzden reading slump dönemleri için bu serinin çok iyi bir kurtarıcı olduğunu düşünüyorum. Bana Dokunma uzun bir seri için gerçek bir giriş kitabıydı. İlk başladığımda evreni anlamadım. Anlamayınca baştan başlamayı düşündüm. Şu an size üçüncü kitaptan seslenerek şu uyarıyı geçmek istiyorum. "Sakın geri dönüp baştan okumayın. Evreni anlamayan siz değilsiniz, yazar anlatmıyor. Evrene dair sorularınıza bu kitapta cevap aramak yerine akışa güvenin ve sakin bir şekilde okumaya devam edin." Bir çeşit okuyamama durumunda olduğum için başa dönmek bana çok zor geldi ve anlamadığımı düşünsem de okumaya devam ettim. Şimdi iyi ki üşenmişim diyorum çünkü tekrar başa alsam muhtemelen seriye devam edemezdim. Bakış açınıza göre seriye dair düşünceleriniz değişecek demiştim. Kitapta alternatif bir evrende herkese umut vadederek başa geçen ve tüm dünya düzenini bozarak kendi rejimlerini dayatan bir yönetim var, adı Yeniden Kuruluş.
1000Kitap
Bana DokunmaTahereh Mafi · DEX Yayınları · 20242,280 okunma
4/10
·376 syf.·
2025 31. kitabı
Deniz bana papatya tarlası almayı teklif ettiği için senenin son günü bu romana inceleme yazıyorum. Holly Jackson benim sevdiğim yazarlardan biri. İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi 'ne tam puan vermişliğim var. Yazarın kalemi hem çok akıcı hem de seçtiği konular insanda merak uyandırıyor. Ters köşeleri de abartmadan ve kurguda iyi planlanmış kısımlara yerleştiriyor. Ve kitaplarında ağırlıklı olarak hatta her zaman genç karakterlere yer veriyor. Fakat gel gör ki bu kitap beni sinir krizlerine soktu. Bir an "Doğru yazarı mı okuyorum?" diye şüpheye düşüp ismini bile kontrol ettim. Sona kadar kitabın toparlayacağına dair umudum vardı ama artık bir noktada "Bitireyim de kurtulayım." şeklinde okudum. Spoilersız anlatacağım. Kitabın baş karakterleri altı kişilik bir arkadaş grubu. Bahar tatili için çıktıkları karavan yolculuğunda karavan ıssız bir yerde bozuluyor. Onlar bunu kaza zannederken aslında kaza olmadığını, bu tuzağın aralarından birinin sakladığı bir sır yüzünden hazırlandığını öğreniyorlar. Dışarıda onları izleyen bir keskin nişancı varken sırrı saklayan yani keskin nişancının hedefindeki kişinin kim olduğunu bulmaya çalışıyorlar. Yazara konu seçimi konusunda laf edemiyorum çünkü konusu gerçekten çok merak uyandırıcıydı. Sonuçta bir grup liseli gençten biri ucunda ölüm olacak kadar büyük ne saklıyor olabilir ki? Konu güzeldi fakat ben ne yazık ki böyle bir kurguyu rezalet karakterlerle işlemesine çok laf edeceğim. Kitabı gruptaki gençlerden biri olan Red'in bakış açısından okuyoruz fakat anlatımda üçüncü tekil şahıs kullanılıyor. Kendisi beş sene önce kasabada polis şefliği yapan annesini kaybetmiş ve hala onun suçluluk duygusuyla yaşayan genç bir kız. Neden suçluluk duygusu yaşadığını anlatmayacağım çünkü zaten kitapta o kadar çok anlatıyor ki şimdi düşününce bile içim daralmaya
Edebiyat
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024565 okunma
5/10
·344 syf.·
2025 26. kitabı
Yazardan okuduğum altıncı kitaptan herkese merhaba. Yazarla aramda sevgi-nefret ilişkisi olduğunu artık itiraf etmemin zamanı geldi. Ne zaman reading slump dönemine girsem bu yazar aklıma geliyor çünkü her ne kadar incelemenin devamında bahsetmeyi planladığım nedenlerden ötürü romanlarını sevmesem de insanları kitap okumaya tekrar teşvik ettiğini de kabul etmem gerekiyor. Gerçekten de kendisi bir popcorn thriller yazarı. Yeterince gerilim dolu değil, hatta bu kitabında hiç değil ama akıcı, basit hikayeleri sayesinde kitaplarını bir iki günde okumayı başarıyor. Evet hiçbir kitap okuyamadığınız bir dönemde olsanız bile. Öğretmen romanında yazarımızın yine klasik bir çifti var. Adam, yani Nate, her zamanki gibi çok yakışıklı, kendisine güvenen ama bir o kadar da mütevazi, her kadını etkilemeyi başaran ve "bu kadına nasıl baktı?" dedirtecek türden çekici. Bu tasvirleri kitapta yine yazarın diğer okuduğum 5 kitabındaki gibi döndür döndür okuyoruz. Sadece benim yaptığım gibi cümle değişiyor, hatta bazen değişmiyor bile ama vardığı sonuç hep aynı. Nate çok yakışıklı ve eşi Eve onu asla hak etmiyor. Kadın yine dış görünüş olarak sönük ve çirkin olduğunu düşünen, kendisine güvenmeyen, takıntılı, eşinin kendisine nasıl baktığını sorgulayan bir karakter. Eve, yazarın yine önceki okuduğum kitaplarındaki gibi kendisini yeren kadınlardan biri yani. Yazarın karakterlere ekstra eklediği tek özellik meslekleri. İkisi de aynı lisede öğretmen. Eve matematik, Nate edebiyat öğretmeni. Çiftimizin yine yazarın diğer çiftlerindeki gibi sallantılı bir ilişkisi var. Addie, çiftimizin ders verdiği sınıflardan birinde lise öğrencisi. Daha öncesinde okuldaki bir öğretmenle söylentileri çıktığı için öğretmen kovuluyor, Addie de okula gitmek istemediği halde annesi yüzünden okula devam ediyor.
Edebiyat
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,908 okunma
8/10
·216 syf.·
2025 6. kitabı
King the Land dizisinin promosu için hazırlanmış bir manhwa kendisi. Bunu bilmeden başlayınca kitabın ortasında afallıyorsunuz. Diziyi henüz izlemediğim halde bunu bilerek başladım ama ben de kitabın ortasında "Ne oluyor ya?" durumuna düştüm. Öncelikle çizimler çok ama çok tatlıydı. Çizer henüz kendisini tanıtma aşamasında olduğu için risk almaktan kaçınıp zaten dizisi çıkacak iki karakterin çocukluk geçmişlerini çizgilere dökmek istemiş. Bilirsiniz Kore dizilerinde çocukluktan tanışmak da klasikleşmiş bir durumdur. Çizer (Spoon) aslında daha önceden de tanınan biriymiş ama ben ilk kez bu romanda kendisiyle tanışmış oldum ve gerçekten yeteneğine bayıldım. Çizgileri çok güçlü ve inanılmaz başarılı. Karakterlerin çocukluklarını o kadar özenli çizmiş ki kısacık romanı uzun uzun inceledim. Detaylara hayran kaldım. Şimdi yeniden açsam yine hayranlıkla incelerim. Umarım bu yeteneğinin kıymetini bilip kendisi de bir manhwa hazırlayarak değerlendirir. Kitabın çocukluk kısmına tüm yıldızlarımı vermek isterdim. Çok samimi, iç ısıtan harika bir hikayeleri vardı. Fakat sonraki yetişkinlik dönemleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Aralarında kurulmuş bağı göremedik çünkü o samimiyete, birbirlerini tanımalarına yer verilmemiş. Hatta denk geldikleri sahneler bile çok az. Çizimler yine güzeldi ama okur hiçbir açıklama almadan bir anda çocukluktan yetişkinliğe atlatıldı. Bunun sebebi de çocukluk ve yetişkinliğin arasındaki o anlamsız boşluğu dizinin kapatmasıymış. Ama bildiğim kadarıyla dizide olan bazı yerlere de burada yer verilmiş. Tabi dizide olmayan kısımlara da yer verilmiş ama dediğim gibi bir tuhaflık söz konusu. Çizer arayı diziyi çizerek doldurabilirmiş bence ama sanırım ya kendisi istemedi ya da yapımcılar bu kadarını uygun gördü. Puan kırma sebebim sadece bu konu.
Edebiyat
King the Land, Vol. 1Choi Rome · Yeondam · 202340 okunma