Yazarın en son Gelin kitabını okumuş ve farklı bir tür denemesini takdir etsem de kitabı sevmediğim için yarım bırakmıştım. Bu kitabı da yine fantastik türündeydi ama bu sefer hakkını vermiş.
Yani yalan yok, fantastik kısım sadece Aethelthryth'in (daha okunamaz bir isim olabilirdi bence, bu bir tık kolay olmuş -_-) vampir, Lazlo'nun da vampir avcısı olmasından ibaretti. Ama zaten bu kadar kısa bir kitapta detaylı bir fantastik okumayı beklemiyordum. Aşksal anlamda keyif alsam yeter diyordum ki o konuda umduğumu hâyli hâyli buldum. Yazarın ketum erkek karakterlerinden sonra Lazlo gibi net birini okumak bana iyi geldi, yaralarımı sardı. Hafızasını kaybettiğinde bile bam güm ilerledi adam resmen. Aethelthryth de genel tavırları ve Lazlo'ya olan yaklaşımıyla kalbimi kazandı. Fakat keşke o da hisleri konusunda daha açık sözlü olsaydı. Yaptıkları hislerinin göstergesiydi tabii ama kitabı onun gözünden okuduğumuz hâlde Lazlo'nun hisleri kadar onun hislerine vakıf olamamamız beni bir tık üzdü. Hani o da olsa kitaba şak diye 10'u yapıştırırdım.