Tavsiye üzerine okuduğum bir kitaptı.Okurken kitaptaki karakterlerin yaşadığı tüm travmaları tek tek not aldım,inceledim ve bunlarla çocukluğumu tekrar yaşadım.Farkında olmadığım bir çok psikolojik kaynaklı rahatsızlıklarımın olduğunu ve bunların nedenlerini öğrendim,çözdüm.Bu kitapla çok farklı bir dünyaya açıldım.Kendimi,düşünce yapımı tekrar şekillendirmeye çalışırken en büyük etken bu kitaptı.Herkesin mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir kitap.Hatta bir kez değil bir kaç kez okumalı.
Kopuk konu anlatımları,sıkıcı dil,anlaşılmaz hikayeler.Zaman kaybından başka birşey değildi.Kitabın adı dışında dikkat çeken ve güzel olan hiçbişey yoktu...
Kitaptaki konunun akışı,birbiriyle bağlantısı kopuktu,anlatımı çok yoğun ve sıkıcıydı.Kitaba bir türlü bağlanıp rahatça okuyamadım.Şu anda yarım bırakmak zorunda kaldım...
Uzun zaman sonra okuduğum ilk kitaptı.Dünya tarihinin kara lekesi olan Bosna Hersek soykırımını konu alan ve içinde güçlü bir aşkı barındıran bir kitaptı.Heyecanla başlayıp her sayfasında gözyaşlarına boğularak bitirdiğim bu kitapta yazar savaşın en acı,en gerçek yüzünü yalın,anlaşılır cümle ve betimlemelerle anlatmış.Okurken kitaptaki tüm duyguları birlikte yaşıyorsunuz.Okurken ki ağlamalarım kitabı bitirmemle bitmemişti.uzun süre etkisinden kurtulamadığım tek kitap.
Emeğine,kalemine sağlık Sinan Akyüz...
Sabahattin Ali kitaplarının ilkine bu kitapla başlayıp,kitabın sonunda okumaya ne kadar geç kalınmış kitap olduğunu anladım ve üzüldüm.Anlatım dilinin,akışının muhteşemliği ile okuyucuların kendini hikayenin içinde bulup Raif-Maria aşkını birlikte yaşaması...