Ama sence de İngilizce en güzel dil değil mi? Bazen masama oturup ama ve kıç*, İngilizcede eş sesli olduğu için kopuyorum. Diğer gün yatakta bu konuda kıkırdarken annemin gözleri büyüdü çünkü öksürmeye başlamıştım ve yine histerik bir hale geldiğimden korktu ama-kıç bazen gülecek bir şeye ihtiyacım oluyor.
Bütün Almanlar, senin kadar tutucu mu? Alınma ama yazdıklarını okurken Victoria döneminden bir beyefendiyle konuşuyormuş gibi hissediyorum, Jove aşkına!
Sayfa 21 - martı yayınları - buraya çok güldüm jdskdjf
Seninle hayatımın detaylarını paylaşmak istediğime emin değilim. Sana güvenmiyorum, Oliver. Aklıma gelen bütün düşünceleri kağıda aktarmak konusunda rahat değilim. Senin gibi insanlar kelimelerin ne kadar güçlü olduğunu fark etmiyor. Kelimeleri anlamak imkansız. Kelimeler birçok farklı yöne çekilebilir. Bazılarımız kelimelere daha dikkatli yaklaşıyoruz.
İkincisi, haklısın. Tanışamayacağız. Bunun dik başlı kişiliğinle çok az ilgisi var. Ben elektrikle çalışıyorum. Benimle karşı karşıya gelsen yere yığılırdın.
Şüphesiz o hiperaktif aklın şimdiden saçma sapan düşüncelere varıyordur: "Aman Tanrım, o bir android mi? Doktorumun eski arkadaşlarından birinin oğlu nasıl bir canavar? Elektrikle çalışıyorsa nedir? Damarlarında yıldırımlar gezinen tekrar canlanmış bir ceset mi? Ah yaşasın!"
Buna inanmanın zor geldiğini biliyorum. Ama benim için çok gerçek. Sıkılmamın ama sıkıcı olmamanın sebebi bu. Burada kendi başıma sıkışıp kalmamın sebebi bu.