summer

summer
but what does it even matter if my intentions are never good? my road to hell isn't paved with good intentions- or bad -it's just my road.
Öğrenci
Yitik Ev
16 Haziran
558 okur puanı
Eylül 2016 tarihinde katıldı
"Sen de kaygılı birisin," dedim. "Olabilir. Söz konusu sen olunca." "Kaygılanmak doğru bir dünya görüşü. Hayat kaygı verici."
Sayfa 64 - pegasus yayınları - evet
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben düşüncelerimden ibaret değilim, diyorsunuz ancak içten içe tam olarak neyden ibaret olduğunuzu bilmiyorsunuz.
Sayfa 58 - pegasus yayınları
"Tüm gün evinde bir sürü insan olması fena bence. Yani ailenden olmayan birtakım insanlar sürekli alanını işgal ediyor, düşünsene." "Çok haklısın, Holmesy, insan her dediğini yapmaya çalışan hizmetçilerin sebep olduğu ıstıraba nasıl katlanır aklım almıyor."
Sayfa 56 - pegasus yayınları - dhjdhsdj
Bazı insanlara karşı bir şeyler hissediyordum hissetmesine, biriyle birlikte olma fikri de hoşuma gidiyordu ancak olayın işleyişi pek benim becerilerime uygun değildi. Yani mesela tipik romantik ilişkilerin beni geren bazı kısımları şunlardı: 1. Öpüşmek; 2. İnsanları kırmamak için doğru şeyleri söylemek zorunda olmak; 3. Özür dilemeye çalışırken daha da yanlış şeyler söylemek; 4. Sinema salonuna gidip el ele tutuşmak zorundaymış gibi hissetmek hem de elleriniz terledikten ve terleriniz birbirine karışmaya başladıktan sonra bile ve 5. Karşınızdaki, "Ne düşünüyorsun?" diye sorduğunda sizin, "Seni düşünüyorum, aşkım," filan demeniz gerekirken esasen ineklerin, midelerindeki bakteriler olmasa resmen hayatta kalamayacaklarını ve bunun bir nevi, ineklerin bağımsız yaşam formları olarak addedilemeyeceği anlamına geldiğini düşünmeniz ama bu sesli söylenebilecek türde bir şey olmadığından en nihayetinde yalan söylemek ile acayip bir şey söylemek arasında tercih yapmak zorunda kalmanız.
Sayfa 54 - pegasus yayınları - huh
Daisy'nin, nefret ettiğimi bildiği için üstüme uzun bacaklı örümceklerden attığını hatırlıyordum, ben de çığlık çığlığa kaçar, kollarımı sağa sola sallardım ama aslında korkmazdım çünkü o zamanlar tüm duygular oyun gibi geliyordu, sanki o duygulara mahkum olmaktan ziyade onları deniyordum. Esas dehşet veren korkmak değildi; konu hakkında tercih şansınızın olmamasıydı.
Sayfa 32 - pegasus yayınları