Puan vermedi
*Metin spoiler içerir. Metin hakkında ne diyebilirim? Bir eleştiri metni olduğunu söylemek mümkün. Neyi eleştiriyor peki? Toplumu eleştiriyor. Bunu muazzam bir şekilde yapıyor. Bazı kurgularda mesajı alırsınız ama eleştiri çok saydamdır, belli olmaz. Bir bardak süt gibi. Süt oldukça barizdir, onu görürsünüz; içini doldurduğu bardaksa daha müphemdir, sınırlarını fark eder, onun şeklini kaba taslak algılarsınız ama içinde taşıdığı süt ya da üstünde durduğu masa gibi değildir. İşte metin tam da bu bardağın saydamlığına benzer bir eleştiri yapıyor, metnin sonlarında bu oldukça açık hâle geliyor, hatta eleştiri sanki sadece o son kısımlarda gerçekleşiyor gibi geliyor başta. Fakat düşününce, dikkat edince bütün metnin aynı şeye parmak bastığını fark ediyorsunuz. Metin ''dönüşüm'' teması üzerine kurulu. Katil, mahpusa, mahpus kurda dönüyor. Rahip sapığa, masum 'cilveli'ye dönüyor. Din karşıtı rahibe, çocuk kurda dönüyor. Bu dönüşüm tekrar tekrar, bazen yıllar içinde, bazen aniden gerçekleşiyor. Metin hem bireylerin hem de kalabalıkların dönüşümüne değiniyor. Bu dönüşüm bir çeşit zıtlık içeriyor: dönüşen sıklıkla mevcut karakterinin, niteliğinin tamamen zıttına doğru bir dönüşüm geçiriyor. Oldukça masum, yumuşak huylu bir çocuk olan Bernard kan içmek için insan öldüren bir kurda dönüşüyor mesela. Annesi saf bir köylü kızından oğlundan hamile kalmaya varan bir seks bağımlısına dönüşüyor. Dini alaya alan Galliez rahip olacak kadar dindarlaşıyor. Halk bir devrime bir aristokrasiye sempati duyuyor... Başkarakter arkaplandaki Paris'in bir temsilcisi. Yazar da herkesin kurtadam olduğunu söylerken buna bir miktar değiniyor zaten. Bernard'ın hikâyesi Paris'te başlıyor. Başlarda şehir nispeten durgun. Aslında ocağın altı açık, tenceredeki su yavaş yavaş ısınıyor ama kaynamasına
Paris’te Bir KurtadamGuy Endore · İthaki Yayınları · 202144 okunma
insan olmanın köklerine yolculuk
Puan vermedi·125 syf.··
2026 1. kitabı
Tarih ve zamanda yolculuk içeriklerini seven birisi olarak bu kitabı açarken bu kadar eskiye gideceğimi tahmin etmemiştim. Bugün bizi biz yapan her şeyin temeli yüzbinlerce yıl önce nasıl atıldı, bizden önceki nesillerin genetik mirasının yanında zihinsel mirasının da nasıl şekillendiğini çok ince detay ve nüanslarla anlatan harika bir kısa öykü kitabı. artık insanların hal hareket ve tavırlarını garipsemekten ziyade kendisine bırakılan zihinsel mirasın ne derece keskin ve etkili olabildiğini görüyorum. en yavaş okuyucunun 2 günde bitireceği tatlı bir hikaye. göz açtıranları severim. teşekkürler jack
Before AdamJack London · Karbon Kitaplar · 201926bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·192 syf.··
2025 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 18:05
Farklı cografyalarda takribi 15. yüzyıla kadar hemen her alanda en gözde zamanlarını yaşayan İslam imparatorluğu(batıda endulus emevileri, ortadoguda abbasi, emevi, memluk , Anadolu ve Balkanlar ile ön avrupada Osmanli, İranda safeviler ve rusyada tatarlar ile Hindistan endenozyaya kadar uzanan islami devletler) ne oldu da bu dönemden sonra kan kaybetmeye başladı ? Teknik, tıp, edebiyat, sanat, askeriye ve diğer birçok alanda tevarus ettiği yunan ve hindi-cin kaynaklarının müthiş bir bilesimiyle dünyanın bilim merkeziyken hangi kırılmalar onu Batı'nın gerisine düşürdü? 17 ve 18. yüzyıllar ile birlikte reddedilemez bir üstünlüğe ulaşan Batı Avrupa bunu kimi yerde fiilen isgaller ile kime yerde ise emperyal bir ekomonik düzende koloniler oluşturarak kendi zenginliğine ivme kattı. Tüm bilimsel gelismeleri yaninda kendi kültürünü de dünyanın geri kalanında galebe çaldı. Bugün batılı tarzda giyinmeyen, ev dekore etmeyen, müzikte resimde edebiyatta Batı etkisi görülmeyen bir ülke yok gibidir. 20. Yy a gelindiğinde ise şanslıyız ki Mustafa Kemal Atatürk sayesinde genç Türkiye Cumhuriyeti haricinde çoğunda manda ve himayenin hakim olduğu, sınırları cetvelle çizilen topluluklar haline geldiler. Tüm bu soruları ve daha çok soru doğuran kimi cevaplarını laiklik-feminizim-yönetim biçimleri-kurumsallık-yenilige açıklık üzerinden okuyarak sistemli bir karşılaştırma sunuyor. Hamasi söylemlerin kolaya kaçmak olduğunu bilmenin yanında "Bunu bize kim yapti?" Sorusu yerine "nerede hata yaptık?" Ve simdi "ne yapabiliriz?" Sorularinin sorulmasi son sözüyle biten besleyici bir kitap. Tavsiye olunur.
Hata Neredeydi?Bernard Lewis · Kronik Kitap · 20202,215 okunma
Before Adam
Puan vermedi·160 syf.··
2025 57. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 15:32
Rüyada ataların çağında gündüz de insanların varlıklarıyla karışmış bir zihin için gerçek nedir? Şu delilik olgusunu bir yana bırakıp ciddi ciddi düşünelim, rüyada bir yerden düşme hissi (bir ben deneyimlemedim sanırım!) nasıl açıklanabilir? Verilen yanıt kitaptaki varsayım hakkındaki düşüncelerinizi size okumadan önden sunacak. Kitap rüyadaki deneyime şu şekilde yer veriyor (sayfa 10): "Hocanın anlattığına göre bu, ırksal hatıralarımızdan biridir. Ağaçlarda yaşayan uzak atalarımıza kadar uzanan bir geçmişi vardır. Ağaçları mekan tutan atalarımız açısın­dan, düşme olasılığı her daim var olan bir tehlikeydi. Hepsi feci düşme deneyimleri yaşamış, son anda bir dala tutunup kendilerini kurtarmışlardı; birçoğu hayatını bu şekilde kaybetmişti." Hatıra burada kişisel olmakla beraber kalıtsal bir özellik daha kazanıyor, edebiyat kanonlarındaki yapısalcılara uyan tanımıyla ki araya Proust kurabiyesi de katılabilirdi, gerçi o zaman Kayıp Zamanın İzinde'ye daha vardı. Okurken hatırlattığı uyarıyı dikkate almak gerek yoksa baştan savma olacak atalarının düşünme kapasitesine(?) göre rüya görüldüğü sanılacak ancak o kendi zihniyle rüyasındaki benliği içine alıyor ve alıntı bunu doğruluyor: "Modern insan olan benim, rüyalarım aracılığıyla Kocadiş'in (rüyadaki ana karakterin) gözle­rinden bakarak gördüklerimin anlatımıdır bunlar." (...) "Asırların ardından dö­nüp geriye bakarak öteki benliğim Kocadiş'in duygularını ve güdülerini ölçüp biçen, analiz eden kişi, modern insan olan benim. Kocadiş, kendi duygu ve güdülerini ölçüp biçmeye ve analiz etmeye kafa yormazdı. O basitliğin kendisiydi. Sadece olayları yaşar, o olayları neden o şekilde, neden genellikle düzensiz ve değişken biçimde yaşadığı üzerine hiç düşün­mezdi. Oysa ben, asıl benliğim, büyüdükçe rüyalarımın özüne
İnsan ve Hayat
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Intimate contact with the nuance and foibles of human nature
9/10
·378 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
Imagine a long conversation with a man who keeps you engrossed from the first word – that’s pretty much what this book is. That is both good and bad, frankly. The very conversational tone of this book can get annoying – at times I felt that I was being examined on the points – but the overwhelming effect of this book is that you are fascinated and enthralled, both by Dr Patten’s insights and courage and by the courage and resilience of his patients. That he comes from an age of medicine where the patient, rather than the cost, matters is evident from the start, and that he cares deeply is equally evident. I felt privileged to read his “adventures.” Neurology Rounds with the Maverick is one of the most informative and entertaining neurology books. Within these real life medical stories is a lot of personal wisdom and insight about how the way we treat sick people has changed. Some of them are mundane, yet still humorous to hear in Dr. Patten’s unique way of speaking. Some are genuine medical mysteries that would be difficult to diagnose even now, let alone in the “golden age of medicine” when Patten practiced. Prepare to be fascinated by all the ways brain damage and other neurological illness can affect human life, and take a look back at a simpler time in medicine. The tone of this excellent book is set by the author in a ‘general conversation with the reader’ – "I know I am from a bygone era, an era when life was quite different, an era that included what is now considered by doctors as the golden age of medicine. It was an interesting time for doctors because there were few administrators, the insurance companies did not interfere with medical practice, and, believe it or not, money was not a big issue. There was less technology so doctors relied on, had to rely
Nörobilim
Neurology Rounds with the MaverickBernard M. Patten · Bernard M.Patten · 20191 okunma
Düşünceler ve beden ayrı ama birlikte olmalı
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 120. kitabı
Egalité Karakterlerden başlayayım: Öncelikle anlatıcı olarak yazarın kendisi. 1794'te karşı-devrimci bir asker olarak tutuklanıp kırk iki gün hapsedildiği resimlerle ve bir büstle dekore olan bir odada kalıp düşünce ve hayalleriyle yaşıyor ve böyle yaşamaktan zevk alıyor. Joannetti odasını paylaştığı uşağı. Rosine çok sevdiği köpeği. Jenny yine çok sevdiği, orada olmasa da arada bir aklına gelen kız kardeşi. Tobie, adı bir kere geçen amcası. Jacques da bir kere ortaya çıkan ve kendisiyle ayak üzeri konuşan bir çoban. Bu eserde, en başta sözünü ettiğim ana fikirden başka üzerinde durmayı hak eden birçok konu var (sayfa numaraları Sel Yayıncılık 2019 birinci baskısına göredir): Siyah bir köleyi savunusu, s. 44 Savaş eleştirisi, s. 45 Resim hakkında görüşleri, bütününde Resim-müzik karşılaştırması, s. 48-49 "Ayna hakikati yansıtır - kendimiz hariç" s. 52-54 Yoksulluk ve yoksunluk eleştirisi ve bir çözüm olarak hayırseverlik övgüsü, s. 58-59 Kendileriyle meşgul koket kadınlar ve onlardan ilgi bekleyen kocaları hakkında, s. 66-68 Roman okumak üzerine, 69 Yunan Mitolojisi'nden ve Milton'un Kayıp Cennet adlı eserinden cesaret örnekleri, s. 71-73 Çocukluk ve delikanlılık hislerinin üstünlüğü ve nedenleri olarak samimiyet, açıkyüreklilik ve çıkarsızlık, s. 80 Yolculuk giysisinin yolcular üzerindeki etkisi, s. 82-83 Son bölümde, oturduğu yerde uyuklarken zihninde hepsi farklı zamanlarda ve bu nedenle farklı anlayışlarda olan Perikles, Platon, Aspasia, Hippokrates yer alır ve tam uyumaya başlayınca Torino'lu zamandaş doktor Cigna da gelir ve bu beş kişi aralarında tıbbi gelişmeler hakkında tartışır, s.84-87 Bedenen özgür olunca bu defa her adımının işlerin sultası, kuralların ve ödevlerin ölçüsüne vurulacağı nedeniyle kaygılıdır, s. 89-90
Edebiyat
Odamda YolculukXavier de Maistre · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2016675 okunma