Efe Edener

Efe Edener
@efe_edener
Felsefe Öğretmeni, E. Gitarist ve Besteci
Kadıköy- İstanbul
21 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Kadınsız Erkekler
7/10
·224 syf.··
2023 9. kitabı
Murakami söz konusu olunca sevenler ve sevmeyenler şeklinde eşit dağılmış bir ayrım oluşuyor okuyucular arasında. Sahilde Kafka ve Renksiz Tzukuru Tazaki’nin Hac Yılları okuduğum ve anlatılan mucizenin pek bana gelmediği kitaplardı. Yine de sanatın zevk meselesi kısmını da kendinize ve çevreye hatırlatmakta fayda var. Kadınsız Erkekler, yazar adına yine şans verdiğim üçüncü kitap, kayıtsızlıktan “hımmm sanırım bir kıvılcım görüyorum.” geçişini açıkçası yaşamış olduğum için üzerimdeki “nasıl sevmezsin?” baskısı belki de azalır. Belki de diğer iki kitabına göre öyküleri çok daha bütünlüklü ve yaratıcı gelmiştir. Velhasıl Murakami okumanın iniş çıkışın olmadığı dem sesli bir müzik gibi tınlaması bu kitapla daha farklı bir evreye geçti. Tabii ki ki 20.yy’ın politik ve insan kaygısı merkezde toplumsalcılığından etkilenen bendenizin, Murakami’de bu tarz bir esinti bulması imkansız. Yine de edebi güzellikte olan öykülerinin bazılarına parmak basmak yerinde olacaktır. Kitap 7 öyküden oluşmakta ve spesifik bir perspektif seçmeden kadınsız erkekleri sezdiren öyküleri biraraya getirmekte. Sondan başlayalım. İsmini kitaba veren öykümüz öykü serisinin en şiirsel ve manifestovari duygusallığı olan, anlık bir telefonla ulaşan haberin kelebek etkisinde müzikalitesi yoğun bir öykü. Kesinlikle okumaya değer. Kino benim kitapta en sevdiğim öykü oldu. Duygularını dışarı vurmayan ve yaşadığı olumsuzlukları içine atan kahramanımız üzerinden Murakami enfes bir anlatı kuruyor. Son derece de doğru bir noktaya parmak basarak... Öykü boyunca hayatta kalmak için yaptığımız tüm içsel kontrollerin, müdahalelerin aslında nasıl da onanmaz gedikler açabileceği üzerine bolca ruhbilimsel soru bırakıyor ve başta bahsettiğim Murakami bakışımı kesinlikle olumlu anlamda değiştiriyor. Aşık Samsa ise okudukça
Araştırma-İnceleme
Kadınsız ErkeklerHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20255,1bin okunma
Reklam

Efe Edener

, bir kitap okudu
7/10
·224 syf.··
2023 9. kitabı
Haruki Murakami
7.5/10 · 5,1bin okunma
Yaratıcılığa Dair Yeni Bir Kavrayış
7/10
·152 syf.··
2023 7. kitabı
Psikolog-yazar Rollo May’in bu kitabı psikoloji tarafından yetersiz ve yanlış değerlendirildiğini düşündüğü sanat ve yaratıcılık meselesinin varoluşçu felsefenin bakış açısıyla tekrar irdelenmesi üzerine. Kitabın özellikle sanat, felsefe ve psikoloji ile ilgilenenler tarafından okunmasının çok büyük yararı olacağını düşünüyorum. May bu eserde ilk başta yaratıcılıkla psikolojik rahatsızlıkların eşleştirilmesini uygun görmüyor ve insanın kendi dünyasını anlamak için bilinçle bilinçaltının etkileşimi üzerinden örneklerle yeni bir bakış açısı sunmaya çalışıyor. Anlatım açısından anlaşılır bir dil kullanan yazar tabii ki konunun soyutluğu doğrultusunda zaman zaman derinleşmekten de çekinmiyor. Kitabı okurken sistematik ve her köşesi çözümlenmiş bir bakış açısından ziyade daha çok hedefe yakın veya tam atışlar yapan bir analiz ve kavrayışla karşılaşıyor okur. Eser kesinlikle klasik psikoloji anlayışından daha doyurucu bir bakış açısı sunsa da kendi işinde ne kadar doğru bir argümantasyonda olduğu ise tartışmaya açık. Filozof K. Popper’ın da mantığıyla bakınca yazarın argümanlarının ne kadar doğru olduğu doğrulanması ile değil yanlışlanamaması ile sağlamlaşır düşüncesi de bir yandan psikoloji alanına dair şüpheci yaklaşımımı besleyen bir durum. Dolayısıyla öne sürülen düşüncelerin tezat örneklerinin varolup olmadığı varsa da değerlendirilip değerlendirilmediği önemli bir konu. Yine de karşılaştırmalı bakınca yaratıcılık kavramına dair Freudçu psikanalitik yaklaşımdan çok daha doyurucu ve ikna edici bir yol izlediği tartışılmaz. Özellikle Adler’e getirdiği eleştiriler akılda kalıcı ve bu alanda psikoloji adına bir ilerleme olduğu izlenimini veriyor. Keyifli okumalar…
Araştırma-İnceleme
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,197 okunma
Wilde’ın Üç Kutsalı
8/10
·67 syf.··
2023 6. kitabı
“Dorian Grey’in Portresi” eseriyle bilinen Oscar Wilde bu kitabında kendi felsefi görüşünü sosyalizm ve sanat üzerinden ortaya koymuş. Yazar bu eserinde “Yardımseverlik” adı altında oynanan oyunlardan hoşnut olmadığını belirtmiş ardından merkeze “Yoksulluk” problemini koymuş ve insanın bu dünyaya sahip olmaya değil var olmaya geldiğini, her tür mülkiyetçiliğin ise sahip olmayı var olmaya eşitleyerek insanların çoğunluğunun (özellikle yoksulların) bireysellikten ve “kendini gerçekleştirmeden” uzaklaştırdığı üzerinde konuyu tartışmaya açıyor. Kendi felsefi görüşünü bilim-sosyalizm-bireysellik kutsal üçlüsü ile açan Wilde, çalışmanın tek varlık sebebi olmadığında ve bireyselliğin insanların doğal güdüleri olduğunu ve bunu sosyalizm üzerinde gerçekleştirebilecekleri üzerinde duruyor. Kitapla ilgili düşüncem sosyalizm ve kapitalizm tartışmasında bireyselliğin nereye oturduğu büyük bir sorunsal iken İki kavramı biraraya getirme konusunda toplumsal bir ön algının olduğu günümüzde yazarın bu meşakkatli tartışmayı daha derinlemesine ele alsa ve kapitalizm-bireysellik kabulünü de daha detaylıca masaya yatırsa idi her bakımdan çok etkili bir yöntem olacağı yönünde. Eserin dikkat çekici bir yönü ise Wilde’ın Hristiyanlık yorumu. Antik Yunan’ın “kendini bil” söyleminin modern zamanlarda “Kendin Ol” ile değiştiğini İsa’nın anti-mülkiyetçi söylemlerinin bir daha düşünülmesi ve bu bağlamda gerçek Hristiyanlığın kendi felsefesinden çok uzak olmadığını belirtmesi de kitabın düşündürücğ yönlerinden biriydi. Keyifli okumalar…
Siyaset & Politika
Sosyalizm ve İnsan RuhuOscar Wilde · Aylak Adam · 20141,727 okunma