Puan vermedi·392 syf.··
2026 12. kitabı
·
309 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:49
Saygıdeğer bir çocuk doktoru ve çocuk gelişimi uzmanı olan Doktor Harvey Karp bütün ebeveynlere en huysuz bebeği bile mahallenin en mutlu bebeğine nasıl dönüştüreceklerini öğretebilir! Mantıklı tavsiyeleri sayesinde ebeveynler, büyük ebeveynler, hemşireler ve dadılar bebeklerinin ağlamasını durdurmayı ve onların daha uzun süre uyumasını sağlamayı öğrenecek. “Harvey, birçok çocuk gelişimi kitabının değinmediği konular üzerine yazıyor. Her annenin ihtiyacı olan şey aslında işe yarayan araçlardır. Ve Harvey’ninkiler işe yarıyor!” Sindirerek uygulayarak okuyacağım derken kitap o kadar zaman elimde süründü ki dedim yeter artık bu kitap bitmeli... Kendini çok fazla tekrarlayan bir kitap olsa da bazı bilgiler öğrendim... Uyguladım mı diye soracak olursanız denedim ama başarılı olamadım. Kundaklamanın öneminden bahsetmiş kitap önemli olduğunu biliyorduk da neden önemli bunlardan bahsetmiş ama benim bebeğim maalesef kundaklanmak istemedi.. Kundakladığım zaman sanki bir tarafını kırmışız gibi çığlığı basıyordu... Her denememizde aynı şeyle karşılaşınca bunu yapmaktan vazgeçtik.. Kendimizi bebeğimizin yerine koyduk... Zorla sıkı sıkı bileye sarılarak kalmak ister miydik? Sanırım istemezdik... Bebek de olsa o bir birey diye düşünmeye başladıktan sonra rahat ettik.. Şükür ki huysuz bir bebek de olmadığı için kundaklamaya gerek de yokmuş aslında dedik... Tabi ki yeni anne olacaklara yol gösterici bir sürü bilgi mevcut... Annelere ve anne adaylarına tabi ki tavsiye edeceğim bir kitap... Okuyun okutturun efendim (:
Mahallenin En Mutlu BebeğiHarvey Karp · Yakamoz Yayınları · 2024898 okunma
Kader Diyemezsin, Sen Kendin Ettin!
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:12
Osokin… Ana karakterimiz, rüzgârın karşısındaki dal gibi yel nereden estiyse oraya yatan bir dostumuz. Bu kişilik tipi illaki size tanıdık gelecektir. Hatta uzaklarda aramaya gerek yoktur, insan ne kadar inkar etse de zaman zaman kendisini de böyle durumların içinde bulur. Osokin yaşamında birçok şans elde ettiğini ancak bunları hiç iyi değerlendiremediğini zaman geçtikten sonra fark eder. Ah, der keşke geriye dönebilseydim, o zaman yaptığım hataları yapmazdım. Buraya kadar da olaylar çok tanıdık değil mi? Devam edelim. Osokin’in kapısını çok önemli bir şans daha çalar ve spritüel çalışmalarıyla bir büyücüyle tanışır. Durumunu izah eder ve büyücü ona şu anki aklı ile geçmişe gidip istediği değişimi yapabileceğini söyler ve Osokin kendini geçmişte bulur. Geçmişinde istediği değişimi yaparak yaşamına devam edebilecektir. Hepimiz için bu ne kadar güzel olurdu değil mi? Fakat o da ne? Osokin geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaya devam eder, üstelik sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen. Şimdi hiç ahkam kesmeyelim. Biz olsak kesin değiştirirdik, demeyelim. Şöyle bir düşündüm, belki ben de aynılarını yapabilirdim ve bu farkındalık beni dehşete düşürdü. Osokin için bir şeyleri bilmek işe yaramadı. Geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaması için önemli fedakârlıkları yapması, kendini değiştirme yolundaki önemli eşiği atlaması gerekiyordu ve bunu yapabilecek gücü yoktu. Şimdi size sorayım, kaçımızda bu güç ve cesaret var? Zaten bunun farkında olabilseydik geçmişte yaptığımız hataları tekrarlar durur muyduk? İşte, insanlığın er meydanı burası. Kitabı dil ve anlatım olarak tatmin edici olmasa da kurgusu ve farkındalık oluşturmak anlamında çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kitabın sonunda Osokin için neler olduğunu ise okuyuculara bırakıyorum ve sözlerimi sağlıcakla
Ivan Osokin’in Tuhaf YaşamıP. D. Ouspensky · Dorlion Yayınları · 2020636 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hizmetçi | Kitap Yorumu
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:51
Edebi yönü çok güçlü olmayan, daha çok bir Netflix dizisi izliyormuş hissi veren bir kitaptı benim için. Kitap, geçmişinde sorunlar yaşamış ve yeni bir başlangıç yapmak isteyen Millie'nin, zengin Winchester ailesinin yanında yatılı hizmetçi olarak işe başlamasını konu alıyor. İlk sayfalardan itibaren evin hanımı Nina'nın tuhaf tavırları dikkat çekiyor ve açıkçası ben onu hiç sevemedim. Andrew ise adeta gizli başrol. Başlarda neredeyse kusursuz görünen bu karakterin hikâyedeki yeri ve sonrasında yaşananlar beni gerçekten şaşırttı. Karakterler kessinlikle gri tonda . Eh beklenmedik insanlardan neler çıkabileceğini bir kez daha görmüş oldum. Millie, evde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etse de bu işe ihtiyaç duyduğu için birçok şeyi görmezden geliyor. Ancak gördüklerinin aslında göründüğü gibi olmadığını anlaması çok da uzun sürmedi .. Her ne kadar psikolojik gerilim türünde olsa da kitap beni beklediğim kadar içine çekmedi. Hakkında yapılan övgüler nedeniyle beklentim biraz daha yüksekti. Buna rağmen en sevdiğim yönü, hiç şüphesiz ters köşeleriydi. Sürekli değişen dengeler, sırlar ve beklenmedik gelişmeler merak duygusunu canlı tutuyor. İlk sayfalarda karakterler hakkında kafanızda net düşünceler oluşuyor; fakat finalde kendinizi bambaşka bir bakış açısıyla olayları değerlendirirken buluyorsunuz. Gerilim ve sürükleyici olay örgülerini sevenler için keyifli bir tercih olabilir. Benim için kusurları olsa da okurken merak duygusunu korumayı başaran bir kitaptı. Şimdiden okumayı düşünen herkese keyifli okumalar. Elbette tavsiyedir efendim. :) Allah'a emanet olun .. Hizmetçi Freida McFadden
İnceleme
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,5bin okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 20. kitabı
Kitabın çıkış noktası 1968 Prag Baharı ve sonrasında yaşananlar olsa da anlattıkları yalnızca belli bir döneme ya da ülkeye ait değil Kundera bu romanda hafıza, unutma ve iktidar arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Kitapta “unutuş” iktidarın bilinçli bir silahıdır. İnsanlar geçmişlerini unuttukça direnme güçlerini ve ahlaki pusulalarını kaybederler. Acıları, baskıları, yaşanmışlıkları hatırlamak bir “direniştir” Kitaptaki bir diğer tema ise “gülüş” İki türlü gülüş vardır. Gülmek salt coşkun bir gülüş değil alaycı bir gülüştür bazen. Bu alaycı gülüş otoriteyi küçültmenin ve kutsallığı bozmanın da yolu. Bu iki farklı gülüş halini melek ve şeytan hikayesi üzerinden anlatıyor yazar. Bence oldukça vurucuydu Kitabı okurken aklıma Calvino’bun görünmez kentleri geldi. Kentler, sakinlerinin geçmişini kayıplarını ve anılarını içinde barındıran bir depo gibidir. İnsnalar anılarını yitirdikçe kentlerini de unutur. Bir kenti anlamak bugünü görmekle değil geçmişin izlerini okumakla mümkündür. Şimdi tüm dünyada “belleği olmayan” kentler oluşturuluyor. Sürekli yeni bir bilgiyle karşılaşırken, geçmişimizi ve yaşadıklarımızı hızla geride bırakmaya çalışırken bir tür belleksizleşme yaşamıyor muyuz? Dediğim gibi bu kitap yalnızca bir dönemin politik atmosferini değil, hafızanın insan ve toplum için neden bu kadar önemli olduğunu anlatıyor. Okuduktan sonra uzun süre düşündüren kitaplardan biri. Kitap tavsiyedir efendim.
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20191,398 okunma
"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
10/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Yazarımız kitabında; özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, sürekli arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca, şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma
Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:33
Selamun aleyküm 1k. Bu kitapla 400 dedik. Her şeyden önce benim için zamanımın kıymetli ve değerli olmasına sebep olduğu için Rabbime hamd olsun, Peygamber Efendimize salât-ü selâm olsun. Daha sonra bu kitabı yazan değerli Ramazan Ayvallı hocamdan ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Peygamber Efendimiz'i "sallallahu aleyhi ve sellem" anlatan kitabı okumak her zaman hoştur bir de o kitapları ehl-i sünnet üzere olan değerli kişiler kitap haline getirdiyse o kitap aliyyül ala olur. Bu sebepten dolayı kitabı kesinlikle okumanız için tavsiye ediyorum. Kitabın içeriğine gelirsek kısa kısa şeklinde on beş bölümden oluşuyor ve her bölüm sonunda "Neler Öğrendik" kısmı ile okuduklarınızı pekiştirebiliyorsunuz. İçerisinde ayrıyeten çok güzel şiirler de mevcut. Rabbim din-i İslam üzere bir hayat yaşamayı, Peygamber efendimizin "sallallahu aleyhi ve sellem" şefaatlerine nail olabilmeyi ve onun izinden gidenlerin yolunda olabilmeyi cümlemize nasip eylesin.
Din
Kainatın Efendisi Muhammed AleyhisselamRamazan Ayvallı · Çamlıca Eğitim Kültür Sosyal Hizmetleri Derneği Yayınları · 201636 okunma