Belki, "Kur'ân-ı Kerim'in dedikodu illetine, tecessüse, zanla hareket etmeye bu kadar önem vererek gündemine alması, çok önemli bir hadise mi" diye düşünebilirsiniz. Bu kadar önemli sorunlar dururken... Baksanıza, millet başka şeylerin mücadelesini veriyor.
Bugün, bu vb. ahlâk ilkelerinin konuşulduğuna pek şahit olmuyoruz. Efendim, insanlar daha büyük (!), daha önemli(!) kavramlar üzerinde konuşuyor. Diyelim ki bir yerde konuşma yapıyorsunuz;
"dedikodu yapmayın, gıybet etmeyin" deseniz, "Hoca, başka konu mu yok!? İslâm'dan bahset, şeriattan bahset." diyenler oluyor. Kafalar, o temel ahlakî değerlerden o derece uzaklaşmış ki!..
Bunlar olmadan İslâm olur mu? Kur'ân onun için bunların üzerinde duruyor.
Kişiyi eğitmeden, ahlakî bir forma kavuşturmadan, getirdiğimiz sistemin adı ne olursa olsun sorunlar çözülmez.