D: Bu modern insan ki sabah bir ceset gibi kalkar yatağından. Belalar okuyarak kör karanlıkta yola koyulur. Hayalinde bile göremeyeceği hayatı patronuna yaşatmak için var gücüyle tüm yaşamını feda eder.
B: Sen çok tehlikeli şeyler söylüyorsun. Kendine hasım mı yaratmak istiyorsun? Onların yaralarını kaşıma! Onları tatlı kabuslarından uyandırma. Çünkü gerçeğe gözlerini açmak her ruha bahşedilen bir lütuf değildir. Ve ekle, iş görmese dünyayı kurtaracağını iddia eder bu modern insan.
D: "Ah çalışmasaydım, ah buraya harcadığım zaman benim olsaydı bak görürdün o zaman neler yapardım neler!"
B: İşi biter, eve yorgun argın gelir. Kendi yemeğini hazırlayacak takati dahi bedeninde değildir. Çünkü onu yoran şey iş değil, onu yoran şey ruh!
D: "Bugün çok çalıştım, dinlenmeyi hak ettim. Yarın görürsün bak neler yapacağım!"
B: Yarınlar hiç tükenmez, her zaman yenisi eklenir.
D: "Yetmiyor işte yetmiyor zaman. Ah çalışmasam, sen o zaman gör beni!"
B: Tatil olur. Bu sefer de boş vaktinde ne yapacağını bilemez. Öyle bir üşengeçlik çöker ki üstüne, ancak baş parmağını kıpırdatabilir bağlanmış görünmez iplerle.
D: "Şimdi hangisinden başlayacağım? Yarın hem işe başlarım hem de yapmak istediklerime!"
B: Sen bu kafayla hep yarını bekleyeceksin ve her defasında ıska geçeceksin. Ta ki bu dünyadan ayrılışın kesinleşene değin.